Suriyelilerin buruk bayramı: 'Bayram acıları hatırlatıyor'

Suriyelilerin buruk bayramı: 'Bayram acıları hatırlatıyor'

Suriyeliler bayrama yine buruk giriyor. Adana'da konuştuğumuz Suriyeli mülteciler 'Bayram bize acıları hatırlatıyor' diyorlar.

Volkan PEKAL
Adana

Türkiye'de sayıları 3 milyonu bulan Suriyeli mülteciler bayrama buruk giriyor. Adana’nın Mirza Çelebi Mahallesi’ndeyiz ve iç savaşta yakınlarını, evlerini, işlerini kaybeden mülteciler, bir çoğu Suriye’de kalan ya da dünyanın dört bir yanına dağılan akrabalarını bu bayramda da göremeyecek. Suriyeli mülteciler bayramın kendilerine, savaşta kaybettikleri, mezarları Suriye’de kalan yakınlarını hatırlattığını belirterek tam anlamıyla bayram yaşayamadıklarını söylüyor.

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Mirza Çelebi Mahallesi, mültecilerin yoğun olarak yaşadığı bir yer ve bundan dolayı ‘Küçük Halep’ olarak adlandırılıyor. Mahalle mekansal olarak Halep’le pek benzerlik taşımasa da sokaklarda çok sayıda Suriyelinin olması, büyük kısmı belediye tarafından kaldırılmış olsa da geriye kalan Arapça tabelalar, Suriye’ye özgü yiyecekler, kulağa gelen Arapça ezgiler, insana gerçekten de Halep’teymiş hissi veriyor.  Ancak buradaki mülteciler, bayramı bayram gibi yaşayamıyor. Bir çoğu Halep’ten gelen mülteciler, savaşta hayatını kaybeden ve dünyanın ya da Türkiye’nin çeşitli yerlerine dağılan akrabaları ile hep birlikte oldukları bayramları özlüyor.

BAYRAM BİZE KÖTÜ ŞEYLER HATIRLATIYOR

Muhammed Hacıisa isimli genç ile konuşuyoruz. Muhammed, Suriye’deki savaşta yakınlarını birer birer kaybetmeye başlayınca ailesi ile birlikte Türkiye’ye sığınmış. Aile, burada devletin mülteci kamplarında kalmış ve bu kamplarda büyük zorluklar yaşamış. Daha sonra ise Mirzaçelebi’ye yerleşmişler. 

Savaşın hayatını değiştirdiğini anlatıyor Muhammed. Halep’te dayısını ve kardeşini kaybettiğini anlatıyor ve ekliyor: “Bayramda ölen yakınlarımızı hatırlıyoruz. Onları özlüyoruz. Bayram bize bayram gibi gelmiyor. Acıları hatırlatıyor.” Eski günleri özlediğini ifade ediyor Muhammed: “Suriye’de bayramlarda önce aile büyüklerini ziyaret ettikten sonra akrabalarla bir araya gelirdik. Mezarları ziyaret ederdik. Şimdi burada da amcamlara gideceğiz. Ama kardeşim yok, dayım yok. Onları özlüyoruz. Mezarları Suriye’de. Yanlarına gidemiyoruz. Burada çalışmak zorundayız. Savaş biterse bayramları Suriye’de geçirmek istiyoruz.” 

Bir dönercide çalışan Suphi Sermin’in akrabalarının çoğu Adana’da. Kendisi de 4 yıldır Türkiye’de ve artık Türkiye’ye alıştığını söylüyor. Bayramda akrabaları ve Türkiyeli komşularını ziyaret edeceklerini söylüyor Suphi. 

Suphi, “Savaşta kaybettiğimiz yakınlarımızın özlemini çekiyoruz” diye de ekliyor. 

‘VATANIMIZDAKİ GİBİ OLMUYOR’

İbrahim Keleş de Suriye’den 4 yıl önce gelmiş. İbrahim bütün bu zorluklara rağmen eğitimine devam etmiş ve üniversiteyi kazanmış. Esnaflık yapan babasına yardım ederken konuşuyoruz İbrahim ile. Savaşta evini, geleceğe dair umutlarını ve arkadaşlarını kaybeden İbrahim, Türkiye’de yeni bir hayata başlasa da Suriye savaşında kaybettiklerinin anılarını unutmadığını söylüyor. İbrahim, bayramın kendisine ne ifade ettiğini şu sözlerle anlatıyor: “Akrabaların yarısı burada, yarısı Suriye’de. Burada da bayram yapacağız. Türk arkadaşlara gideceğiz. Ama vatanımızdaki gibi olmuyor. Suriye’de bayramlarda sevdiklerimizi görüyorduk. Burada göremiyoruz. Burası ile oradaki bayram arasında çok fark var.”  Savaş başladığında Lübnan’da parfümcülük yapan Ömer Azizi, nişanlısı Türkiye’ye gelince o da arkasından gelmiş. Burada evlendiklerini ve 2 çocuğu olduğunu dile getiren Azizi, annesinin Suriye’de kaldığını söylüyor. Azizi, “Annemi görmeyi çok istiyorum” diyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Ağustos 2017 07:18
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.