23.02.2018 07:06

Kitap tanıtım yazıları ne der, aslında ne demek ister?

Hakan Güngör, kitap tanıtım yazılarına ilişkin yazdı: Basılan her kitabın 'başyapıt', başyapıt değilse 'harikulade' diye tanımlandığı devre girdik..

Kitap tanıtım yazıları ne der, aslında ne demek ister?

Hakan GÜNGÖR
İstanbul

Esaslı eleştirilerin sayısı değilse de oranı düştükçe, basılan her kitabın “başyapıt”, başyapıt değilse “harikulade”, harikulade değilse “muazzam”, diye tanımlandığı bir devre girdik ki; bir yazar çıkıp “Benim kitabım vasat” dese, en azından “farklı” olduğu için epey okur kazanacak… Yayıncılık sektörü böylesi bir “harikalar diyarı”na dönüşürken, bunda “kitap yazısı” yazanların da ciddi katkısı var tabii ki. Burada dev bir parantez açtığımı, içine de işini hakkıyla yapan, sahiden düşündüğünü yazan, böylece edebiyata önemli katkılar sunan eleştirmenleri davet ettiğimi varsayın. Önce hepsini tenzih edelim, sonra da parantezi sıkı sıkıya kapatalım, zira kendilerinden pek az kaldı ve çok kıymetliler…

Parantez dışında kalanların eline bir kitap pek çok soruyla birlikte gelir. Yazar bu sorulara “hayır” derse fena bir yazı çıkmayabilir ortaya. Şayet birine bile “evet” diyecek olursa, yandı gülüm keten helva. “1-Bu yayınevi benim dergime/gazeteme/siteme reklam veriyor mu? 2- Bu yazar arkadaşım mı/editörümün yahut yayın yönetmenimin arkadaşı mı? 3- Malum, mahalle küçük, arkadaş olma ihtimalim var mı?” Bu soruları reklam veren, telif veren ve kitabı veren birlikte belirlemiştir. Soruların ablukasından çıkılamayınca, kitap rezaletse “benzersiz”, tutarsızsa “arayış”, mantık hatalarıyla doluysa “deneysel”, karakter ve yapı çelişkilerle yüklüyse “sürprizlere açık” oluverir. 

KLİŞE BİR TÜR KULLANIM KOLAYLIĞIDIR

Kitap üzerine yazılmış yazılarda klişeler bir tür kullanım kolaylığıdır. Bazen lüzumludur da. Klişelere hiç yüz vermedim diyen zaten yalan söyler. Ancak kimisi gerektiği için kullanır aşağıda sıraladığım klişeleri, kimisi “Lazım geldiği için”. Lazım geldi diye kullananların dediği başka, demek istediği başkadır… “Bir solukta okumuştur”, zira durup düşünecek bir şey bulamamıştır kitapta. “Gayet akıcı”dır, zira sayfaları atlaya atlaya okumuştur. “Edebiyatta yeni arayışlara yelken açmaktadır”, zira yazar aradığını edebiyatta bulamamıştır. “Sürprizlere açık”tır, zira kitap sürprizler vadedip bunları ortaya koymayı beceremeyerek bir sürpriz yapmıştır. “Yazar gelecek vadetmektedir”, zira bu kadar kötüsünü yazarın kendisi bile bir daha yazamayacaktır. “Bu kitapta özellikle dikkat çeken şey…”ler vardır. Bazen övücü o kadar övecek bir şey bulamaz ki, söz gelimi “Kitapta ünlem işaretleri dikkat çekiyor, bu kitap baştan ayağa bir ünlem gibi dikiliyor okurunun karşısına” diyebilir! Yayınevi reklamı kesmesin, eş dostla ara açılmasın, emrihak vaki olsun…

KAYNAKLARININ BİRİ DE ARKA KAPAK YAZILARIDIR

Gazetelerde durum daha fenadır. Zira bazı köşe yazarları okumayı değil, yazmayı sever. Bazen sosyal medya hesaplarında pek şatafatlı kütüphanelerini görürüz, bir de sık sık edebiyatı köşelerine taşımalarıyla övünüşleri çınlar her yanda. Fakat o da ne? Basın bültenlerinden aparma değil miymiş meğer o yazılar… Bültenlere takla attırıp kitaba dair fazladan bir satır olsun detaya, saptamaya, analize yer vermeden koca bir kariyer inşa edenler var. Ki kaynaklarının biri de kitapların arka kapak yazılarıdır. Yazarların hepsi iyi birer okur değildir ama bazıları iyi birer arka kapak yazısı okurudur.

Dört başı mamur eleştiri, (Eleştiri övgü ve yerginin ötesindedir elbet) hakkıyla övgü ve sahici yergi için sayfalarını açan bir avuç yayın; bundan taviz vermeyen pek az eleştirmen var. Diğerleri (Kafada binbir hesapla yazı yazmak dışında başka bir “çare” bulamayan ısmarlama yazıların müellifleri) için belki de etik bir yaklaşım sergilemenin tek yolu, o “eseri” hiç okumadan hakkında yazmaktır. Hem daha kolay hem samimi. Nihayetinde içeriğinden bağımsız halde yazılar hazır, klişeler nazır.

Okuyunca ve kafada bin tilkiyle yazmaya başlayınca, eleştirmen değil suç ortağı olunuyor. Bu ortaklığa meyleden de önce eleştirmenliği yaralıyor. Onu bile yapamıyor ya, bari eli değmişken öldürseydi. Hiç olmazsa kokusu çıkardı…

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
04.02.2026 16:19

AYM, Anadolu Ajansı'nı kusurlu buldu

Anayasa Mahkemesi, 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi ve bunun, oy sayımının kritik aşamalarında başvurucunun yayıncılığını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

AYM, Anadolu Ajansı'nı kusurlu buldu

Fotoğraf: ANKA

04.02.2026 14:21

Şarku'l Avsat'a konuşan Erdoğan: 'Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri stratejik öneme sahip'

Suudi Arabistan ziyaretine dair Şarku'l Avsat'a konuşan Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin stratejik önemine vurgu yaparken, ABD-İran geriliminde arabuluculuğa hazır olduklarını söyledi.

Şarku'l Avsat'a konuşan Erdoğan: 'Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri stratejik öneme sahip' Fotoğraf: TCCB
04.02.2026 23:56

TBMM Genel Kurulu, yarın 6 Şubat depremlerinin yıldönümü gündemiyle toplanacak

TBMM Genel Kurulu yarın 6 Şubat depremlerinin yıldönümü gündemiyle toplanacak. Siyasi partilerin gruplarına 20'şer dakika söz verilecek. Birleşimde başka bir konu görüşülmeyecek.

TBMM Genel Kurulu, yarın 6 Şubat depremlerinin yıldönümü gündemiyle toplanacak

Fotoğraf: ANKA

05.02.2026 02:49 / Güncelleme: 04:53

Aziz İhsan Aktaş’ın şirketindeki konkordato süresinden önce kaldırıldı: Artık ihalelere de katılabilecek

Aziz İhsan Aktaş’ın şirketi Bilginay Temizlik Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında yürütülen konkordato süreci, mahkemenin verdiği nihai karar ile konkordato süresinden 5 ay önce sona erdi. TMSF yönetimindeki şirket artık ihalelere katılabilecek.

Aziz İhsan Aktaş’ın şirketindeki konkordato süresinden önce kaldırıldı: Artık ihalelere de katılabilecek

Fotoğraf: ANKA

05.02.2026 02:15

CHP'li Yavuzyılmaz: Yenidoğanlarla ilgili Sayıştay raporu örtbas edildi

CHP'li Deniz Yavuzyılmaz, yenidoğan bebeklere yönelik suistimallerle ilgili hazırlanan Sayıştay Raporu'nun AKP tarafından örtbas edildiğini iddia ederek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nı göreve çağırdı.

CHP'li Yavuzyılmaz: Yenidoğanlarla ilgili Sayıştay raporu örtbas edildi

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!