Mermer ocakları su kaynaklarını kuruttu, canlıları yok etti

Adıyaman'ın Kömür beldesinde mermer ocakları yüzünden doğadaki canlılar bir bir yok oldu, su kaynaklarını kurudu, içme suyu kalmadı.

Hacı Yusuf TOPALOĞLU

Adıyaman merkeze bağlı Kömür (Kumir) beldesindeki mermer ocakları, bölgede geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açıyor. Dünya, Yumumer, Alacakaya, Dimer, Tercih ve Diyar mermer ocakları ve bu ocakların bünyesinde kapatılan sahalarda rödovanslı çalıştırılan ocaklarla birlikte toplam 13 mermer ocağının faaliyet yürüttüğü bölgede, ocaklar doldurdukları dere yataklarıyla su kaynaklarına zarar verip bölgede canlı yaşamını tehdit ediyor. Kömür belde sakinleri mermer ocaklarının yaşamlarını olumsuz etkilediğini belirtirken, mermer ocaklarının bölgede 8 yıldır faaliyet yürüttüğünü söyleyen Belde Belediyesi Eş Başkanı Hüseyin Yuka, bölge halkının zamanında mermer ocaklarının bu derece tahrip yaratacağını tahmin etmediklerini ifade etti.

‘İNSANİ DEĞERLER HİÇE SAYILDI’

Zamanında mermer ocaklarına karşı gelişebilecek tepkilerin önüne geçmek için gençlerin ocaklarda çalıştırılmasının vaat edilerek bölge insanının kandırıldığını söyleyen Yuka, mermer ocaklarının insani değerleri hiçe sayarak, talan zihniyetiyle bölgede ağır tahribatlar yarattığını ve tahammül sınırlarını aştığını kaydetti. Kömür beldesi ve çevre köylerin doğal içme su kaynaklarının kuruduğunu, kalanların da içilemeyecek durumda olduğunu vurgulayan Yuka, “Şu anda içilecek su bulamıyoruz. Dere yataklarının dolduruldu. Sulak ve mera alanları gasp edildi. Bölge halkı içme suyu bulamadığı gibi hayvancılığı da bırakma noktasına geldi. Aynı zamanda su kaynaklarının tahrip olması ve ocakların atıkları yüzünden bölgede yaşayan yabani hayvanların yaşam alanı gittikçe daraldı” diye konuştu. 

‘BÖLGE İNSANSIZLAŞTIRILMAK İSTENİYOR’

Bölgenin mermer havzasına dönüştürüldüğünü ve mermer ocaklarının gittikçe yerleşim alanlarına yakın yerlerde de açılmaya çalışıldığını belirten Yuka, şunları kaydetti: “Kömür'e yaklaşık 700 metre yakın noktaya mermer ocağı açmaya çalıştılar. Yöre halkı karşı çıktı. Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtık. Bölge İdari Mahkemesi, yerleşim alanlarına yakın olduğu için ÇED raporu istedi. Şu an ÇED alması gerekiyor, ancak alamazlar. Ancak şu anda Artan ve İnlice köyleri bölgesinde iki tane ocak için altyapı oluşturuluyor. Bölgeyi insansızlaştırıp mermer ocağı havzasına dönüştürmeye çalışıyorlar. Açılan mermer ocakları Kömür sınırlarının dışında olduğu için müdahil olamıyoruz. Ancak çevre köylerin karşı durmaları durumunda yanlarında olacağız.”  

‘MERMER OCAKLARI ÇED’SİZ ÇALIŞIYOR’

Bölgenin insansızlaştırılarak dağıtılmaya çalışıldığının altını çizen Yuka, yetkili kurumların sessiz kalmasının temel nedeninin Kömür’ün siyasi kimliğinden kaynaklandığını vurgulayarak, bölgede faal olan mermer ocaklarının Çevresel Etki Değerlendirme’siz (ÇED) çalıştığını kaydetti. Yuka, şöyle devam etti: “Şu anda 96 tane ocak ruhsatı var. Çalışan ve çalışmaya başlayacak olanda 24 tane ocak var. Doğal kaynak sularımız yapılan analizlerde temiz çıkmadığı için, belediye olarak açtığımız artezyen kuyu sularını içiyoruz. Kaynak suları kullanıldığı için tarım ürünlerine hastalık bulaştığı gibi toprağın da verimini düşürüyor. Ayrıca mermer ocakları beldeye yüzde 2 katkı payı sunmaları gerekiyor. Katkı paylarını sunmadıkları için dava açmışız, davalar devam ediyor.”  

‘BİRLİK OLSAYDIK BARINDIRMAZDIK’

Doğal kaynak sularının içilemez duruma geldiğini belirten 76 yaşındaki Ali Güney, kaynak sularının mazot ve benzeri maddeler koktuğunu ifade etti. Yerleşim alanlarının yakınında ocak açılmak istendiğine işaret eden Güney, "İzin vermedik. Faal olan mermer ocaklarının kalkmasını istiyoruz, ancak baş edemiyoruz. Birlik olmadığımız için bir şey yapamıyoruz. Birlik olsaydık bunları burada barındırmazdık. Eskiden insanlar 'Kömür'e gidelim çınarın altından akan suyu içelim' derdi. Ancak şu anda doğal kaynak suyumuz kurumuş durumda. 3 aydır tamamıyla kurumuştu. Yaklaşık 10 gündür az bir su akmaya başladı. Bu suda nerden geldi anlamadık. Ancak içmeye korkuyoruz” diye konuştu.  

GÖÇE ZORLUYORLAR

63 yaşındaki Süleyman Taştan ise, mermer ocaklarının verdiği zarara dikkat çekerek, devlet yetkililerine mermer ocaklarına çare bulmaları konusunda çağrıda bulundu. Mermer ocaklarının çevreye zehir saçmaktan başka bir şey yapmadığını sözlerine ekleyen Taştan, çevreye verilen zarardan kaynaklı bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklarını ifade etti. 

‘MÜHÜR KİMDEYSE SÜLEYMAN ODUR’

Mermer ocaklarına 2 kilometre uzaklıkta bulunan Derinsu (Şexan) köyünde yaşayan emekli köy korucusu 79 yaşındaki Şeyh Ali, “Mermer ocakları çevremizdeki meralara zarar vererek hayvancılığı, su kaynaklarına zarar vererek çiftçiliği bitiriyor. Mermer ocakları bize zarar vermekten başka bir şey yapmadı. Aynı zamanda tozdan ciddi anlamda olumsuz etkileniyoruz. Mermer ocaklarının çevreye yaydığı tozlar ağaçların üzerine siniyor. Buda hayvanların otlak alanlarını etkiliyor. Bundan kaynaklı hayvanları ölenler oldu. Tozlar bağlarımıza ve meyve ağaçlarımıza da zarar veriyor” diye konuştu. Ali, mermer ocaklarının kalkmasını istediklerini, ancak ellerinden bir şey gelmediğini belirterek, “Mühür kimdeyse Süleyman odur” dedi. (Adıyaman/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Ekim 2017 11:02
www.evrensel.net