EMEP'ten İdlib açıklaması: Türkiye çıkmaz sokağa sokuluyor

EMEP'ten İdlib açıklaması: Türkiye çıkmaz sokağa sokuluyor

Emek Partisi, AKP'nin dış politikasına ve TSK'nin İdlib operasyonuna tepki göstererek 'Türkiye, barışa öncülük etmeli' dedi.

Emek Partisi (EMEP), TSK'nin İdlib operasyonuna dair açıklamasında, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde yaşananlara da dikkat çekerek AKP iktidarının komşu ülkelerin içişlerine karışıp onların kentleri üzerinde hak iddia etmekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.  "İdlib, iç savaşa sürüklenen Suriye’de kendi nüfuz alanlarını silahla çizmeye çalışan emperyalist devletlerin birbirlerine karşı yürüttüğü savaşın arenasıdır. Türkiye bu vekalet savaşının unsuru olmamalıdır" denilen  açıklamada "Türkiye bu savaşın bir parçası olmamalı; Ortadoğu halklarının barış içinde yaşayabilmesinde öncülük eden bir ülke olmalıdır" denildi.

Genel Başkan Selma Gürkan'ın imzasıyla yapılan açıklama şöyle:

"Referandum’dan sonra Barzani’ye karşı sınır harekatlarına girişen, vanaları kapatmakla tehdit eden siyasi iktidar, İdlib operasyonu ile Türkiye’yi yeni bir maceraya sürüklemektedir.

Ortadoğu’daki bütün gelişmeleri devletin ve sınırların bekasıyla ilişkilendiren Hükümet, bu yaklaşımla komşu ülkelerin içişlerine karışmış; Musul ve Erbil üzerinde hak iddia etmiş, Suriye kuzeyindeki Kürt oluşumlarını sürekli taciz etmiştir. Böylece Ortadoğu halklarına beka sorunu yaratan bir ülke haline gelmiştir.

İdlib operasyonu Suriye savaşının en kritik eşiğidir. Burada yuvalanan silahlı güçlerin tasfiyesi konusunda Türkiye’ye biçilen rol ne Türkiye halkına ne de Ortadoğu halklarına bir yarar sağlayacaktır. Çünkü İdlib, iç savaşa sürüklenen Suriye’de kendi nüfuz alanlarını silahla çizmeye çalışan emperyalist devletlerin birbirlerine karşı yürüttüğü savaşın arenasıdır. Türkiye bu vekalet savaşının unsuru olmamalıdır.   

AKP'NİN İDLİB HEDEFİ

Siyasi iktidar İdlib operasyonuna katılırken üç şey beklemektedir: Afrin’in diğer iki Kürt kantonuyla birleşmesini önleyerek içerideki Kürtler’e vehmettiği beka tehdidini ortadan kaldırmak; savaş sonrasında yeniden inşa faaliyetinde büyük parsayı  toparlamak; enerji nakil hatlarının kilit noktasında yer olan ülke statüsünü elde etmek.

İdlib bataklığına girmek en önce bunun için göze alınmıştır. Öte yandan siyasi iktidar aşınan meşruiyetini bir harekat ya da operasyon ile geri alabileceğini sanmaktadır. Ne var ki İdlib ağır ve acılı bedellere mal olacaktır. Kent merkezindeki kara müdahalesinin aktörü olmaya hazırlanan Türkiye yeni bir çıkmaz sokağa sokulmaktadır.

Türkiye bu savaşın bir parçası olmamalı; Ortadoğu halklarının barış içinde yaşayabilmesinde öncülük eden bir ülke olmalıdır. Ancak 82 Musul, 83 Erbil vb. gibi hesapların yapıldığı koşullarda barışın öznesi bu iktidar olamaz.

Barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin öznesi işçi ve emekçi halktır. Savaş politikalarını boşa çıkarmalı, Türkiye İdlib hülyasından vazgeçmelidir." (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ekim 2017 11:53
www.evrensel.net
ETİKETLER EMEPSuriyeİdlib

1 yorum yapılmış

  1. Hüseyin Özlütaş-MADEN MÜHENDİSİ 13 gün önce Yanıtla  /  Beğendim 2  /  Beğenmedim 0

    ŞİİR TANDA BİR ŞİİR
    PUSLU YOLLAR

    Puslu yıllarda ve yollardan geçiyordu hayat.
    Amansız, acımasız sessizce, akıp gidiyordu zaman.
    Yollar dar, karanlık ve buz tutmuştu anılar.
    Barışa giden yolla duman çökmüştü ve
    Uzaktan seçilemiyordu tuzaklar.
    İlahlar kurban istiyorlardı ve işte aldılar ama
    Ne değişecek, zalimlerin “ başı göğe mi erecek?
    Barıştan anlamıyordu melunlar ve zalimler!
    Her taraf savaş kışkırtıcılarıyla doluydu.
    Tıpkı bir göçük gibi aniden çöktüler!
    Her şey önceden ayarlamışlardı.
    Karanlıklar kitaplar, dolusu bir ceset bıraktı bizlere!
    Harflerin eleri, yüzleri zulüm karası!
    Yoksulların ve yaralı turnaların acısını öptüm,
    Yüreklice girdim sokağa, hüzün yağarken!
    Yılanın deliğine çomak soktum ve
    Barış bayrağını açtım yüreğime!
    Şimdi hasret sarıyorum karanlık ve
    Adını bile bilmediğim bir sokakta.
    Anılarım kanıyor ve beynim yanıyor keşke olmasaydı böyle!
    Barış tohumlarını ektim, düşmanın yüreğine bile!
    Ben barış dedikçe birileri kuduruyor ve savaş naraları atıyorlar.
    Ben barış doluyum, tıpkı bir bulut gibi!
    Dokunanın üstüne, barış yağacak,
    Hadi dokunun korkmayın dokunun!
    En büyük üzüntüm, sevdiklerimle vedalaşmadan,
    Toprakla kucaklaşmam.
    Birazdan duman dağılacak ve barış gelecek tüm yurda!
    Selam olsun size!
    Selam olsun tüm barışseverlere!
    Hoşça kalın. . . . . .

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.