Mehmet Arslan: Savaşa karşı olmak bütün insanlığın görevi

Mehmet Arslan: Savaşa karşı olmak bütün insanlığın görevi

Afrin operasyonuna dair açıklama yapmak isterken ağzı kapatılan DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan ile konuştuk.

Serpil BERK
Diyarbakır

Geçtiğimiz hafta açıklama yapmak isterken ağzı kapatılan DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, savaşa karşı çağrı yapmak için açıklama yapacaklarını söyleyerek, “İnsanların geleceği savaşla karartılıyor. Bu nedenle bu savaşa karşı olmanın sadece Kürtlerin değil bütün insanlığın bir görevi ve sorumluluğu olarak ele almak gerekiyor” dedi.

Afrin’e yönelik başlatılan operasyon bir haftayı geride bıraktı. Operasyonun ilk başladığı günden itibaren savaşa tepki gösteren kesimlere dönük baskılarda devam ediyor. Barış çağrısında bulunanlar hedef haline getirilirken operasyona tepki göstermek isteyen kimi partilerin açıklama yapmaları da engellendi. HDP Diyarbakır İl binasından çıkarak Afrin operasyonu ile ilgili açıklama yapmak isteyen DBP ve HDP’liler polislerce engellendi. Bunun üzerine partinin kapısının önünde açıklama yapmak isteyen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan’ın ağzı uzun süre kapatıldı. Nefessiz kalan Arslan, sağlık sorunu yaşadı. O günden bu yana HDP İl binasının önü polis ablukasına alındı. Arslan ile o gün ağzı kapatılmasaydı neler söylemek istediğini konuşmak üzere DBP Genel Merkezi’nde buluştuk.

‘NELER KARŞILIĞINDA OPERASYON İZNİ VERİLDİ?’

Operasyonun hukuksuzluğuna dikkat çeken Arslan, “Şuana kadar savaşta yaşanan kayıpların ezici çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Bu bile başlı başına operasyonun ne kadar hukuksuz olduğunu görmek açısından önemli bir işarettir. AKP hükümetinin Afrin’e yönelik başlattığı operasyona birçok ülke sessiz kalıyor. Afrin operasyonuna yeşil ışık yakan güçler neler karşılığında Türkiye’ye bu operasyonu yapma izni verdi bilmiyoruz. Türkiye’nin kara kaşına, gözüne Afrin’e girmesine izin vermemiştir. Rusya bu operasyonda Esad’ın güçlenmesini ve Kürtlerin rejime bağlanmasını istiyor. Düne kadar Esad’ın gitmesini istiyordunuz ne oldu da Esad’ı güçlendirmek için Kürtlere saldırıyorsunuz?  ABD ve Rusya Kürtlere şunu söylemek istiyor biz olmazsak rejim sizi boğar. Kerkük’te olduğu gibi İbadi sizi boğar. Biz size ne kadar izin verirsek o kadar savaşa bilirsiniz diyerek Kürtleri kendilerine yedeklemeye çalışıyorlar. Türkiye eliyle Kürtler tehdit ediliyor.  Afrin operasyonuna ABD’de Rusya’da destek vermiştir bu iki güç istemese bir tane kuş bile uçmaz. Bu yaklaşım şudur; evet Kürtler olmalıdır ama bizim izin verdiğimiz oranda olmalıdır. Kürtlerin dökülen her bir kanında sorumlulukları var. Kürtler İŞID’e karşı sadece kendileri için değil insanlık için savaştılar ” diye ifade etti.

‘YOK SAYARAK SORUNDAN KURTULMAYA ÇALIŞIYOR’

“Suriye savaşı başladığı andan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  2 temel hedefi vardı” diyen Arslan, “Biri Kürtler statü sahibi olmasın, diğeri Esad gitmesiydi. Geldiğimiz sürece baktığımızda Suriye’de ki savaşla ilgili itirazı teke indi. Artık Esad olabilir ama Kürtler statü sahibi olmasın. Afrin operasyonuyla birlikte Kürtlere karşıtlık sahada birebir mücadeleye dönüştü. Diyalog ve müzakere ile çözüp bu sorundan kurtulmaktan ziyade diğer parçada ki Kürtleri de yok sayarak bu sorundan kurtulmaya çalışıyor”dedi.

‘700 SALDIRI OLDUYSA NİYE BUGÜNE KADAR AÇIKLAMADILAR?’

Afrin’den bugüne kadar Türkiye’ye sıkıntı çıkaracak herhangi bir olayın yaşanmadığını dile getiren Arslan, “Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın son 1 yılda 700 saldırının gerçekleştiğini yabancı bir ajansa verdiği röportajda dile getiriyor. Biz bu ülkede yaşıyoruz basını, siyaseti en çok biz takip ediyoruz, bugüne kadar Afrin’den Türkiye’ye bir saldırı olduğunu ve insan yaşamına mal olduğunu okumadık, görmedik. İbrahim Kalın 700 saldırıdan ve birçok kişinin yaşamın yitirdiğinden bahsediyor. Eğer böyle bir durum söz konusuysa neden bunlar bugüne kadar halktan saklanmış” diye sordu.

‘12 EYLÜL’DE BİLE BİR PARTİNİN EŞ BAŞKANININ AĞZI KAPATILMAMIŞTIR’

Afrin operasyonuyla ülke içinde yaratılan havaya da dikkat çeken Arslan, “Afrin’e operasyon başlatıldı ama savaşın ana gövdesi Kuzey’de yürütülüyor. Açıklama yapan, bir söz söyleyen tweet atan siyasetçiler ve halk susturulmaya çalışılıyor. 12 Eylül’de bile bir partinin Eş Genel Başkanı’nın ağzı kapatılarak susturulma görüntüsü yaşanmamıştır. Afrin’e operasyon işin görünen kısmıysa görünmeyen kısmı ise özellikle Türkiye içerisinde muhaliflere, AKP karşıtlarına yönelik ağır saldırıların gelişmesidir. Uzmanım diye TV’lere çıkanlar öyle bir propaganda yapıyorlar ki sanki Türkiye’de 80 milyon insan tek yürek olmuş Afrin’i işgal ediyor. Oysa böyle bir durum söz konusu değil. AKP’nin en çok korktuğu şey Afrin operasyonunu halkın kabul etmeyeceğini bilmesidir. Bunun için masalarda oluşturulmuş senaryoları oynatmaya çalışıyorlar. AKP bu girişimini meşrulaştırmaya çalışıyor. Bundan kaynaklı bizler susturulmak isteniyoruz.  Normal koşullarda Türkiye halklarının Afrin’e yönelik bu girişimi kabul edeceğine inanmıyorum. Tweet kullananlar uyarılıyorsa bu topluma ayar vermektir. Bundan kaynaklı insanlar tutuklanıyorsa, bizler zorla susturulmaya çalışılıyorsak bu şunu gösteriyor, AKP savaş karşıtı çağrılarımızın Türkiye’de karşılık bulmayacağını bilse bizim konuşmamızı engellemez. Çağrılarımıza halkın karşılık vereceğini bildikleri için bu kadar askeri, savcıyı, polisi ve yandaşlarını da arkasına alarak sanki Türkiye halkları Afrin’e yönelik bu saldırıyı haklı görüyor algısı yaratılıyor ”diye ifade etti.

‘SAVAŞ’A KARŞI ÇAĞRI YAPACAKTIK’

“İster Türkler yensin ister Kürtler yensin savaşın kazananı olmaz” diyen Arslan, “İnsanların geleceği savaşla karartılıyor. Bu nedenle bu savaşa karşı olmanın sadece Kürtlerin değil bütün insanlığın bir görevi ve sorumluluğu olarak ele almak gerekiyor. Afrin operasyonunun başlamasından bir gün sonra hemen sabahında Diyarbakır’da DTK, TJA, DBP, HDP hem Türkiye halklarına hem dünya halklarına bir çağrı yapacaktık. Afrin operasyonlarına karşı olmaları ve bu operasyonlara karşı demokratik eylem ve etkinliklerini geliştirmeleri yönünde bir çağrı yapacaktık. Tabi ne yazık ki çağrımızın yapılmasına müsaade edilmedi. Yani kamuoyu karşısında bir partinin Eş Genel Başkanı olmamıza rağmen zorla ağzımız kapatılmaya çalışıldı, susturulduk ve konuşturulmadık. Kendisini demokratik hukuk devleti olarak tanımlayan bir ülkede, kendisini Adalet ve Kalkınma Partisi olarak tanımlayan bir iktidarın olduğu bir ülkede barış talep etmek, savaşa karşıyım demek suçtur” dedi.

‘HALKLARIN OPERASYONA KARŞI GELMESİ GEREKİR’

Operasyon öncesi Erdoğan’ın ‘ölünecekse ölünecek kan dökülecekse kan dökülecek’ açıklamasını hatırlatan Arslan, “Bir devlet yetkilisinin, devleti yöneten bir kişinin ölümü kutsama hakkı yoktur. Ancak ve ancak ölümün önüne geçme hakkı vardır. Türkiye halkı onu Cumhurbaşkanı seçerken ölüm kararlarının altına imza atsın diye seçmedi. Türkiye’yi daha demokratik, daha eşitlikçi daha özgürlükçü yönetsin diye seçti. Biz aslında o gün açıklamada bunları dile getirmek istedik. Bakın Afrin Türkiye toprakları dışında bir bölgedir ama oradaki Kürtler Türkiye’deki Kürtlerin akrabasıdır ve senin onlara savaş açman buradaki Kürtlerin senden nefret etmesine, sana tepki duymasına sebep olur. Bizim partilerimizin, kurumlarımızın eleştirilerinin temelinde hiçbir zaman bir devlet karşıtlığı yoktur. Biz var olan sorunların demokratik siyaset kanallarıyla çözülmesi gerektiğini söylüyoruz. Evet, devletin yanlışlarından bahsediyoruz, iktidarın yanlışından bahsediyoruz, bu politikalardan vazgeçmesi gerektiğini söylüyoruz ama bugün Kürtlerin AKP’ye karşı tutum almasın sağlayan sizin politikalarınızdır. Bugün bu kadar devlet baskısı olmasa yüz binlerce insan savaşa karşı sokağa çıkar. Bakın gidin partilerimizin etrafına, hem yüzlerce araçla, yüzlerce çevik kuvvetle ve polisle partini etrafı saracaksın, hem bütün yöneticilerimizi adım adım takip edeceksin, sonra da diyeceksin ki bakın kimse sokağa çıkmıyor Afrin operasyonuna karşı çıkmıyor demek ki ben haklıyım. Bu savaş Türklerle Kürtlerin savaşı değil AKP’nin kendi iktidarı için yürüttüğü bir savaştır. Bu yüzden tüm Türkiye halkının bu operasyona karşı çıkması gerekiyor. Afrin halkı üzerinden geliştirilen bu savaş hepimizin geleceğini karartacak”diye konuştu.

www.evrensel.net