Asla çaresiz ve çözümsüz değiliz

Asla çaresiz ve çözümsüz değiliz

DİSK/Gıda-İş Sendikası Genel Sekreteri Levent Gökçek, Kurban Bayramı'nı ve 10 günlük tatilden faydalanamayan milyonlarca işçiyi yazdı.

Levent GÖKÇEK
DİSK/Gıda-İş Sendikası Genel Sekreteri

Yine bir bayram geldi çattı fakat işçi ve emekçiler için bir bayram havasından söz edemiyoruz. Gıdadan, tekstile; camdan, metale işçiler bayramda çalışmak zorunda bırakılacak. Fabrika ve iş yerlerinden gelen haberler bu yönde.

Kurban Bayramı’nda 10 günlük idari tatil ilan edildi fakat milyonlarca işçi ve emekçi işe gidip dinlenme hakkını kullanamıyor. Halbuki dinlenme hakkı en temel haklardan biridir aynı zamanda anayasal bir haktır. Fakat kapitalizm giderek çalışma sürelerini uzatıyor, dinlenme sürelerini ise azaltıyor. Türkiye işçi sınıfı, OECD ülkeleri içerisinde en uzun saatlerle ve en ağır koşullarda çalıştırılan işçiler olarak istatistiklerde yerini alıyor. Patronların zenginliği ve kârı için işçiler, 19.yüzyıl koşullarındaki gibi kölece çalıştırılıyor. Her geçen gün işçileri koruyan yasalar hükümet tarafından esnetiliyor ve işçiler için çalışma hayatı tam bir cehennem haline getirildi. İşçi ve emekçilerden oy alarak seçilen AKP Hükümeti, sermayeye ve patronlara hizmette sınır tanımıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, patronların karşısında rahatlıkla “Biz OHAL’i grevleri yasaklamak için kullanıyoruz” diyebiliyor.

Gıda iş kolu ise diğer sektörlerden biraz daha özgün bir durumda. Bayramda ülkenin gıda ihtiyacını karşılayacak olan gıda işçileri, bayram öncesi çok uzun saatler ile çalıştırılıyor. Fazla mesai yasada zorunlu olmamasına rağmen gıda işçileri zorunlu mesailere bırakılıyor. Gıda işçileri bayram öncesi yoğun çalışma temposunda çocuklarının ve ailesinin yüzünü göremedi. Fakat bunca ağır koşullarda ve uzun saatler ile çalışmaya karşılık işçiler tatil yapacak bir gelire bile sahip olamıyor. Düşük ücretlere mahkum edilen gıda işçileri başta olmak üzere tüm emekçiler ay sonunu nasıl getireceklerini kara kara düşünüyor. İşçi ve emekçiler, karınlarını bile nitelikli, sağlıklı ve yeterli bir şekilde doyuramıyor. Sosyal yaşam dediğimiz şey işçiler için unutulmuş durumda. Gıda iş kolunda yıllık izinlerin bile fiilen ortadan kaldırıldığı bir çalışma hayatını gözlemliyoruz. Yaz aylarının “vazgeçilmezleri” olarak turizm ve tatil haberleri karşımıza çıkıyor. Fakat kölece çalıştığı için tatil yapamayan veya zamanı olsa da yeterli geliri olmadığı için tatil yapamayan milyonlarca işçi ve emekçinin haberini yapan yok. Burada Evrensel gazetesini ayrı tutuyorum. Çünkü Evrensel gazetesi işçi ve emekçilerin sorunlarını ve taleplerini gündem yapıyor.

Bayram öncesinde ve bayramda işçiler için kapkara bir tablo karşımızda duruyor. Fakat asla çaresiz ve çözümsüz değiliz. İşçilerin insanca yaşamasının ve insanca çalışmasının yolu birlik ve mücadeleden geçiyor. Fabrika ve iş yerlerindeki olumsuz tabloyu tersine çevirecek olan işçilerin birliğinden gelen gücüdür. Biz DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası olarak işçilerin çalışma koşullarını düzeltebilmesi için gecemizi gündüzümüze katıp çalışıyoruz. İşçi ve emekçilerin, patronlar karşısında kazanmasının yolu da sermayeden bağımsız mücadeleci sendikalar ile bütünleşmesinden geçiyor.

Kurban Bayramı vesilesi ile gıda işçileri başta olmak üzere tüm Türkiye işçi sınıfının bayramını kutluyorum. Emekçilerin bayram gibi bayram yaşadığı, emeğin, demokrasinin ve barışın kazandığı özgür bir ülke için tüm işçileri ve emekçileri birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyorum.

www.evrensel.net