Gazeteci Deniz Yücel 1 yıl sonra serbest bırakıldı

Die Welt'in 1 yıldır iddianamesiz bir şekilde cezaevinde tutulan Türkiye Muhabiri Deniz Yücel için tahliye kararı verildi.

Meltem AKYOL
Şerif KARATAŞ
İstanbul

Hakkında iddianame hazırlanmaksızın bir yıldır Silivri’de tutuklu bulunan Die Welt Gazetesi Türkiye Muhabiri Deniz Yücel’in tahliyesine karar verildi. Tahliye kararı veren mahkeme, Yücel hakkında, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçmasıyla 18 yıla kadar hapis cezası istenen iddianameyi ise kabul etti. Kararın Başbakan Binali Yıldırım’ın Almanya Başbakanı Angela Merkel’le görüşmesinden bir gün sonra alınması dikkat çekti. Hukukçular ve basın meslek örgütü temsilcileri, karar sonrası Evrensel’e değerlendirmede bulundu. Prof. Dr. Yaman Akdeniz, kararın yargının iktidar denetimde olduğunu gösterdiğini söylerken, RFS Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise hiçbir şeyin yattığı bir yılı geri getirmeyeceğini belitti. TGS Başkanı Gökhan Durmuş ise Yücel’in tutuklanma kararının da, bırakılma kararının da siyasi olduğunu söyledi. 

DENİZ YÜCEL'İN CEZAEVİ ÇIKIŞINDA ELİNDE NEDEN MAYDANOZ VARDI?

Deniz Yücel serbet bırakıldığında, Silivri çıkışında eşi Dilek Mayatürk Yücel’e kavuştu. Yücel eşine sarılırken elinde bir demet maydanoz tutuyordu. Bu durumun sebebi, Yücel’in 13 Aralık 2017’de muhabiri olduğu Die Welt gazetesine mektubunda ortaya çıktı. 

Yücel o mektupta, eşinin maydanozu ‘aşklarının ağacı’ ilan ettiğini anlatıyordu:
“Yine de hapishane bakkalına haftalık siparişlerimi verirken düzenli yeşil şeyler ısmarlıyorum: bana ağaçları hatırlatan dereotu ve Dilek’i hatırlatan maydanoz. (Beraber çıktığımız ilk tatilde plaj çantamızda o kadar fazla maydanoz vardı ki, Dilek onları ‘aşkımızın ağacı’ ilan etmişti.) Bu bitkileri, vazo yerine ikame ettiğim, kesilmiş kola şişelerinin içine koyuyorum. Bir defada çok fazla demet olmadığı zaman gardiyanlar bir şey demiyor. Bitkilerin kök salmaması koşuluyla bu yasak da değil. Dereotuyla maydanoz işi o noktaya vardıramıyorlar zaten, en azından ben onları sararıp solmaktan kurtarmayı henüz başaramadım.” 

BİR YILDIR İDDİANAMESİZ TUTUKLUYDU

Türkiye’de bir yıldır tutuklu bulunan Die Welt Gazetesi muhabiri Deniz Yücel için tahliye kararı verildi. Yücel’in Avukatı Veysel Ok, haberi sosyal medyadan duyurdu. Buna göre Yücel, davanın geri kalanında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Die Welt gazetesi, yurtdışına çıkış yasağı getirilmediğini duyurdu.

GAZETECİ DENİZ YÜCEL ÖZEL UÇAKLA ALMANYA'YA GİTTİ

Deniz Yücel

Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden yaklaşık 1 yıl sonra tahliye edilen Alman "Die Welt" gazetesinin Türkiye temsilcisi Deniz Yücel, eşiyle birlikte özel uçakla Almanya'ya gitti. 

Gazeteci Deniz Yücel cezaevinden çıktıktan sonra eşi Dilek Mayatürk Yücel ile birlikte Beşiktaş'taki evine gitti. Evinde yaklaşık 45 dakika kalan Deniz Yücel ve eşi, konsolosluk aracına binerek saat 20.00 sıralarında Atatürk Havalimanı Genel Havacılık terminaline geldi. Yücel, daha sonra araçla apron kısmına geçti. Deniz Yücel ile Dilek Mayatürk Yücel, işlemlerinin tamamlanmasının ardından, özel uçağa binerek saat 21.00 sıralarında Almanya'ya hareket etti. 

DENİZ YÜCEL: TUTUKLANMAMIN DA SERBEST BIRAKILMAMINDA HUKUK DEVLETİYLE ALAKASI YOK

Bugün serbest bırakılan Die Welt Gazetesi Türkiye Muhabiri Deniz Yücel, serbest bırakıldıktan sonra 
@FreeDenizYuecel hesabından video paylaşarak serbest bırakılmasıyla ilgili açıklama yaptı. 
Deniz Yücel, konuşmasında tutuklanmasınan da serbest bırakılmasının da hukuk devletiyle alakası olmadığını belirterek kendisine destek veren herkese teşekkür etti. 

Deniz Yücel’in açıklaması şöyle:

“Merhaba, herkese merhaba çok ilginç bir gün. Bugün cezaevinden çıkarken şöyle bir karar verildi bana;  3’üncü Sulh Ceza Hakimliğinin kararı, 13 Şubat tarihli, ‘tutukluluk haline devam’ deniyor. Bugün aldım çıkarken. Ama yine de çıktım. Bu arada niye çıktım, bir sene önce niye tutuklandım hâlâ bilmiyorum. Çok ilginç değil mi? Neyse önemli değil, sonuçta şunu biliyorum. Ne geçen sene benim tutuklanmam, daha doğrusu rehin alınmam, ne bugün bırakılmamın, hukukla, hukuk devletiyle hiçbir alakası yok, bunu gayet net biliyorum. Sanırım bu durumu gören herkes anlar. 

Söyleyecek çok şey var ama şimdilik bu kadarıyla kalsın. Bana yardımcı olan, bana destek veren herkese, sevgili avukatım Veysel Ok ve diğer avukat arkadaşlarıma, Die Welt gazeteme, Alman hükümetinin yetkililerine, Türkiye’den, Almanya’dan gazeteci meslektaşlarıma, ailem ve en önemlisi Canım Dilek’e çok çok teşekkür ederim. Evet özgürlüğüme kavuştum ama koğuş arkadaşım gazeteci Oğuz Usluer’i geride bıraktım, arkadaşım Ahmet Şık’ı geride bıraktım. Sadece ve sadece mesleklerini yaptıkları için veya sadece muhalif oldukları için tutuklanan insanları, arkadaşlarımı geride bıraktım. O yüzden içimde bir burukluk var. Ama bugünler de geçer, bundan eminim. Bu hikaye burada bitmez ondan da eminim ama bugünlük dilerseniz bu kadarla kalsın. Yakında tekrardan görüşmek üzere hoşçakalın”
 

MERKEL: DİĞER ALMANLARI DA BIRAKIN

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Deniz Yücel'in özgür bırakılması hakkında konuştu. Merkel, Türkiye'de tutuklu olan diğer Alman vatandaşlarının yargı süreçlerinin hızla görülmesini umduğunu söyledi. 

Türkiye bir yıldır hakkında iddianame hazırlanmaksızın tutuklu bulunan gazeteci Deniz Yücel’in serbest bırakılması hakkında Almanya Başbakanı Angela Merkel’den ilk açıklama geldi.

Yücel’in serbest bırakılmasından memnuniyet duyduğunu söyleyen Merkel, Türkiye’de tutuklu olan diğer Alman vatandaşlarının yargı süreçlerinin hızla görülmesini umduğunu belirtti. Merkel, Berlin’de düzenlediği basın toplantısında, “Birçokları gibi ben de Deniz Yücel’in bugün hapishaneden çıkabilmesinden memnuniyet duyuyorum. Belki Yücel kadar tanınmış olmayan çok sayıda başka kişi daha tutuklu ve onların da hızlı, anayasaya uygun yargı süreçlerinden geçmesini umuyorum” dedi. 

18 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Deniz Yücel hakkındaki iddianame ise tahliye kararı verildiği gün kabul edildi. Yücel’in “Terör örgütü propagandası yapmak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçmalarıyla  4 yıldan 18 yıla kadar hapsi istendi.

'DENİZ YÜCEL ÖZGÜR' BAŞLIĞI

Die Welt gazetesi de, Türkiye ve Alman vatandaşı olan muhabirleri Yücel kararını internet sitesinden “Deniz Yücel özgür!” başlığıyla duyurdu.

DEMİRTAŞ’TAN DENİZ YÜCEL’E MESAJ

Demirtaş, 1 yıldır tutuklu bulunan Die Welt gazetesi muhabirinin tahliye edildiğini öğrendiğini belirterek “Hayırlı olsun” dedi.

‘SİYASİ REHİNE’ OLDUĞUNUN KANITI

Kararı değerlendiren Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Deniz Yücel’in tutuklanma kararının da serbest bırakılma kararının da siyasi olduğunun altını çizdi. Durmuş şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye ile Almanya hükümetleri arasındaki gerginlik nedeniyle siyasi rehine olarak tutulan Deniz Yücel’in Başbakan Binali Yıldırım’ın ‘Yakında serbest kalacağına inanıyorum’ açıklamasının üzerinden 24 saat geçmeden serbest bırakılması ‘siyasi rehine’ olarak tutulduğunu kanıtı oldu. Sadece Deniz Yücel olayına baktığımızda bile Türkiye’de hukukun nasıl işlediğini (işlemediğini) görüyoruz. Meslektaşımız herhangi bir suç olmaksızın bir yıldır cezaevinde, bu karar bize Deniz’in siyaseten alındığını ve de siyaseten bırakıldığını gösterdi. Yine de bir meslektaşımızın serbest bırakılması bizler için moral verici oldu. Bütün meslektaşlarımız serbest bırakılana kadar basın özgürlüğü mücadelemiz devam edecek.”

‘KARAR MEMNUN ETTİ AMA BİR YILI GERİ GETİRMEYECEK’

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise şunları söyledi: “Gazeteci Deniz Yücel’in tahliye edilmesi hepimizi, oldukça memnun etti. Hiçbir şey, keyfi bir şekilde yattığı bir yılı geri getirmeyecek. Keşke, özgürlüğü Almanya-Türkiye arasındaki üst düzey hükümet görüşmelerinin hemen ardından değil, onca kez Sulh Ceza Hakimliğine yapılan ve Anayasa Mahkemesine yapılan girişimlerle gelseydi. Tüm gazeteciler açısından kazanım, olağan yargı süreci içerisinde en hızlı şekilde, haklarımızın teslim edilmesiyle olur.”

‘NEDEN BİR YILDIR İDDİANAME OLMADAN TUTUKLU KALDI?’

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz ise kararın siyasetin yargıyı kontrol ettiğinin göstergesi olduğunu belittti. Kararı hukuken değil, siyaseten değerlendirmek gerektiğini belirten Akdeniz, “Neden bir yılı aşkın bir süredir tutukluydu? Üstelik tecritteydi, tek başına kalıyordu. Şartları kötüydü. İddianame hazırlanmadı. Defalarca itiraz edilmesine rağmen, bir gelişme yaşanmadı. Bunun iki açıklaması var: Bir, Almanya ile olan pazarlığın bir parçası. İkinci, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karar vermek üzere, ağır bir ihlal kararı bekliyorum ben. İşte o ağır ihlal kararı sadece Deniz Yücel ile ilgili değil, diğer gazetecilerle ilgili olarak. Ama Deniz Yücel’in de başvurusu var. O da karar aşamasında ve dolayısıyla orada çıkacak karar ağır da olsa, çıkacak sonuçlardan bir tanesi de tahliye olacaktı. Ve onu engellemek için de bıraktılar. Tabi bu karar sevindik, bir hukukçu olarak, hukuk mücadelesi veriyoruz” dedi. 

YARGININ İKTİDAR DENETİMİNDE OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Akdeniz devamında şu değerlendirmeyi yaptı: “Hakikaten Almanya’nın pazarlık yaptığı bir konuysa o zaman pazarlığı daha yüksekten açıp, tüm gazeteciler için, benzer durumdakiler için yapmaları gerekirdi diye düşünüyorum. Deniz Yücel kendisi de kendisi üzerinden pazarlık yapılmasını doğru bulmayacağını düşünüyorum. Bu tamamen yargının siyasetten kontrol edildiğini gösteriyor. Bunun başka bir açıklaması yok. Yoksa Sulh Ceza Hakimliği, soruşturmayı devam ettiren savcının Merkel ile Binali Yıldırım Almanya’da görüşüyormuş, Almanya ile Türkiye anlaşmış, anlaşmamış, buradan bağımsız devam ettirmesi gerekir yargı süreci. Ama gösteriyor ki, yargı bağımsız değil. Mehmet Altan ile Şahin Alpay’ın Anayasa Mahkemesi kararına rağmen tahliye edilmiyorken, Deniz Yücel Türkiye-Almanya ilişkileri çerçevesinde bırakıldı gibi. Ama hukuken bu olmaz, kabul edilebilir bir durum değil.”  

NE OLMUŞTU?

Deniz Yücel, 14 Şubat itibarıyla, hakkında hiçbir iddianame hazırlanmadan bir yıldır Silivri’de tutuluyordu. Yücel’in durumu, Başbakan Binali Yıldırım’ın dün yaptığı Almanya ziyaretinde en önemli gündem maddesiydi. Almanya Başbakanı Angela Merkel ortak basın toplantısında “Deniz Yücel konusu çok büyük önem taşımaktadır. İddianame hazırlanmamış olmasına rağmen tutuklu bulunuyor. Hukuk devleti ilkelerini görüştük. Konunun aydınlatılması açısından hukuk devleti ilkelerine saygı duyulması gerektiğini ifade ettik” demişti. Yıldırım “Deniz Yücel ve diğer zanlılar tabii ki belirli suçlamalara maruz olarak tutuklu durumdalar. Bunlar mahkemelerin kendi kapasitesinde görülüyor ve bunlardan geçmişte birkaç tanesinin mahkemesi görüldü ve gereği yapıldı. Ümit ediyorum ki hukuk devleti kuralları içinde gereği yapılacaktır. Bize düşen mahkemenin işini kolaylaştırmak ve onların önünü açmak” yanıtını vermişti. 

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Şubat 2018 00:51
www.evrensel.net