Su samuru karayolunda niye ölür?

Su samuru karayolunda niye ölür?

EKODOSD, yarı sucul bir hayvan olan su samurunun karayolunda ölmesinin, canlının yaşam alanına yönelik müdahalenin sonucu olduğuna dikkat çekti.

Özer AKDEMİR
İzmir

Söke - Milas karayolunda geçtiğimiz günlerde ölü olarak bulunan su samuru (Lutra lutra) karayollarındaki hayvan ölümlerini tekrar gündeme getirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), belki de tarihte ilk kez bir su samurunun karayolunda öldüğünü belirtirken yaşam alanlarının ortasından karayolu geçirilen hayvanlardan onlarcası her gün araçların altında ezilerek can veriyor.

YAŞAM ALANLARI AZALINCA

Bisiklet sporu yapan bir vatandaşın Milas yolunda antrenman yaptığı sırada rastladığı hayvanın ölüsünü Milli Parklar Müdürlüğüne bildirmesi sonrası yapılan incelemede araç altında kalarak ölen hayvanın bir su samuru olduğu tespit edildi. Milli Park Müdürlüğü ekibi tarafından olay yerinden alınarak Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne gönderilen su samuru incelemesi yapıldıktan sonra tahnidi yapılarak müzeye konulacak.

Bölgede faaliyet gösteren Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) konuya dair yaptığı açıklamada, yarı sucul bir canlı olan su samurunun (Lutra lutra) sansargillerden olup aşırı kirlilik ve çevresel faktörlerle sayılarının ve yaşam alanlarının günümüzde oldukça azaldığına dikkat çekti.

'TARİHTE BELKİ DE BİR İLK'

EKODOSD açıklamasında, “Doğada eski yıllara göre yiyecek sıkıntısı çeken bu canlıların habitatları korunamadığından, yaşamlarını sürdürmek ve nesillerini devam ettirmek için farklı yöntemler ve davranışlar içine girdikleri görülmektedir. Bugün meydana gelen olay çok önemlidir. Bir su samuru belki de tarihinde ilk kez bir karayolunda bir araç tarafından ezilerek yaşamını yitirmiştir. Söke – Milas karayolu 1950’li yıllarda yapılmıştır. Karayolu Batı Anadolu’da yaban hayatının en zengin olduğu bölgenin tam ortasından geçmektedir” denildi.

İNSAN RAHATI İÇİN YABAN HAYATI GÖZ ARDI EDİLDİ

Söke-Milas karayolunun yapılması sonrası insanların yolda daha rahat ulaşım sağlaması için, genişletmeler ve birçok değişimler yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, buna karşın zengin bir ekosistemin devam ettiği bölgede yaban hayatının göz ardı edildiği dile getirildi. EKODOSD, “Beslenme, barınma ve üreme için sürekli yer değiştiren yaban hayvanlarının, son yıllarda daha da genişleyen ve geçişi zorlayan uygulamalarla, yaban hayatının ölüm yolu olarak bilinen ve habitatları bıçak gibi ortasından kesen yaklaşık 30 km.lik Söke-Milas karayolunda, hemen hergün onlarca hayvanın ezildiği görülmektedir. Özellikle domuz çarpmalarında sürücülerin de tehlike altına girdiği kazalarda birçok farklı tür ölmektedir” dedi.

 

YABAN HAYVANI GEÇİŞ KORİDORLARI YAPILMALI

Dünyanın pek çok ülkesinde karayollarının ve otobanların üstlerine yaban hayatı geçiş koridorları yapıldığının altını çizen EKODOSD açıklamasında; “Bu uygulama ova olması nedeniyle buradaki karayolu için uygun olmasa bile, Söke-Milas karayolunun altında belirli kilometrelerde eski yıllarda su geçmesi için yapılan menfezler, yaban hayatı geçiş koridoru olarak düzenlenebilir” denildi. Yapılan incelemede, ölen su samurunun, Karanfil Azmağı’ndan, yolun karşısında bulunan Erikli Azmağı’na geçeceği sırada ezildiği tahminin yapıldığına dikkat çekilen açıklamada şu görüşlere yer verildi, “Yaban hayvanlarını karayolundan başka bekleyen en büyük tehlike, yaşam alanlarının yok olması ve azalmasıdır. Bu anlamda Söke Ovası’nda bulunan eski menderes yatakları olarak bilinen azmakların önemi çok büyüktür. Bu azmaklar, başta su samurları olmak üzere, pek çok yaban hayvanının, sürüngenin, amfibinin ve su kuşlarının yaşam alanı olduğu gibi, aynı zamanda Dilek Yarımadası, Bafa Gölü ve Beşparmak Dağları’na geçiş koridoru sağlayan çok önemli sulak alanlardır.”
EKODOSD, sağlıklı bir sulak alan ekosisteminin göstergesi olan su samurlarının Söke Ovası’ndaki azmaklarda yaşadığı bilinse de, bugüne kadar kayıt altına alınamadığına vurgu yaptı.

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Temmuz 2017 14:24
www.evrensel.net
ETİKETLER su samuru