'Hasan İşler, Metin gibi gerçeğin peşinde koşan bir gazeteciydi'

'Hasan İşler, Metin gibi gerçeğin peşinde koşan bir gazeteciydi'

Haber izlerken geçirdikleri kaza sonucu hayatlarını kaybeden Evrensel Adana Muhabiri Hasan İşler ve DİHA Muhabiri Volkan Eryiğit anılıyor.

Volkan PEKAL
Adana

Adana’da 19 Mart 2004 günü, “Demokratik Güç Birliği”nin seçim konvoyunu takip ederken geçirdikleri kazada yaşamını yitiren gazetemizin Adana Muhabiri Hasan İşler ve DİHA Muhabiri Volkan Eryiğit anılıyor.

Eryiğit için dün mezarı başında ailesi ve meslektaşları tarafından anma etkinliği düzenlendi, İşler ise bugün anılacak.

Ölümünün 14. yılında Hasan İşler’i anlatan Baba Semih İşler, “Oğlum halkının gazetecisiydi, adaletliydi” derken çalışma arkadaşı Halil İmrek ise “'Mitingi ben izlemeliyim' demişti, tıpkı Metin’in dediği gibi. Hasan, 150 gazetecinin cezaevinde olduğu bu şartlarda nasıl gazetecilik yapılacağına bir örnekti” ifadelerini kullandı.

İşler’in 12 günlük eylemleri boyunca yanlarında olduğunu belirten Çukobirlik işçisi, “Gelen başka gazeteciler de vardı ama bu yüzden sağcısı-solcusu bütün işçiler Hasan’ı severdi. Sürekli bizimle olduğu için onu daha inandırıcı buluyorlardı” dedi.

Volkan Eryiğit’in babası Aydın Eryiğit ise oğlunun gerçeğin peşinde koşan ve kabına sığmayan bir gazeteci olduğunu dile getirdi.

‘OĞLUM ADALETLİYDİ, YARDIMSEVERDİ’

Hasan’ın babası Semih İşler, kendileri için hak ve hukukun her şeyden önce geldiğini belirterek çocuklarını da buna uygun yetiştirdiklerini söyledi: Biz sabah işe gidip akşam eve gelirdik, Hasan da ona göre şekillendi. Evimizin civarında bir boyacı dükkanı açtık. Dükkanın karşısında bir genç, inşaat için ikinci kata kum taşıyordu. Hasan yardım etmeye gitti. Başladı çuvala kum doldurarak yukarı taşımaya. O da öğrenciymiş. 'Yardım etmek gerekir, o da öğrenci' dedi. Karşılıksız yardım etti. Emekçilere yardım ederdi” dedi.

Hasan İşler'in babası Semih İşler
Hasan İşler'in babası Semih İşler

‘BÜTÜN İŞÇİLER ONU SEVERDİ’

Özelleştirilen Çukobirlik’te işten çıkarılan işçilerin 12 günlük eylemlerini takip eden Hasan İşler’i o dönem eylemde olan işçilerden Ecevit Furat anlattı.

Furat, “Hasan 12 gün boyunca hiç yanımızdan ayrılmazdı, geceleri bizimle kalırdı. Gelen başka gazeteciler de vardı ama bu yüzden sağcısı-solcusu bütün işçiler Hasan’ı severdi. Sürekli bizimle olduğu için onu daha inandırıcı buluyorlardı” dedi. Açlık grevine başladıklarında Hasan’ın da kendileri gibi yemek yemediğini aktaran Furat, “Biz ‘Sen ye’ dediğimizde, ‘Siz yemiyorken benim yemem olur mu?’ demişti. Biz yol kapatarak çarşıya yürüdük. O da hem fotoğraf çekiyordu hem de bizimle yürüyordu. Güzel bir insandı” dedi. 

‘EKSA GREVİNDE 6 AY İŞÇİLERLE YATIP KALKTI’

Hasan İşler'in mezarı

Hasan İşler’in işçilerle bağının sadece onların haberini yapmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda üniversitede okumasına rağmen ailesine katkı için inşaatlarda çalıştığını, boya yaptığını, işçilerin direnişinin bir parçası olduğunu ifade eden Halil İmrek, Hasan’ın Çukobirlik direnişinde 12 gün boyunca işçilerle birlikte yatıp kalktığını belirterek şunları söyledi: 6 ay süren Eksa grevinde grevin günlüğünü oluşturan biriydi. Hasan, bir devrimci, aynı zamanda Çukurova bölgesinde işçi sınıfının, ezilen halkların mücadelesini belgeleyen bir gazeteciydi.

‘SADECE YAZMIYORDU...’

Hasan İşler’in güler yüzü, umudu ve adaletliliği ile her zaman doğrunun yanında olduğunu söyleyen İmrek “Hasan, yorulmak bilmeyen, çalışkan biriydi. Dayanışma, yardımlaşma ve fedakarlık Hasan’ın en belirgin özelliklerindendi. Enerjisiyle, tüm içtenliğiyle işe sarılıyordu. Bu tavrı herkesi sarıp sarmalıyor ve işin içine katıyordu. Evrensel'in dağıtımının örgütlenmesinde, gazetenin emekçilerin örgütlenmesi çalışmasında etkili bir şekilde kullanılmasında hem pratik görev alıyor hem de kafa yoruyordu. Güney’in ve Doğu’nun gazetelerinin yerlerine ulaşamama tehlikesinin ortaya çıktığı durumlarda, Hasan gece yarıları bir yolunu bulup gecikmeli uçağı karşılar ve yine bir yolunu bulup yerlerine ulaştırırdı. Gazetenin mahallelerde, işyerlerinde daha yaygın dağıtılması için aktif görev alıyordu. Muhabirliği de hızlı bir sürede kavradı” dedi.

Halil İmrek
Halil İmrek

‘NASIL GAZETECİLİK YAPILACAĞININ ÖRNEĞİYDİ’

150’ye yakın gazetecinin cezaevinde olduğunu ve çatışma ve operasyonlarla birlikte sermaye medyasının gerçeğin üstünü örtme görevini üstlendiğini dile getiren İmrek, “Hasan’ın gazetesine yazacağı çok haber, fotoğrafını çekeceği çok eylem vardı. Bu şartlarda nasıl gazetecilik yapılacağına bir örnekti. İşçilerin haberlerini yaparken bir Arap olarak Kürt halkının da yanındaydı. Aynı çalışkanlığı ve azmi bugün de gösterirdi. Ama işte o lanet kaza sonucu DİHA Muhabiri Volkan Eryiğit’le birlikte aynı yerde aynı işi yaparken, halkların kardeşliğinin birer simgesi olarak ve halkların kardeşleşmesine hizmet ederek aramızdan ayrıldılar. Saygı ve özlemle anıyorum” dedi.

'VOLKAN, KABINA SIĞMAYAN BİR GAZETECİYDİ'

Mezopotamya Ajansı'na konuşan DİHA Muhabiri Volkan Eryiğit’in babası Aydın Eryiğit, oğlunun gerçeğin peşinde koşan ve kabına sığmayan bir gazeteci olduğunu dile getirdi.

Volkan Eryiğit'in babası Aydın Eryiğit
Volkan Eryiğit'in babası Aydın Eryiğit

“Oğlum muhabir olduktan sonra kendi kabına sığmayan bir kişiliğe bürünmüştü. Eryiğit halkın gazetecisiydi” diyen Baba Eryiğit şunları söyledi: Volkan kafede çalışıyordu ve bir gün yanıma gelip ‘Baba ben gidip Dicle Haber Ajansında çalışarak muhabirlik yapacağım’ dedi. Volkan halkının gazetecisi olmuştu. Halk Volkan’ı çok sevmişti. Volkan sokakta dolaşırken esnaf, çocuklar ve birçok kişi ‘İşte bizim gazetecimiz gidiyor’ diyorlardı. Volkan’ın yaşamı halkı olmuştu. Sonunda diğer özgür basın çalışanları gibi özgürlük, barış ve de demokrasi uğruna şehadete ulaştı. Özgür basın halkın dili, kulağı ve gözüdür. Bu ülkede gerçekleri halka yansıtan özgür basındır. Özgür basın çalışanları, emekçileri hemen hemen herkes cezaevinde. Basın susturulunca halkın özgürlüğü ve haber alma hakkı elinden alınmış olunuyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Mart 2018 12:53
www.evrensel.net