Rektör Ahmet Ağırakça: Okulumda kız gibi hoca istemiyorum

Rektör Ahmet Ağırakça: Okulumda kız gibi hoca istemiyorum

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Ağırakça'nın öğretim görevlisi Emre Özyetiş'i yanına çağırıp cinsel kimliğine yönelik hakaret ettiği öne sürüldü.

Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde 2014 yılından beri araştırma görevlisi olarak çalışan Emre Özyetiş, üniversitenin rektörü Prof. Ahmet Ağırakça tarafından 26 Aralık sabahı makam odasına çağırılarak cinsel kimliğine yönelik hakaret ve tehdit içeren söylemlere maruz kaldığını belirtti.

Journo'dan Zeynep Yüncüler'in haberine göre, Özyetiş, Rektörün makam odasında yaşananlara ilişkin; “Ağırakça bana durduk yere ‘Kız mı olmak istiyorsun sen?’ diye bir soru yöneltti. Şaşkınlığım karşısında ‘Mardin’de olduğunun farkında değil misin?’ diye devam etti. Ben ne olup bittiğini anlamak istediğimi ifade ederken ‘Çık dışarı!’ diye bağırmaya başladı. Bu yaptığının nefret söylemi olduğunu ve hakkında suç duyurusunda bulunacağımı ifade ettim. O da elini beline silaha uzanır gibi götürerek odadan çıkmam yönünde tehdit etti.” şeklinde konuştu.

Özyetiş, 27 Aralık sabahı Prof. Ağırakça hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.

REKTÖR AĞIRAKÇA: HABER YAPARSANIZ DAVA AÇARIM

Rektör Ahmet Ağırakça Journo'nun yaşananları gündeme taşıması durumunda dava açacağını öne sürerek: “Bu adam terbiyesizdir ve aşağılıktır. Okulda çocuklara terbiyesiz şeyler konuşuyor. Ben okulumda erkek olup da kız gibi davranan hoca istemem. Bu haberi yaparsanız siz de bedel öderseniz, dava açarım. Hiç uğraşmayın. Sizin de başınız derde girer” dedi.

20 KAMU ÇALIŞANINDAN BİRİ LGBTİ KİMLİĞİNİ İFADE EDEBİLİYOR

Kaos GL’nin “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ’lerin Durumu 2016” araştırmasına göre LGBTİ çalışanların çoğu işyerinde gizlenmek zorunda kalıyor, kimliğini açıklayanların ise 3’te 1’i ayrımcılığa uğruyor.

Sadece 10 kişiden 3’ü kimliğine ilişkin tamamen açık olabiliyor, yaklaşık aynı oranda kişi ise ancak kısmen açık davranabiliyor. Bu açıklık da çoğunlukla yönetime veya amirlere değil, yakın arkadaşlara veya diğer LGBTİ çalışanlara dönük olabiliyor.

Yine Kaos GL’nin “Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu” araştırmasına göre 20 kamu çalışanı LGBTİ’den sadece 1’i, iş yerinde cinsel kimliğini çekinmeden ifade ediyor.

EĞİTİM SEN TEPKİ GÖSTERDİ

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Şube Başkanı Mustafa Bozan, Rektörün uygulamalarının okuldaki akademik ortamın tahrip olmasına neden olduğunu ileri sürdü.

Eğitim-Sen Mardin Şube Başkanı Mustafa Bozan, yaptığı yazılı açıklamada, Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Ağırakça'nın uygulamarını eleştirdi. Bozan açıklamasında, Artuklu Üniversitesi’nin barındırdığı zengin ve üretken akademik ortamın son üç yılda bilinçli olarak tahrip edildiğini ileri sürerek, şunları kaydetti:

"Halihazırda üniversitede çalışan öğretim elemanları, memurlar, şahsi çıkarlar ve kişisel ilişkiler üzerinden ayrıştırıldı. İdari ve yönetici kadrolar tarafından akademisyenlerin ders içeriklerine, ders işleme biçimlerine ve araştırmalarına doğrudan veya dolaylı müdahalelerde bulunmak adına, öğrenciler ve öğretim elemanları arasındaki karşılıklı güvenin zedelenmesine sebep olacak inisiyatiflerin alınmasına göz yumuldu, hatta desteklendi. Rektör Ağırakça, kamuoyunda en son bazı AKP'lilerin Mardin il yönetimi seçimi ile ilgili 'Partimizden çek elini kardeşim' tepkisine 'Ben Genel Başkanımızın Mardin temsilcisiyim' diye yanıt vererek yer almıştı. Özellikle içinden geçtiğimiz OHAL süreciyle, sorumluluğunu Bakanlar Kurulu'nun YÖK'e, YÖK'ün üniversite rektörlüklerine, rektörlerin ise YÖK'e attığı hukuksuz KHK listeleri vasıtasıyla tüm ülkede akademik dünya çölleştirilmiş durumda. Sözde darbeyle mücadele amacı altında Türkiye genelinde üniversiteler, bünyelerindeki muhalif ve çok değerli akademisyenlerini yitirdi. İyice tarumar olmuş ve aslında pek çok bölümün açılabilme şartlarını bile yitirdiği üniversitelerden biri de Mardin Artuklu Üniversitesi'dir. Mardin Artuklu Üniversitesi'nde akademik izinlerin herhangi bir kıstas gözetilmeden keyfiyetle onaylanması ya da reddedilmesi, idari soruşturmaların ve cezaların düşünceleri beğenilmeyen akademisyenlerin ifade özgürlüklerini engelleme maksadıyla kullanılması, ders içeriklerine yönelik keyfi müdahaleler gibi birçok hak ihlali yaşanmıştır." (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Ocak 2018 13:01
www.evrensel.net