Yemekhane işçileri: Fasulye, nohut tanesi gibi görülüyoruz

Yemekhane işçileri: Fasulye, nohut tanesi gibi görülüyoruz

Dicle Üniversitesi Hastanesi’nin yemekhanesinde çalışan taşeron işçiler, yemek fiyatının içinde görüldükleri için kadrolu olamadıklarını söylüyor.

İnanç YILDIZ
Serpil BERK
Diyarbakır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taşeron işçilerin kadroya alınacağını duyurması üzerine konu netleştikçe yasalar önünde onbinlerce işçinin taşeron işçi bile görülmediği bir kez daha ortaya çıktı. Kamuya bağlı yemekhanelerde çalışan işçiler, taşeron şirketle yapılan sözleşmede 4734 sayılı yasaya göre yemek fiyatının içinde görüldüğü için kadroya geçme hakları bulunmuyor. Yemeğin içindeki ‘fasulye, nohut tanesi’ gibi görüldüklerini söyleyen yemekhane işçileri, “Demek biz insan değiliz. Bizi insan yerine koymuyorlar. Hayvan bile değiliz. Düşünebiliyor musunuz. Bir bitkiyiz, bir yiyeceğiz yani. O gözle bakıyorlar bize” diyor. Yaşanan duruma dair konuşan DİSK’e bağlı Dev Turizm İş  Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, işçi çalıştırılan yerde mal alım ihalesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. 

Dicle Üniversitesi Hastanesi’nin yemekhanesinde çalışan işçiler kadroya giremeyen işçilerin bir örneği. Hastane ve taşeron şirket Rota Yemekçilikle yapılan sözleşmede 4734 sayılı yasaya göre işçilik maliyetleri yüzde 70’in altında olduğu için işçiler, yemek için alınan malların içinde bulunuyor. Yaşadığı iş kaygısından kaynaklı adının yayınlanmasını istemeyen hastane yemekhanesinde çalışan işçi, 14-15 yıldır bu durumda çalıştırılmalarını Evrensel’e anlattı. 

‘BİZE SİZ YOKSUNUZ DENİLİYOR AMA VARIZ!’

Taşeron kalmayacak diye açıklama yapıldığı ancak hastane yönetiminin kendilerine kadroya alınmayacağını söyleyen işçi, “Bize ‘ihale yapıldığında sözleşmenin içinde siz yemeğin içinde gözüküyorsunuz, personel olarak gözükmüyorsunuz burada. Biz sizin şirketten sadece yemek alımı yapıyoruz, personel hizmeti almıyoruz’ denildi.  Bizde onlara bu yemeği kim dağıtıyor, biz dağıtıyoruz. Biz varız. Siz yoksunuz diyorsunuz ama biz varız. Sigortamız yatırılıyor. Hastaneye girerken çıkarken bizim kartımız var, onu basıyoruz. Yaka kartımız var, üzerinde Dicle Üniversitesi yazıyor.  14-15 yıldır Üniversite hastanesinde taşeronun elemanı olarak çalışıyoruz” dedi. 

SENDİKALI DA OLAMAMIŞLAR

Yaşadıkları bu durumdan dolayı  doğru düzgün sendikalı bile olamadıklarını dile getiren işçi, “Yaşadığımız bu durum önümüze engel olarak çıkıyor. Bir kaç defa sendikaya başvurduk. Sendikada uğraştı baya ama ‘Olmuyor, sözleşmeye göre siz yoksunuz burada’ dedi” diye konuştu. 

İNSAN YERİNE KOYULMUYORLAR

Hastane yönetiminin kendilerine sürekli ‘siz yemeğin içindeki bir fasulye, nohut tanesisiniz’ dediklerine dikkat çeken işçi, “Demek biz insan değiliz. Bizi insan yerine koymuyorlar. Hayvan bile değiliz. Düşünebiliyor musunuz. Bir bitkiyiz, bir yiyeceğiz yani. O gözle bakıyorlar bize. Zaten bize burada yaptırmadıkları iş yok ki. Sözde biz burada garsonuz, garsonluktan başka her işi yaptırıyorlar bize. Mutfağın malzemeleri geliyor tırlar dolusu onları bize indiriyorlar. Çöpü döküyoruz. Her türlü pisliği yaptırıyorlar. Garsonun görevi sadece yemeği servis etmektir” dedi. 

‘YASANIN NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ’

Yemekhane işçilerinin durumunu ve taşeron işçileriyle ilgili yapılacak düzenlemeyi DİSK’e bağlı Dev Turizm İş Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu ile konuştuk. Yapılacak taşeron yasasını eleştiren Yahyaoğlu, “Gıda sektörü kapsam dışında kalacak deniliyor. 2.5 milyona yakın taşeron var 900 bin işçiyi kapsayacak bir yasadan bahsediyorlar. Taşeronda kadroya geçilirken sınav yapılacak deniliyor. Kimi ne sınavına sokacaklar? Diyelim ki bir kişi aşçı, bulaşıkçı ne sınavına sokacaksınız? Sınavı kazandığına kaybettiğine  kim karar verecek?  Türkçe matematik sınavına mı sokacaklar? Belli değil. İşçilerin lehine çıkacak bir yasa gibi görünmüyor tamamen göz boyamak. Apar topar bir yasa çıkarılıyor. Sendikalardan, üniversitelerden yada iş verenden görüş alınmış mı alınmamış mı ondan haberimiz yok. Kadro dediğiniz şey ne? İşçi 10 senedir aynı hastanede çalışıyor. Asıl iş veren hastaneydi ve biz muvazaa davasını kazanabiliyorduk. Yasa değişikliğinden sonra muvazaa yasasını değiştirip  önceki taşerondan tazminatı al derlerse ne olacak? İşçi tazminatını alamaz”dedi.

‘İŞÇİ ÇALIŞTIRILAN YERDE MAL ALIMI İHALESİ YAPILAMAZ’

Yemekhane işçilerinin sendikalı ve kadrolu olmasının önünde engel olan 4734 sayılı yasanın işçi lehine olmadığını dile getiren Yahyaoğlu, “İşçi çalıştırılan yerde mal alım ihalesi yapılmasını onaylamıyoruz. İşçi çalıştırılıyorsa burada bir hizmet alımı vardır ve hizmet alımı yapılan işçiler toplu sözleşme, sendikalaşma ve örgütlenme hakkına sahiptir. İşçiler örgütlenip sendikalı oldukları halde Çalışma Bakanlığı’ndan yetki alınamıyor. Hizmet alımı değil mal alımıymış deniliyor. İşçi var orda emek var. Senin ihalenin o maddesi bizim örgütlenme ve toplu sözleşme yapma hakkımızı ortadan kaldıramaz. Bu bizlerin kazandığı ve uluslararası sözleşmelerde tanınan hakkımızdır”diye konuştu.

‘İŞÇİ YEMEK FİYATININ İÇİNDE’

Dicle Üniversitesi Hastanesi’nin yemekhane işçilerinin taşeron şirketi Rota Yemekçilik Müdürü Arda Can’da, yaşanan durumu doğruluyor. İş tanımlarının kamu ihale kurumu tarafından ‘yemek’ olarak belirlediğini dile getiren Can, “Bu ihaleden kaynaklı bir durum. Örneğin 5 TL yemek fiyatı alıyoruz ve işçide bu ücretin içerisinde görünüyor”dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Aralık 2017 06:03
www.evrensel.net