GÜNDEM ÖZEL - 23 MART 2018
RTÜK Üyesi İsmet Demirdöğen: İnternete çifte sansür dönemi

RTÜK Üyesi İsmet Demirdöğen, internet üzerinde yer alan görsel yayınların RTÜK ve BTK denetimine alınmasını değerlendirdi.

Birkan BULUT
Ankara

İnternet ve özellikle sosyal paylaşım siteleri, diğer medya iletişim araçlarından çok daha ulaşılabilir, kolay ve özgür bir araç olarak ele alınır. Ancak dünyanın birçok yerinde halkın bağımsız bir kitle iletişim aracı olarak kullanılmaya başlanmasından beri internet, daha çok yasak ve denetimlerle karşı karşıya kaldı. Türkiye OHAL’in de nimetlerinden faydalanarak gazete, televizyon, radyo ve haber sitelerinin ardından gözünü şimdi de interneti tam denetimine almak için kollarını sıvadı.

RTÜK’ün internetteki her türlü yayını denetleyip, cezalandırmasına olanak tanıyan düzenleme Meclisten geçerek Cumhurbaşkanına gönderildi. İnternette her türlü yayını denetleyecek olan RTÜK, 5 AKP, 2 MHP ve 2 CHP’den seçilen üyeler olmak üzere toplam 9 kişiden oluşuyor. Söz konusu düzenlemeye ilişkin sorularımızı yanıtlayan RTÜK’ün CHP’li Üyesi İsmet Özdal Demirdöğen, “Zaten kanunda hangi yayınların suç teşkil edeceğine ilişkin geniş bir katalog var. Siz şimdi buna RTÜK denetimi getiriyorsunuz. Bir, TCK bakımından suç denetimi yapıyorsunuz. İki, RTÜK kararı aracılığıyla içerik denetimi yapıyorsunuz. Çifte cezalandırmaya uygun hale getirilmiş” dedi.

Demirdöğen, internet ortamında düzenli olarak yapılan her türlü yayın, dizi-film, televizyonlardaki dizilerin bölümlerini internet ortamına sansürsüz olarak verilmesi, bireysel TV ağı kurma girişimleri, yurttaş haberciliğinin düzenleme kapsamına girdiğini belirtti.

‘ÇİFTE CEZALANDIRMA DÖNEMİ’

Dolayısıyla bir özgürlük ortamı olan internet ortamındaki sınırlamaların yanı sıra bir de RTÜK denetimi geldiğini anlatan Demirdöğen, “Bunun içerisine Youtube, Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri de giriyor. Whatsapp üzerinden paylaşılan videolar dahil ve bunlar haber niteliği taşıyorsa kapsama girecek diyor. Bu uyarılarımızı yaptıktan sonra Meclis’te yasa görüşülürken Youtube, Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerini kapsam dışına çıkarmaya çalışan bir fıkra eklediler. Ancak yasanın yazım dili o kadar kötü ki, ticari iletişime yer veren yayın kuruluşları dediğiniz zaman reklam yapan herkes kapsama giriyor. Zaten kanunda hangi yayınların suç teşkil edeceğine ilişkin geniş bir katalog var. Siz şimdi buna RTÜK denetimi getiriyorsunuz. Bir; TCK bakımından suç denetimi yapıyorsunuz. İki; RTÜK kararı aracılığıyla içerik denetimi yapıyorsunuz. Çifte cezalandırmaya uygun hale getirilmiş” dedi.

‘MİT VE EMNİYET UYGUN GÖRÜRSE...’

Yasa ile zorunlu hale getirilen lisans, geçici lisansın detaylarını sorduğumuzda Demirdöğen, “Geçici yayın hakkı zaten lisans almadan önce ‘Ben yayınlarıma devam edebilir miyim’ diye alacakları geçici lisanslar. Bir de gerçek lisans almaları gerekiyor” dedi.

RTÜK kurulunda yer alan 5 AKP ve 2 MHP’li üye dolayısıyla lisans yetkisinin ‘Cumhur ittifakı’nda olduğunu söyleyen Demirdöğen, şöyle konuştu:
“90’lı yılların ikinci yarısında güvenlik sertifikası ve ekran karartma diye iki büyük ayıp vardı. Lisans alabilmek için güvenilir olduğunuza dair Başbakanlıktan iyi hal kağıdı istiyorlardı. Bunu AB’ye uyum adına kaldırdılar ama 15 Temmuz’dan istifa ederek bunlar yeniden yasaya girdi. Şimdi lisans alabilmeniz için MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün makbul vatandaş olduğunuza dair rapor vermesi gerekiyor. Eğer bu raporu alamazsanız, lisans  sahibi olamıyorsunuz. Diyelim yine de raporu aldınız ama bu sefer içerik denetimine tabi olacaksınız.”

‘GENEL AHLAK VE TERÖR’ SUBJEKTİF DEĞERLENDİRMELERE DÖNÜŞÜYOR

BTK’nin hali hazırda internet üzerinde geniş yetkileri olduğuna da dikkat çeken RTÜK Üyesi, “BTK içerik engelleme yetkisine zaten sahip. Onun dışında şimdi de RTÜK’ün 6112 Sayılı Kanun’un 8 Maddesi’nde sayılan yayın ilkeleri bakımında içerik denetimine tabi tutulacaksınız. Bu öylesine subjektif değerlendirmeler içeren bir madde ki; genel ahlak ilkesinin arkasına sığınarak her şeyi yasaklayabiliyorsunuz. Yine son icat edilen bir kavram: Terör örgütlerinin amaçlarına uygun sonuç doğuracak yayın! Bunu istediğiniz tarafa çekebilirsiniz” değerlendirmesinde bulundu.

YÖNETMELİK KAPALI KAPILAR ARDINDA HAZIRLANIYOR

Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 6 ay içerisinde RTÜK ve BTK tarafından hazırlanacak yönetmeliğe ilişkin de değerlendirmeler yapan Demirdöğen, düzenlemenin hazırlanmasında muhalefet üyelerinin görüşleri alınmadığını hatırlattı ve yönetmelik hazırlanırken de bu tutumun devam ettiğine dikkat çekti. Kapalı kapılar ardında birtakım bürokratlarla ve kuruldaki belli isimlerle çalışmaların yapıldığını söyleyen Demirdöğen, bu nedenle hazırlanacak yönetmeliğin içeriğinde ne olacağını henüz kendisinin de bilmediğini dile getirdi.

50-500 BİN TL ARASINDA DEĞİŞEN CEZALAR!

BTK başkanına verilen yetkileri RTÜK’ün denetlediği kurumlara teşmil ettiklerini anlatan Demirdöğen, düzenlemedeki şu maddeye dikkat çekti:
“Bu madde uyarınca getirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı hakkında 5651 Sayılı Kanun 8/A maddesinin 3 ve 5. fıkraları uygulanır.”

Meclis’te gece saatlerinde yapılan görüşmede bu fıkraların ne olduğunun tam olarak anlaşılamadığını anlatan Demirdöğen, bunun ne anlama geldiğini şöyle açıkladı:
“Üçüncü fıkraya göre bir içeriğin çıkarılması veya engellenmesi kararı verildiğinde, sadece bir içeriğe yönelik kararı uygulayamıyorsanız BTK Başkanı isterse o internet sitesinin tamamına erişimi durdurur. 5. fıkrada ise şöyle; bir ceza verildiğinde BTK’ya gidip ‘Mahkemeye başvurdum hakkımı arayacağım’ diyorsunuz. O arada içeriği çıkarmadığınız için BTK Başkanı 50 bin TL’den 500 bin TL’ye kadar para cezası verecek. Ödenmesi mümkün olmayan para cezası sansürün ikinci adımıdır. Biz kararı uygulamak üzere yayıncıya iletmemiz gerekiyor ama BTK’ya gönderiyoruz. BTK’yı bizim aracılığımızla bir infaz makamına dönüştürdüler.”

DOĞAN’IN SATILMASI VE İNTERNET DENETİMİ

Demirdöğen, Doğan Grubu’nu kastederek büyük bir medya grubunun satışı ile internete sansür içeren düzenlemenin eş zamanlı olarak gerçekleşmesinin seçime giderken Türkiye’de tüm muhalif seslerin susturulması, gerçeklerin gizlenmesinin amaçlandığını söyledi. Demirdöğen, “Merkez medyada yer bulamayan, işsiz bırakılmış, protesto ederek istifa eden gazetecilerin internet ortamında halkı bilgilendirme, aydınlatma görevini yapmak için verdikleri mücadeleyi bastırmak, seçime giderken tek sesli bir ortam yaratmaya yönelik bir girişimdir. Toplumsal mozaiği oluşturan kesimlerin sesi kısılmak istenmektedir. Ümit ediyorum ki AYM bu kararı bozar, Rekabet Kurumu bu medya devinin el değiştirmesine izin vermez, RTÜK tekelleşme açısından lisans devrine izin vermez” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Mart 2018 19:02
www.evrensel.net