İsyanın kadın şairi Füruğ’ya özlemle...

İsyanın kadın şairi Füruğ’ya özlemle...

Hilal Tok, ölüm yıl dönümünde, İranlı kadın şair, senarist, yönetmen, ressam Füruğ Ferruhzad'ı yazdı.

Hilal TOK
İstanbul

Gel aç kapıyı, kanat çırpayım / Şiirin aydınlık gökyüzünde / Bırakırsan beni uçmaya / Bir gül olacağım şiir bahçesinde. Füruğ’nun dünyaya haykırmak istediği şiirleri vardı; şairliğini özgürlüğünde bir ‘gül’ olarak tasvir ediyordu. Dizelerine yer verdiğimiz “isyan” şiirinde de böyle anlatıyordu şiire ve özgürlüğe olan aşkını. Ve haykırmak... Haykırmak istiyordu ateşli sesini tüm dünyaya. Çünkü ne özgürlüğü vardı elinde, ne de aşkını döktüğü dizeleri.

‘BEN BU KAFESTE BİR TUTSAĞIM’

Ocak 1935 yılında Tahran’da doğdu Füruğ Ferruhzad. Henüz 16 yaşındayken ailesinin zoruyla kuzeniyle evlendirildi. Bir çocuğu oldu bu evlilikten. Tabii o sıralar sadece kafesin kilidi kocasında değil, kadınların tepesinde zebella gibi dikilen İran şahında da vardı. Şah’ın ‘modern erkek devlet’ sevdasında yaşamları dört duvarla örülmüş kadınlardan biriydi Füruğ. Ancak o içinde bulunduğu kafesten özgürlüğüne yol kazıyan şiirler yazıyordu her fırsatta. İçinde bulunduğu kafesten ancak bedel ödeyerek çıkabilirdi. Boşanmak istediğinde İran kurallarına göre çocuğu elinden alındı. Şöyle anlatıyordu ayrı düştüğü çocuğuna özlemini: “Seni istiyorum ve biliyorum/ asla koynuma alamayacağım/ sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün/ ben bu kafeste bir tutsağım”  

YAŞAMINI DİZELERİYLE ANLATTI

20 yy’da dünyanın yetiştirdiği değil kendini var eden bir kadın şairdi Füruğ. Tutulduğu kafesten büyük bir bedel ödeyerek çıkmıştı, çırpınarak. Füruğ, tüm yaşamını dizeleriyle anlatıyordu sanki: Öyle ki her şiirinde kendisini görürüz Füruğ’nun: Başkaldırdığı kuralları, ona çizilen sınırları, o sınırları geçme arzusunu, umudunu, aşklarını... Toplumun hiç alışık olmadığı bir kadın isyanıydı Füruğ ve bu isyanı en iyi becerebildiği işte; şiirleriyle yapıyordu: 

Ben o kuşum/ Çoktan beri kafasında uçma sevdası olan o kuş /Daracık göğsümde iniltiye dönüştü şarkım / Tükendi hasretle günlerim. Ancak sadece şiirlerle sınırlı kalmadı. Senaryolar yazdı, yönetmenlik yaptı, resimler çizdi, kendini var edebildiği her yana tutundu sımsıkıya. Ancak kısacık bir ömürdü onunki: 1967 yılının bugününde bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. Füruğ’ya özlemle...

www.evrensel.net