TTB: Barıştan yana tutumumuzu sürdüreceğiz

Serbest bırakılmalarının ardından açıklama yapan TTB Merkez Konsey üyeleri, 'Geçmişte olduğu gibi barıştan yana tutumumuzu sürdüreceğiz' dedi.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey üyeleri, gözaltına alınıp serbest bırakılmalarının ardından Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Raşit Tükel, imzaladıkları metnin arkasında olduklarını belirterek “TTB olarak, halkın sağlık hakkını, hekimlik değerlerini savunmaya, geçmişte olduğu gibi yaşamdan ve barıştan yana tutumumuz sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. 

7 günlük gözaltı sonrası düzenlenen ilk basın toplantısında konuşan Raşit Tükel, gözaltına alınma sürecini aktararak, bu süreçte tarafsız, gerçekleri çarpıtmadan aktaran basına, savaşsız, eşit, bağımsız özgür bir Türkiye ve dünya özlemiyle yanlarında olan herkese teşekkür etti. Tükel, "TTB olarak seviye ve üslup konusunda her geçen gün irtifa kaybeden polemik ve saflaşmaların tarafı değiliz. TTB’ye yöneltilen çarpıtma, karalama ve hedef gösteren sataşmalara yanıt verilmeyecektir” dedi. 

‘EZİYET ETME VE HUKUK DIŞI İŞLEM YAPMA YETKİSİ KULLANILDI’

Hukuk dışı bir biçimde gözaltına alındıklarını kaydeden Tükel, soruşturma açılması sonrası savcılıkla görüşme talep etmelerine rağmen gözaltına alındıklarını ve ifadelerininin 7 gün sonra alındığını kaydetti. Tükel şunları söyledi: “'Eziyet etme ve hukuk dışı işler yapma yetkisi bizdedir’ deniliyorsa, açık söyleyelim bunu yaşadık. 7 gün boyunca hem bize hem ailelerimize, yakınlarımıza, dostlarımıza, arkadaşlarımıza eziyet edildi. Bir üyemiz, 30 yıldır hizmet verdiği fakültesindeki odasına çağrıldı, kendisi geldi, kaçma çabası varmış gibi odasından çıkarken kelepçe takıldı. Kabul ediyoruz ki, eziyet etme ve hukuk dışı işlem yapma yetkisi kullanılmıştır”. 

 

‘GÖREVİMİZİ YAPTIK, YAPIYORUZ’

Davanın TTB tarihinde Merkez Konsey hakkında görevden alma talebiyle açılan üçüncü dava olduğunu kaydeden Tükel, ilk iki davada mahkemenin TTB’nin hekimlik değerlerini savunduğu kararını verdiğini hatırlattı. Tükel, bu davanın da benzer biçimde sonuçlanacağından kuşkularının olmadığını söyleyerek “Çünkü biz görevimizi yaptık, yapıyoruz” dedi. Sağlık Bakanının “Hekimleri temsil etmiyorlar” açıklamasına da cevap veren Tükel, Merkez Konsey ve odaların seçim usulünün belirlendiğini, üye olan herkesin aday olabileceğini, seçim barajı gibi kısıtlılıkların olmadığını, TTB’de demokratik bir biçimde göreve geldindiğini vurguladı. 

‘12 EYLÜL’DE EVREN’E KARŞI ÇIKMIŞ BİR GELENEĞE SAHİBİZ’

Tükel, her türlü suç üretme çabasını reddettiklerini belirterek “Umut ediyoruz ki gözaltına alınmamıza neden olan soruşturma bu tür bir ‘uydurma ve karalama’ faaliyetine dönüştürülmez” dedi. Yapıtıkları açıklamanın bütünüyle hekimlik değerleri ve ilkelerini savunduğunu kaydeden Tükel, TTB’nin 12 Eylül’de Kenan Evren’in GATA öğrencilerinin mezuniyet töreninde ‘Önce asker sonra hekimsiniz’ sözlerini reddetmiş bir geleneğe sahip olduğunu vurguladı. Tükel, hekimlerin ayrım yapmaksızın önce de sonra da hekim olduğunu belirtti. 

‘TTB’NİN ÜRETKEN, SORGULAYICI, ELEŞTİREL TAVRINI SİNDİRME ÇABASI’

Metnin tüm toplumu kapsayan bir yaklaşım taşıdığını kaydeden Tükel, yetkililerin kendilerine yönelik aldığı tutumu, açıklamanın içeriğinden çok, TTB’nin araştırıcı, üretken, sorgulayıcı, eleştirel bakabilen demokratik meslek kuruluşu kimliğini sindirme çabası olarak nitelendirdi. 

Hekimlerin savaşa neden karşı olduğunu da açıklayan Tükel şunları söyledi: “Günümüzde artık savaşlar meydan muharabeleri olarak yapılmıyor. Kentlerde, yerleşim yerlerinde sivil insanların yaşadığı yerlerde yapılıyor. Sivil insanlar ölüyor, çocuklar kabus görüyor. Hastalıklar yayılıyor. Açlık, kıtlık gelişiyor, insanlar göç ediyor, sağlığa erişim imkansız hale geliyor. Her koşulda insanların yaşamından yana olan hekimler, bu etkileri nedeniyle her türlü silahlı gücün kullanıldığı durumları önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlıyor ve barışın acilen tesisini istiyor.”

‘İSİM DEĞİŞİKLİĞİ GİBİ ADIMLAR BEYHUDE ÇABALAR’

Tükel, bir örgütün adının değiştirilmesi veya başka uygulamalar içerisine girilmesinin beyhude çabalar olduğunu belirtti. Tükel, TTB ve diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin isimlerinde yer alan “Türk” ve “Türkiye” sözcüklerinin tüm toplumu kapsayan, kamusal yarar taşıyan hizmetleri nedeniyle verildiğini belirtti. Bunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını da kaydeden Tükel, TTB’yi itibarsızlaştırmaya yönelik söylemlerin üzüntü ve şaşkınlıkla izlendiğini söyledi. TTB için değişen bir durum olmadığını vurgulayan Tükel, “TTB kurulduğu günden bu yana savaşlara karşı çıkmış, barışı savunmuştur. TTB olarak, halkın sağlık hakkını, hekimlik değerlerini savunmaya, geçmişte olduğu gibi yaşamdan ve barıştan yana tutumumuzu sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Şubat 2018 16:43
www.evrensel.net