Özuğurlu: Erdoğan’a ‘masada Esad da var’ mesajı veriliyor

Özuğurlu: Erdoğan’a ‘masada Esad da var’ mesajı veriliyor

Gazeteci Musa Özuğurlu, Soçi Zirvesi öncesi Esad-Putin buluşması ve Zirve’nin gündemini Evrensel'e yorumladı.

Gazeteci Musa Özuğurlu, Esad-Putin buluşmasına ilişkin, “Esad ile buluşma aynı zamanda Erdoğan’a da güçlü bir mesaj” diyerek, Suriye’ye dair tüm senaryolar içinde en makul olanının ise Kürtlerin de katıldığı bir siyasi çözüm olduğunu belirtti. Özuğurlu, “Bu, bölge halklarının en önemli dinamiklerinden birinin Ortadoğu sinerjisine katılması anlamına gelir ki bölgenin özlediği barış için atılan en büyük adım olur” dedi. 

Gazeteci Musa Özuğurlu
Gazeteci Musa Özuğurlu

Soçi öncesi Esad’ın Rusya’ya gitmesi ve Putin ile görüşmesi ne anlama geliyor?

Bugüne kadar onlarca kez Rusya’nın Suriye’den vazgeçtiği iddiaları gündeme geldi ancak buna karşın hiçbir zaman böyle bir sorun olmadı ve Rusya, savaşı Esad ve İran ile koordinasyon halinde yürüttü. 

İş bölümünde en başlarda askeri kısım Suriye ordusunun, eğitim ve lojistik destek İran’ın ve diplomatik destek Rusya’nın işiydi. Ancak zamanla Suriye karşıtı ülkeler dozajı arttırınca önce İran, Hizbullah vasıtasıyla daha sonra Rusya askeri destek vermek durumunda kaldı. Dolayısıyla üçlü arasındaki stratejik iş birliği “kader birliği”ne dönüştü. Bugünler özelinde ise Putin, Esad ile koordinasyon halinde ve Şam’ın hassasiyetlerine göre bir süreç yürüteceğinin mesajını açıkça verdi. Esad’ın ziyaretinin fotoğraflarının bile özenle seçilmiş olduğunu görüyoruz. Bu fotoğraflar “Bundan sonrası için siyasi çözüm ancak Esad ile olur mesajı” olmasının yanında Suriye ve Suriye başlığı altında tüm taraflara her olasılığın göze alındığını göstermek amaçlı. 

Olasılıklar içinde Kürtlerin, siyasi çözümü idari özerklik de dahil Şam ile koordinasyon düşünmemeleri ve/veya ABD ile sıkı iş birliğini devam ettirmeleri halinde meydana gelebilecek çatışmalar ve bu durumda ABD ile askeri olarak da (Suriye’de) karşı karşıya gelmek de var. 
Esad ile buluşma aynı zamanda Erdoğan’a da güçlü bir mesaj. Her ne kadar Türkiye, Rusya ile yakın olsa da Erdoğan’ın Suriye ile ilgili planları tam netleşmiş değil ve bu mesaj kritik görüşme öncesi aynı zamanda Erdoğan’a “Masada Esad da olacak” da anlamına geliyor.

TÜRKİYE SÜREÇTEN DIŞLANABİLİR

Soçi Zirvesini gerçekleştiren üç tarafın bu zirveden ayrı ayrı beklentileri ve Suriye için hedefleri kısaca nedir?

Rusya, Suriye ve İran, Kürt realitesinin farkında. Bu nedenle çatışmaya girmeden ve Kürtlerin de hassasiyetlerini gözeten, Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde bir çözüme gitmek istiyorlar. Türkiye ise şu ana kadar Kürtlere hangi şekilde olursa olsun karşı çıktı. Zaten siyasi çözüm, Astana gibi süreçlerin uzamasının sebeplerinden biri de bu. 

Türkiye çok büyük bir sürpriz yapar da Erdoğan “Bizi Kürtler konusunda yanılttılar” diyerek Kürtlerin dahil olduğu bir çözümü kabul eder mi? Ederse bugüne kadar kullandığı söyleme ters düşecek, etmezse Astana ve devamı süreçlerden dışlanabilir. 

Yani Rusya-İran-Suriye üçlüsü artık zaten rest çektikleri ABD’ye Türkiye’yi de ekleyebilirler. Bu elbette resmi açıklamaya yansımayabilir ama fiiliyatta bunun sonuçları kısa zamanda görülür. 

Diğer yandan Suriye ve müttefikleri, Kürtlerin ABD’den uzaklaşması beklentisi içinde. Bu yönde bir çağrı ve devamında Kürtlere baskı olabilir. Türkiye’nin şu sıralarda fazla lüksü yok. ABD ile büyük gerilim yaşanırken Rusya ve İran’ı da karşısına almak istemez. 

Bu nedenle uyumlu bir sonuç açıklaması da yapılabilir ama Türkiye her durumda Kürtlerin kontrol altına alınmasını isteyecektir, ki bu işi bundan sonra Rusya götürecek gibi görünüyor.

KÜRTLERİN DE KATILDIĞI BİR ÇÖZÜM

Tüm bu tespitlerinizle birlikte Zirve’den ne sonuç bekliyorsunuz? 

Zirveden Rusya ve İran’ın yukarıda çizmeye çalıştığım çerçevede istedikleri çözüm sonucu çıkabilir. Tam tersi bir durum olur mu? Yani madem ABD, Suriye’de varlığını sürdürüyor ve Kürtler de ABD’den vazgeçmiyor “savaşacağız” açıklaması olabilir mi? Bunları bilmiyoruz. Bu iki durumda da kaybeden Türkiye yönetimi olacak. 

Sorunlar yaşasa da NATO üyesi ve halen ABD müttefiki bir ülke ve olasılıkların her birinde karşısına ABD ya da Rusya’yı alacak. Bu nedenle zirve sonrası Türkiye’yi çok zor günler bekliyor. 

Eğer Rusya çizgisinde bir çözüm olursa bu Türkiye’nin Kürtleri kabul ettiği anlamına gelir ki bugüne kadar uygulanan politikaların tamamen reddi demektir. Erdoğan’ın bunu iç kamuoyuna anlatması kolay değil. Bu durum aynı zamanda zaten ilişkinin krizde olduğu ABD ile yeni bir cephenin pratikte açılması anlamına gelir ki devamında Suriye iki ülkenin “kapışma” sahnesi olabilir. 

Eğer Türkiye Kürt çözümüne karşı gelirse bu kez sadece ABD’yi değil Rusya ve İran ile Suriye’yi de karşısına alacak demektir ki, ilk icraat ordusunu İdlib’ten çekme çağrısı olacaktır. Sonrasında İdlib’ten saçılacak tehlikelerle baş etmek zorunda kalabilir.

Ancak bütün bu senaryolar içinde en makul olanı Kürtlerin de katıldığı bir siyasi çözüm. Bu bölge halklarının en önemli dinamiklerinden birinin Ortadoğu sinerjisine katılması anlamına gelir ki bölgenin özlediği barış için atılan en büyük adım olur. 

Bölgenin en çok ve ilk adımda ihtiyacı olan şey birlik. Her halkın hakları temelinde yürütülecek bir süreçten Suriye de Rusya da İran da Irak da Türkiye de kârlı çıkar. 

Sanırım adı ne olursa olsun bir şekilde Suriye içinde çözüm bulunacak ve bu da bölgede yeni süreç ve olasılıkları gündeme getirecek ama bu kez Kürtler dahil bölgesel birliktelikten bahsetme olasılığı yükselir. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Kasım 2017 08:56
www.evrensel.net