Adrese dayalı kayıt sistemi  sorunları daha da artıracak

Adrese dayalı kayıt sistemi sorunları daha da artıracak

Liselere girişte yeni sistemi değerlendiren Eğitim Sen, adrese dayalı kayıt sisteminin sorunları çözmeyeceğini, aksine artıracağını belirtti.

Eylem NAZLIER
İstanbul

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kaldırılan TEOG’un yerine Milli Eğitim Bakanlığı 51 gün sonra yeni sistemi açıklayabildi. Bakanlık ‘yeni sistem’ diye geçmişe dönerken, 1998’de 8 yıllık zorunlu eğitimle birlikte getirilen liselere geçiş sınavına benzetilen yeni sistemin adı “tercihe bağlı serbest kayıt sistemi” oldu. 

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından açıklanan yeni sisteme göre öğrenciler adreslerine en yakın 5 okulu tercih edebilecek. Yılmaz, bu şekilde öğrencilerin yüzde 90’ının sınava girmeden bir okula yerleştirileceğini açıkladı. Nitelikli okullara gitmek isteyen öğrenciler ise haziran ayında merkezi sınava girecek.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Eğitim Sen, ‘adrese dayalı kayıt sistemi’nin sorunları artıracağının altını çizdi.  Yaşanacak olası sorunların sıralandığı Eğitim Sen açıklamasında, “Öncelikle belirtmek gerekir ki her öğrencinin istediği okula gitmesi en doğal hakkı olmalıdır. Sınavsız ve her öğrencinin istediği okulda eğitim alması savunulması gereken en temel yaklaşım olmalıdır. Adrese dayalı bir sistem öncelikle öğrencilerin seçme hakkını kısıtlamakta, öğrencileri sadece oturduğu mahalle ya da eğitim bölgesine hapsetmektedir. Semtlerin ekonomik ve sosyal farklılıkları ve eşitsizlikleri okullara da kaçınılmaz olarak yansımaktadır. Okulların teknolojik donanımlarından, öğrencilere yönelik olarak sunulan olanaklara, velilerin okul yaşantısına katkısına kadar pek çok alanda bu farklılıkları ve eşitsizlikleri görmek mümkündür. Sanki tüm okullar eşit ve aynı olanaklara sahipmiş gibi bir ön kabul ile öğrencileri kendi bölgelerinde/mahallelerinde bulunan okullara gitmeye zorlamak sınıfsal eşitsizliklerin devamı ve öğrencilerin ait olduğu toplumsal sınıfa göre eğitim almaya zorlamak anlamına gelecektir.” denildi.

ÖĞRENCİLER İMAM HATİPLERE GİRMEYE ZORLANACAK

Yapılan düzenlemeyle öğrencilerin imam hatip liselerine yönlendirildiğini belirten Eğitim Sen, “Bahsi geçen 5 okul büyük şehirlerde büyük olasılıkla 1 imam hatip lisesi, 2 meslek lisesi, 2 Anadolu lisesi şeklinde olacaktır. Okul başarı puanı düşük olanlar meslek lisesine, daha da düşük olanlar imam hatip liselerine (İHL) yerleştirilecektir. Böylece temel eğitimden ortaöğretime geçişte öğrencilerin en az yüzde 25’inin İHL’ye yerleşmesi garanti altına alınacaktır. TEOG sürecinde İHL’ye yerleşme oranının yüzde11-12 civarında olduğu dikkate alındığında, benimsenen modelin kontenjanlarının ancak yüzde 65’ini doldurabilen İHL’lere yönlendirmeyi temel aldığı açıktır. Bu durum öğrenci, tercih, ilgi ve yeteneklerine göre eğitim alma hakkını ortadan kaldırmaktadır” dedi.

‘NİTELİKLİ OKUL TANIMLAMASI SKANDAL’

Bakan Yılmaz’ın yeni sistemi açıklarken ‘nitelikli okul’, ‘niteliksiz okul’ ayrımı yapmasının da eleştirildiği Eğitim Sen açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bu büyük bir skandaldır. Bakan Yılmaz’ın bu söyleminin, ‘Nitelikli okul’ listesine dahil olmayan okulların öğrencileri ve öğretmenlerinin üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin ne kadar yoğun olacağı açıktır. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağını kendisinin belirleyeceği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflemeden atılacak her adım, eğitimde yaşanan kaosu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.” 

'SINAV KALKMADI, DAHA DA AĞIRLAŞTIRILDI'

Liseye geçişte TEOG’un yerine açıklanan yeni sistemi değerlendiren  Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıfat Okçabol öğrencileri ve velileri büyük bir kaosun beklediğini söyleyerek, “Sınav kalkmadı, daha da ağırlaştı” dedi. 
“Bakanın açıklamalarını takip ettim, inanın ne söylediğini anlamadım.” diyen Okçabol, “Bakan mesele bir yerde yeni sistemin adını ‘eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemi’ olarak nitelendiriyor. Başka bir haberde bakana soruyorlar yeni sistemin adına “Veli  tercihine bağlı serbest kayıt sistemi” diyor. Okuduğunuz ve dinlediğiniz vakit pek çok şey anlaşılmıyordu. Belli ki bakan bile ne dediğini bilmiyor” dedi.

“Sınavı kaldırdık demelerinin ardından, 600 nitelikli okula öğrencilerin sınavla gireceği söylendi” diyen Okçabol, “Şimdiye kadar sınav niye vardı, çocuklar daha iyi okula girmesi için sınav yapılıyordu. Daha iyi okullar var diyorsunuz ve o okullara çocukların girmesi için sınav yapıyorsunuz. Çocuklar bu okullara girmek için sınava girecekler. Sınav yaptığınız zaman bir eşitsizlik söz konusu. Çünkü Türkiye’de okullar eş değer değil. İstanbul’daki yoksul kesimin bulunduğu okullar ile İstanbul’un göbeğindeki okullar eş değer değil. Bakan sıkılmadan ‘600 iyi okul var’ diyor. Sen devletsin, 600 iyi okulun olur mu? Bütün okulların iyi olması lazım. Dolayısıyla eğitim niteliği okuldan okula farklı. Sınav yaptığınızda iyi eğitim almayan çocuğu da, iyi eğitim alan çocuğu da aynı sınava sokuyorsunuz. Orada bir haksızlık yapılıyor. Sınavı kaldırmış değiller. Daha da ağırlaştırdılar. Sınavı kaldırdık lafı da kandırmaca.” ifadelerini kullandı.

‘ÇOCUKLAR İSTEDİĞİ OKULA GİDEMEYECEK’

“Çocukların, mahallelerindeki 5 okula başvuracakları söylendi. Diyelim ki Fatih Mahallesi’nde 30 bin ilkokul mezunu var, 30 binin 10 bini bir okula başvurdu ne olacak?” diye soran Okçabol, “Bir çok yerde bu sorunlar olacak. Çocuklar istediği okula gidemeyecek. Bir yerde satır arasında yazıyor zaten: ‘Bir okulda çok fazla başvuru olursa ortaokuldaki notuna bakılacak.’ Ortaokulda notu kim verecek? Yandaş sendikaların öğretmenleri verecek. Bunların kafasındaki değerlere sahip olan öğrenci zaten yüksek not alacak. Yüksek not alamayacak olan  muhalif öğrenci, sorgulayan öğrenci. Özünde çocuk istediği beş okuldan istediği okula gidemeyecek. Çocuğun önüne çıkacak 5 okuldan 3’ü zaten İmam hatipler olacak. Dolayısıyla herkesin istediği okula gidemeyen öğrenci, mecburen İmam hatibe gidecek” şeklinde konuştu.

‘BİZLERİ BÜYÜK BİR KAOS BEKLİYOR’

“Ne sınavsız geçiş olacak, ne de çocuklar istediği okula  gidebilecek.” diyen Okçabol şu ifadeleri kullandı: “8. sınıfta 1 milyon 800 bin öğrenci var. Bu öğrencileri nasıl yerleştireceksin? Bir okula başvuru yığılması olunca onu nasıl halledeceksin? Sonuç olarak daha çok öğrenci imam hatibe yönlendirecek. 16 yıllık  uygulamaya bakarsanız  istedikleri şey dini yaşamı topluma empoze etmek. Ne yazık ki benim görüşüme göre bu sistem büyük karmaşa getirecek. Var olan eşitsizlik artarak devam edecek. ‘Velilerimizden ne şikayet gelirse dikkate alacağız’ diyorlar. Şu ana kadar velilerden gelen hangi şikayeti dikkate aldınız? İmam hatip olmasın diye direndi veliler, okulları imam hatip yaptınız. Türkiye’nin yarısının karşı çıktığı müfredatı uyguluyorsunuz. Büyük bir kaos bekliyor” 

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Kasım 2017 11:10
www.evrensel.net