Suruç Katliamı davasında Büyükçelebi’nin tanıklığına tepki

Suruç Katliamı davasında Büyükçelebi’nin tanıklığına tepki

Suruç Katliamı davasında mahkeme katliamda parmağı olan Deniz Büyükçelebi’nin eşi Şengül Büyükçelebi’nin sanık değil tanık olarak dinlenmesini istedi!

İnanç YILDIZ
Diyarbakır

Urfa’nın Suruç ilçesinde IŞİD’in canlı bomba saldırısı sonucu 33 gencin yaşamını yitirmesine ilişkin açılan davanın 3’üncü duruşması önceki gün görüldü. Mahkeme katliamda parmağı olan IŞİD’in üst düzey yöneticilerinden Deniz Büyükçelebi’nin eşi Şengül Büyükçelebi’nin sanık olarak değil de tanık olarak dinlemesini istedi. Duruma tepki gösteren davanın avukatlarından Kazım Bayraktar, “Şengül Büyükçelebi eşinden dolayı örgüt faaliyetlerine katıldığını söylüyor. Birçok üst düzey örgüt yöneticini tanıyor. Sadece bir eş olup bu işlere yabancı olsaydı bu kadar derin bilgiye sahip olmazdı. Bu kadar bilgi varsa o zaman faaliyette var. Tümüyle örgüt faaliyetine tanık” diyerek, Şengül Büyükçelebi’in tanık değil sanık olması gerektiğini ifade etti. 

‘EŞİNDEN DOLAYI ÖRGÜTLÜ OLDUĞUNU SÖYLÜYOR’

Urfa’nın Suruç ilçesinde IŞİD’in canlı bomba saldırısı sonucu 33 gencin yaşamını yitirmesine ilişkin açılan davanın 3’üncü duruşması önceki gün görüldü. Dava’da parmağı IŞİD’in üst düzey yöneticilerinden Deniz Büyükçelebi’nin eşi Şengül Büyükçelebi’nin Suruç davasında sanık olarak değil tanık olarak dinlenmesine dair Evrensel’e konuşan dava avukatlarından Kazım Bayraktar, Şengül Büyükçelebi ifadesinde eşinden dolayı örgüt faaliyetlerine katıldığını söylüyor.Tehdit vs. den bahsetmiyor. Örgüt faaliyetleri içerisinde  kaldı ki Deniz Büyükçelebi Türkiye ile Suriye arasındaki bağlantıyı sağlarken evine gidip gelenler vardı İlhami Balı bunlardan biri Halil İbrahim Durgun bir diğeri. Bunları söyleyen de Yakup Şahin. Yakup Şahin’in ifadelerinde Deniz  Büyükçelebi’nin fırınında çalışmış bir süre arada bir çay içmeye gidermiş bir defa gidişinde de  Halil İbrahim Durgun’u ve İlhami Balı’yı gördüğünü beyan etmişti. Antep hücresi dediğimiz hücre yani 2015 yılı ve katliamlara yakın bir tarih. Yani Şengül Büyükçelebi’nin de evde olduğu bir ortamdan bahsediyoruz. Bu tip davalarda eşler genellikle bir sorumluluk üstleniyorlar. Şengül Büyükçelebi’de bu işin içerisinde yer alıyor” dedi. 

‘İFADESİ ALINIRKEN SORGULAMA YAPILMAMIŞ’

Avukat Kazım Bayraktar
Avukat Kazım Bayraktar

Şengül Büyükçelebi’nin daha ifadesi alınırken, kendilerine haber verilmediğini söyleyen Bayraktar, “Son verdiği ifadede ‘Eşim nedeniyle yer aldım’ diyor. Dezavantajımız ise Şengül Büyükçelebi tanık olarak bu ifadeleri kullanırken biz baypas edildik. Mahkemenin temmuz ayında verdiği ara kararda Şengül Büyükçelebi’nin dinleneceği duruşma günü bize bildirilecekti. Ama Urfa Ağır Ceza Mahkemesi  dinlenirken müşteki avukatlarına da bildirilmesi gerektiğini talimata  yazmamış. Yazmayınca mahal mahkemesi de Şengül Büyükçelebi ne dediyse tutanağa yazıp bırakmış. Çağrılsaydık bir çok fotoğraf gösterecektik  ayrıca bu kişinin bir çok kaydının da araştırılması gerekiyor. Bunlar hazırlık soruşturması sırasında yapılması gerekip yapılmayan görevler. Ama şimdi burada mahkeme bizi engellemiş oldu bu nedenle bilgimiz kısıtlı. Şengül Büyükçelebi hakkında daha önce dava açıldı mı? Açılmadı mı? Soruşturma geçirdi mi? Onun bilgisi dahi yok biz buna dönük araştırma isteyeceğiz. Son duruşmada mahkeme yeniden dinlenmesine karar verdi ifadesi sırasında biz de hazır bulunacağız” dedi. 

‘SADECE BİR EŞ BU KADAR BİLGİYE SAHİP OLAMAZ’

Şengül Büyükçelebi katliam davalarının hiç birisinde sanık olmadığını dile getiren Bayraktar, “Bu sanıklarla ilişkili kişiler bir çok yerde tutuklanıp bırakıldığı için Şengül Büyükçelebi ile ilgili de böyle bir şey olabilir diye düşünüyoruz. Şengül Büyükçelebi ifadesinde diyor ki  ‘İlhami Balı’yı Yakup Şahin’i tanıyorum.’ IŞİD’in üst düzey yöneticilerinden Nusret  Yılmaz’ın yurt dışından gelen IŞİD mensuplarını Suriye’ye taşınması için iş teklif etmesi aracılığıyla tanıştıklarını söylüyor. ‘Eşim yurt dışından gelen örgüt mensuplarını eve alıyordu’ diyor ifadesinde ve bu sorgulamayı gerektiren bir ifade. Sadece bir eş olup bu işlere yabancı olsaydı bu kadar derin bilgiye sahip olmazdı. Bu kadar bilgi varsa o zaman faaliyette var. ‘Ebubekir kod adlı İlhami Balı’ diyor mesela. Tümüyle örgüt faaliyetine tanık. Talimat mahkemesi yüzeysel ifade almış fotoğraf göstermemiş sorgu yapmamış. Kaldı ki böyle bir tanık zaten talimatla dinlenmez ama mahkeme talimatla yeniden dinlemeye karar verdi” dedi. 

‘TUHAF İŞLER DÖNÜYOR’

İşin arkasında tuhaf şeylerin olduğunu belirten Bayraktar, “Sanık olarak dinlenmesini sağlayacak hazırlık soruşturması aşaması savcılık ve emniyettir. Fakat onlar Şengül Büyükçelebi’yi sorgulamamışlar, aramamışlar işin arkasında tuhaf işler var. Mahkemenin sanık olarak dinlemesi için dava açması lazım. Biz sorgudan sonra sanık olarak dinlenmesi için dava açacağız. Şehmus Sarı da bu şekilde tanık olarak dinleniyor ve önemli bir isim eğitim kadrosunda yer alan biri. Bu davalarda bilinçli görev ihmali dediğimiz bilinçli üzerine gitmeyen belli bir noktaya giden bir durum var. Bundan kaynaklı hukuk garabeti var. Şengül Büyükçelebi daha önce duruşmaya gitmiş ama bu sefer gelmeyebilir. Bu yanıyla hazırlık soruşturmasında bir çok şeyin yapılmadığı görüyoruz.  Emniyetin elinde daha fazla bilgi var ama bu bilgi üzerinden işlem yapılmıyor ‘sınırlı operasyon’ diyoruz. En çok öne çıkmış tetikçilere her şeyi yıkan bir politika izleniyor. Suruç Katliamı davasının 1 tane getirilebilecek sanığı var 2'si gıyabi tutuklu böyle bir dava biz bu noktalardan yeni bilgiler edinip soruşturmayı geliştirmeye çaba göstereceğiz” dedi. 

www.evrensel.net
ETİKETLER Suruç Katliamı