Kartal'da binlerce yurttaş, eğitim mitinginde buluştu

Kartal'da binlerce yurttaş, eğitim mitinginde buluştu

ABF ve Eğitim Sen'in çağrısı ile Kartal'da bir araya gelen binlerce yurttaş laik, bilimsel, kamusal, parasız ve ana dilinde eğitim talebini haykırdı.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim Sen'in düzenlediği “Laik, bilimsel, kamusal, parasız ana dilinde eğitim” mitingi için buluşan binlerce yurttaş Kartal Kaymakamlığı önünden Kartal meydanına yürüyüş gerçekleştirdi.

Yürüyüşte “Bu eğitim sistemine itirazımız var” şiarıyla gerçekleştirilen mitingde "Düşünen, sorgulayan, hakkını arayan nesiller için bilimsel ve laik eğitim şart", "Gelecek kinle değil, bilimle kurulur", "tekçi, cinsiyetçi, gerici eğitime hayır' gibi yazılar yer alan çok sayıda döviz ve pankart dikkat çekti.

Kartal meydanında gerçekleşen mitinge CHP Milletvekilleri Necati Yılmaz, Mehmet Tüm, Mahmut Tanal, Ali Şeker, HDP Milletvekilleri Besime Konca, Müslüm Doğan, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, CHP İstanbul İl Örgütü, Emek Partisi İstanbul İl Örgütü, Haziran Hareketi, TKP ve İstanbul HDP İl Örgütü başta olmak üzere çok sayıda kurum temsilcisi ve yurttaş katıldı.

Sabah saatlerinde Kartal’da bir araya gelen katılımcılar; “Irkçı gerici eğitime hayır”, “Irkçı, gerici eğitime son”, “KHK’lar gidecek biz kalacağız”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Aleviler vardır, Alevilik haktır”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Nuriye, Semih onurumuzdur”, “Hak, hukuk, adalet”, “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganlarıyla miting alanına giriş yaptı.

  • Miting alanında kürsüye Ankara'da cenazesine saldırı düzenlenen ve Dersim'e defnedilen Aysel Tuğluk'un annesi Hatun Tuğluk'un fotoğrafı yerleştirildi ve "Hatun Tuğluk hepimizin annesi" denildi. 

‘ÇOCUKLARIMIZA ONURLU BİR GELECEK VERME MÜCADELSİNE DEVAM’

Adanan Yücel’in “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” şiirinin okunmasıyla başlayan miting programı saygı duruşuyla devam etti. “Geleceğimize sahip çıkıyoruz. Eşit parasız bilimsel ana dilde eğitim istiyoruz” pankartının açıldığı sahne önünde geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Hatun Tuğluk’un çiçeklerle bezenmiş fotoğrafı da yer aldı. Miting tertip komitesinin selamlamsının ardından Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan söz adı. Öğretim sisteminin parası olanlara işlediğini kaydeden Aytekin, “Bizler laik, özgürlük diye sokaklarda, meydanlardaydık. Çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakma mücadelesi verdik, vermeye devam edeceğiz” dedi. Aytekin, “Bunun bedelini ihraç edilen, tutuklanan, açığa alınan, bayram öncesi sürgün edilen arkadaşlarımız ödüyor. Bunun bedelini eğitim hakkı elinden alınan ödüyor. Bunun bedelini 193 gündür işimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz diyen Nuriye ve Semih ödüyor” ifadesini kullandı.

Yandaş sendikalara inat mücadeleyi ve dayanışmayı da örgütlediklerinin altını çizen Aydoğan, 1961 sözleşmesini hatırlattı ve ekledi: “Bizler mutsuz insanların mutlu öğretmenleri olmayı reddediyoruz!” Meselenin geleceğe sahip çıkmaya karar verip vermeme olduğunun altını çizen Aydoğan, AKP iktidarına seslendi ve şöyle devam etti: “Bizler 12 Eylül'ün faşizmine, zindanlarına teslim olmadık, AKP faşizmine, karanlığına teslim olmayacağız. Bu daha başlangıç mücadeleye devam!”

‘YAŞAMDA, HUKUKTA , EĞİTİMDE ADALET YOK’

Daha sonra sahneye çıkan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, eylemin sessiz bir miting olacağını, asıl sözü eğitim sisteminin mağdurları gençler ve çocukların söyleyeceğini belirtti. Yıldız, “Biz Aleviler hoş görünün hanesi olduk. Bugün de yarın da bu düsturla yaşayacağız. Kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir gelecek için her türlü asimilasyona karşı olacağız. Devletler inançtan ve dinden elini çekip hepsine eşit mesafede olmalıdır. AKP ve Saray her anlamda karanlığa götürüyor ülkeyi; yaşamda, hukukta, eğitimde adalet yok. Gerici, ırkçı, faşist eğitime karşı çalışmalarımız devam edecek. Gelin hep beraber olalım gücümüzü AKP ve Saray’a duyuralım. Yeryüzü aşkın ve hakkın yüzü olana kadar hak mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yıldız, yarın da Anlara’daki Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yapacaklarının bilgisini vererek sözlerini noktaladı.

GENÇLER NASIL BİR EĞİTİM İSTEDİKLERİNİ ANLATTI

Yıldız’ın ardından sahneye Yağmur ve Onur adlı gençler çıkarak okudukları bildiriyle nasıl bir eğitim programı istediklerini anlattı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Irkçı, şeriatçı, cihatçı, dinci ve gerici eğitim programına hayır demek için yan yana geldik. Gericiliğe karşı bilimi, tekçiliğe karşı birlikte yaşamı istiyoruz. Eşit, bir arada, kardeşçe kendi anadilimizde eğitim görmek istiyoruz. Devletin inançlardaki tekçi tutumuna ve zorunlu din dersine son verilmesini istiyoruz. İnancımıza, siyasi düşüncemize müdahale edilmesin istiyoruz. Bilim dışı öğretim programlarını okullarımızda istemiyoruz. Seçmeli ders dayatmasının sonlandırılmasını  mescit yerine laboratuvar, kütüphane, müzik ve resim atölyesi açılsın istiyoruz. Cemaat ve tarikatların okullarımıza girmesini istemiyoruz. İmam hatipe gitmek zorunda bırakılmak istemiyoruz. Herkese parasız eğitim istiyoruz. Daha iyi şartlarda eğitim almak için Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçenin daha fazla olmasını istiyoruz. Yarış atı gibi kullanılmadığımız, gelecek hayallerimizi 3 saatlik sınavlarla sınırlamayan bir eğitim istiyoruz. Öğretmenlerimizin işe iadesini istiyoruz. Laik, demokratik, bilimsel ve ana dilde eğitim müfredatta yerini alana kadar okullarımızı savunacağız. Karanlığa teslim olmayacağız.”

‘SESSİZ ÇIĞLIK’

Bildirinin ardından 3 dakikalık “sessiz çığlık” eylemi yapıldı. Eyleme katılan binlerce kişi 3 dakika boyunca gerici zihniyete karşı susarak,  sessizliklerini dünya kamuoyuna duyurdu.

‘AÇIK CEZAEVİNE HAPSOLDUK’

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun ve Eğitim Sen’in hazırladığı ortak metni ise sanatçı Orhan Alkaya okudu. Mitinge diğer bütün sıfatlarını bırakarak, lise öğrencisi olan bir çocuğun babası olarak katıldığını söyleyen Alkaya, “Yaşamıyor, AKP iktidarıyla kuşatılan zulüm ve katliam zamanından geçiyoruz. İnsanlığın kurulduğu Ortadoğu, insanlığın mezarı oldu. Adına mezhep savaşları denen adı konulmamış Üçüncü Dünya Savaşı, vekaletle yönetilen Suriye coğrafyasını talan eden bu savaş her şeyi yerle bir etti. Adına ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ denilen programla Ortadoğu'nun başkanı olmak isteyenler Türkiye'yi bu savaşın parçası haline getirdiler. Bizleri insanlık adına utanılacak sahneler görmeye mecbur bıraktılar. Suruç’ta, Ankara’da insanlık bombalandı, şehirler yakıldı, çocuk bedenleri buzdolabında saklandı, 15 Temmuz OHAL olarak girdi hayatımıza, tek adam rejiminin KHK ile yürütüldüğü sisteme koşar adım gidildi. Giderken de her adımda kadınları, emekçileri, doğayı ayaklar altına aldı. Halkın iradesiyle seçilen belediyelere kayyum atamakla kalınmadı, 6 milyon oyla seçilmiş partinin eş başkanları, vekilleri, belediye başkanları tutuklandı. Havuzun dışında kalan medya organları kapatıldı. ‘Bu suça ortak olmayacağız’ diyen akademisyenler işten atıldı, işlerine dönmek için açlık grevi yapan Nuriye ve Semih tutuklandı, gazeteciler, aydınlar kapalı, geri kalan herkes açık cezaevine yani ülkemize hapsoldu” diyerek 15 yıllık AKP iktidarında gelinen noktayı özetledi. 

‘ŞERİATÇI EĞİTİME İZİN VERMEYECEĞİZ’

“AKP 15 yılda göstermiştir ki, derya kumundan desti olmaz, zulüm ile abad olunmaz. Kapılara mühür vurulur ama insanlığa vurulamaz. İnsanlığın kadim tarihi bilir ki saraylar, kaleler yıkılır; insanlık ayakta kalır” diye devam eden Alkaya, Kartal Meydanı’ndaki miting alanını dolduranların dindar ve kindar değil barış ve sevgi dolu gençlik isteyenler, karanlığa karşı ışık olanlar olduğunu söyledi. Alkaya şöyle devam etti: “Laiklik ve çoğulculuğu inkar eden, demokrasiyi, cumhuriyeti AKP çiftliğine çeviren zihniyet, ilkokul çocuklarına türban giydirmeye yenilik diyor. Bu dinci ve gerici bir oyundur. 12 Eylül anayasasındaki kırıntıları bile topluma fazla gören reis başkan dindar ve kindar nesil yetiştirip hükümdarlığını sürdürmek istiyor. Biz Aleviler şeriatçı eğitime izin vermeyeceğiz. Evrimi, felsefe ve bilimi inkar eden gerici felsefe, okulları bilimden uzaklaştırıyor. Parasız eğitim istiyoruz.”

‘AKP’NİN EĞİTİM PROGRAMI TOPLUMUN GELECEĞİNE DARBEDİR’

AKP’nin eğitim programını eleştiren Alkaya, “AKP’nin eğitim programı, toplumun geleceğine vurulan darbedir. Alevi inancını kökten bitirmeyi arzuluyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan daha etkin hale getirilen Dianet İşleri Başkanlığı derhal kaldırılmalıdır. Nefesi kesilmiş bir cana bile düşmanlık eden, Hatun anneyi reddeden profili gördük. Bu eğitim sistemiyle hedeflenen kadınlara tekme atıp savaştan kaçıp gelen Suriyelileri öldürenlerdir. Bizler buna hayır diyoruz. Barışı, sevgiyi öğretin ki bir can daha mezarsız kalmasın. Öğretin ki, bu coğrafya güller bahçesine dönsün. Geleceğimiz olan çocukları karanlığa teslim etmeyiz. Birlik güçtür, erdem gelecektir. Bundan yüz yıllar öncesinden ‘Gelin canlar bir olalım’ denmişti. Bu düsturla kimse damla olmaktan vazgeçmesin ama bir araya gelip derya olmaktan vazgeçmeyelim. Ancak deryalardır karanlığı aydınlık yapacak. AKP’nin eğitim programının iptal edilmesini istiyoruz. Anadilde eğitimi hak kabul eden eğitim programı yazılsın, 12 Eylül anayasası kaldırılsın, yeni, demokratik anayasayı hep birlikte inşa edelim. Dianet kaldırılsın, devlet inançları yönetmesin. Koçgiri, Dersim, Elbistan, Malatya, Sivas, Maraş, Çorum, Madımak, Gazi ve Gezi katliamlarıyla ilgili gerekli süreçler yeniden işletilsin” diyerek taleplerini sıraladı. (İstanbul/EVRENSEL) 

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Eylül 2017 16:03
www.evrensel.net