Estukyan: Nefret söylemini iktidar yayıyor

Estukyan: Nefret söylemini iktidar yayıyor

Agos Gazetesi Editörü Yazar Pakrat Estukyan, nefret söylemini üreten en önemli unsurun siyasetçiler olduğunu söyledi.

Cumhuriyet tarihi boyunca canlı tutulan nefret söylemiyle toplumun zehirlendiğini belirten Agos Gazetesi Editörü Pakrat Estukyan, nefret söylemini üreten en önemli unsurun siyasetçiler olduğunu ve bunu özellikle iktidarı temsil eden siyasetçilerin yaydığını söyledi. 

Hrant Dink Vakfının geçtiğimiz günlerde hazırladığı ve 2017 yılının mayıs, haziran, temmuz ile ağustos aylarını kapsayan “Medyada Nefret Söylemi İzlenmesi Raporu”na göre, ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan 1972 köşe yazısı ve haber tespit edildi. İncelenen yazılarda ise 48 farklı grubu kapsayan 2 bin 466 nefret söyleminin yer aldığı aktarıldı. 

Agos Gazetesi Editörü Yazar Pakrat Estukyan, Türkiye’de Ermeni, Yahudi, Rum ve Kürtlere yönelik nefret söylemlerinin hiç hız kesmediğini belirterek, “Bu söylemler toplumları zehirliyor. Toplum içerisindeki azınlık grupları, bu söylemin en ağır mağdurları durumundalar. Çünkü bunlar bazen cinayete ve hatta katliama varabiliyor” dedi.

 

‘SÖYLEMLER BÜYÜK SUÇLARA ZEMİN HAZIRLIYOR’

Nefret söyleminin Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca mütemadiyen gündeme getirildiğine vurgu yapan Estukyan, bunun kaynağında ayrımcılık düşüncesinin yattığını söyledi. Estukyan, şunları söyledi: “Ayrımcılık biz ve bizden olmayan üzerine kurulmuştur. Bizim iyi hissetmemiz için bizden olmayanı kötülemek gerekir. Bu aynı zamanda milliyetçiliğin de temel refleksidir. Bu fikir daima bir ötekileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu bağlamda da daha cumhuriyetin kurulmasından önce işlenen pek çok insanlığa karşı suç, nefret söylemi ile tabanda karşılık bulmuştur. Yıllarca Türkiye’de Hristiyan düşmanlığı propagandası yapılmıştır. Sonrasında da bütün kötülüklerin Hristiyanlardan geldiği, Hristiyanların zengin olduğu için Müslümanların fakir olduğu gibi iddialar, savlar topluma öğretilmiş, dayatılmış, inandırılmıştır. Bunun sonucunda da büyük suçların işlenebilmesi için uygun ortam yaratılmıştır.” 

‘SİYASETÇİLER TOPLUMU KUTUPLAŞTIRIYOR’

Siyasetçilerin nefret söylemini üreten en önemli unsurlar olduğuna dikkat çeken Estukyan, bunu özellikle iktidarı temsil eden siyasetçilerin yaydığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Teröristler 15 çocuk yapıyor” ifadelerine de değinen Estukyan, “Bu ‘Teröristler 15 çocuk yapıyor’ söylemi bütün bir halkı ‘terörist’ olarak tanımlamaktır. Son derece tehlikeli, toplumu kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı bir dile sahiptir. Bu özellikler şüphesiz ki toplumda not ediliyor ve bilinçaltına yerleşen bu nefretle yarın öbür gün başka türlü saldırganlıklar, başka türlü suç kabul edilmesi gereken eylemlere dönüşme potansiyeli taşıyor” ifadelerini kullandı. 

‘İNSANLIĞA MUTSUZLUKTAN BAŞKA BİR ŞEY VERMİYOR’

Türkiye’de Ermeni, Yahudi, Rum ve Kürtlere yönelik nefret söyleminin hiç hız kesmediğine dikkat çeken Estukyan, “Çatışma ortamlarında nefret söylemlerinin daha da arttığına tanık oluyoruz. İnsan aklının bunu yenebileceği bir zamana gelebilmeyi umut ediyoruz ama bu biraz ham bir ümit, en azından somut olarak önümüzde görünen bir ışık yok. Daha uzun bir süre biz nefret söyleminin mağduriyetini yaşayacağız. Nefret söylemi hem o nefrete muhatap olanı mağdur eder hem de nefreti üreteni zehirleyen bir şeydir. İnsanlığa mutsuzluktan başka bir şey veremeyecek bir olgudur. Fakat bir hayli zaman bu olgu ve gerçeklikle yaşayacağımız belli, üstelik bu durum yalnızca Türkiye’yle de sınırlı değil” diye konuştu. (İstanbul/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Kasım 2017 12:28
www.evrensel.net
ETİKETLER Pakrat Estukyan