Avrupa, Afrin’de hem ‘endişeli’ hem ‘seyirci’

Avrupa, Afrin’de hem ‘endişeli’ hem ‘seyirci’

Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleri Afrin’deki gelişmelerden endişe duyduklarını açıkladı ancak Türkiye’ye karşı açık tutum almaktan da kaçındı.

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Afrin’e yönelik 20 Ocak’ta başlatılan askeri operasyonla ilgili Avrupa Birliği’nin tavrını asıl olarak Almanya Dışişleri Bakanlığının yayımladığı dokuz cümlelik açıklama belirledi. Açıklamanın özü “Türkiye ile Kürt birlikleri arasındaki askeri çatışma, hesaplanması zor riskleri birlikte taşıyor” ifadesindeydi.

Aynı gün Bonn’daki Sosyal Demokrat Parti (SPD) Olağanüstü Kongresinde ayaküstü görüştüğümüz Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, bütün ısrarlarımıza rağmen “Bugün bu konuda konuşmayacağım” diyerek noktayı koydu ve resmi açıklama için Bakanlığın internet sitesini adres olarak gösterdi. Anlaşılan o ki, Gabriel daha yeni normalleşen Almanya-Türkiye ilişkilerinin yeniden gerilim sürecine girmemesi için büyük bir gayret harcıyor.

Daha birkaç ay önce Erdoğan’ın yaptıklarını anlatmak için her fırsatı değerlendiren Gabriel, şimdi konuşmamanın en doğru yol olduğuna inanıyor.

Alman basınında da epey haber ve yorumun yapıldığı Kuzey Suriye’deki gelişmeler konusunda Başbakan Angela Merkel bugüne kadar bir açıklamada bulunmuş değil. Bulunsa da Gabriel’in açıklamasının tekrarı mahiyetinde “endişe” ve “kaygılardan” söz edecektir.

AB’DEN ÜÇ GÜN SONRA AÇIKLAMA

Fransa’nın gelişmeleri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine taşımasını bir yana bırakacak olursak, AB’nin diğer ülkeleri ve kurumları Türkiye’nin harekatına karşı net bir açıklama yapmış değil.

AB Dış Politika Yüksek Komiseri Frederica Mogherini, operasyonun başlamasından üç gün sonra bir açıklama yapma zahmetinde bulundu. İçeriği ise Alman Dışişleri Bakanlığının yaptığı “Son derece endişeliyiz”den öteye geçmedi. Suriye’nin en istikrarlı ve güvenli bölgelerinden Afrin kantonuna yapılan askeri operasyonun coğrafyada yeni sorunlar ve çatışmalara yol açacağını görmek için ne dışişleri bakanı ne de yüksek komiser olmaya gerek var. Önemli olan bunun engellenmesi için girişimlerde bulunmak.

Ancak AB, Türkiye ile girmiş olduğu ilişkiler çerçevesinde Erdoğan ve hükümet yetkililerine operasyonu derhal durdurma, geri çekilme çağrısı dahi yapacak durumda değil.

Dahası önümüzdeki mart ayında AB liderleriyle Erdoğan’ı bir zirvede buluşturmak için görüşmeler yapılıyor. Büyük bir olasılıkla Almanya’nın isteği üzerine AB Dönem Başkanı Bulgaristan da mart ayı içinde böyle bir görüşmeye ev sahipliği yapacak.

AB ve Rusya ile gerilim hattında bulunan Erdoğan’ın böylesi bir teklifi kaçırmayacağı şimdiden Alman basınında yer alan haberlerde yazılıyor. Görüşmeye AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani’nin katılması planlanıyor.

‘ZEYTİN DALI’NDAKİ ALMAN PANZERLERİ

Zeytin Dalı adı verilen harekatın Almanya’yı ilgilendiren bir diğer yanı ise Afrin’e doğru yola çıkan panzerlerin Alman malı olması. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı panzerlerin Almanya tarafından satıldığı resmi ağızlar tarafından da doğrulandı. ZDF televizyonunda yer alan habere göre ordu mensubu uzmanlar, ajanslar tarafından görüntüleri yayımlanan panzerlerin Alman malı “Leopard 2 A4” tipi panzerler olduğunu doğruladı. Fırat Kalkanı operasyonu sırasında da Almanya’nın sattığı “Leopard 2” panzerleri kullanılmıştı.

Bu görüntüler üzerine, bölgedeki gelişmeleri “endişeli” bulan Federal Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yapmaktan kaçındı. Silah satışıyla ilgili diğer bakanlıklar da görüntülerden haberdar olduklarını ancak ne zaman ve hangi operasyon sırasında çekildiğini bilmedikleri gerekçesiyle açıklama yapmayacaklarını söylediler. Türkiye tarafından Alman panzerlerinin Afrin operasyonunda kullanıldığına dair bir bilgi de verilmedi.

MUHALEFET PARTİLERİ SİLAH AMBARGOSU İSTEDİ

Alman basınında da yoğun şekilde işlenen Alman panzerlerinin operasyonda kullanılması konusunda muhalefet partileri hemen harekete geçti. Sol Parti ve Yeşiller tarafından yapılan açıklamalarda Türkiye’ye derhal silah ambargosu uygulanması istendi. Alman panzerler, TSK’nin elindeki en önemli savaş araçlarının başında geliyor. Tagesspiegel gazetesinde yer alan habere göre Almanya, 1980’li yıollardan bu yana Türkiye’ye toplam 751 panzer satmış. Bunların 354’ü modern teknolojiyle donatılmış Leopard 2 panzerleri.

Der Spiegel’de bu hafta yer alan bir habere göre 7 Ocak’ta yapılan Gabriel-Çavuşoğlu görüşmesinde, Türkiye’nin elindeki panzerlerin modernleştirilmesi konusunda da anlaşmaya varılmıştı.

Medico International adlı kurum ise hemen Türkiye’ye panzer satışının durdurulması için internet üzerinden imza kampanyası başlattı.

PROTESTO GÖSTERİLERİ DEVAM EDİYOR

Almanya’da Afrin’e yönelik askeri harekata karşı protesto gösterileri önümüzdeki hafta sonunda da güçlü şekilde devam edecek. Geçen hafta sonu pek çok kentte yapılan eylemlere on binler katılmıştı. Önümüzdeki hafta sonunda yapılacak eylemlerde özellikle Almanya’nın Türkiye’ye verdiği silahların kullanılmasına dikkat çekilmesi bekleniyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Ocak 2018 15:04
www.evrensel.net