Dışarıdaki Gazeteciler’den Cumhuriyet davasına çağrı

Dışarıdaki Gazeteciler’den Cumhuriyet davasına çağrı

Cumhuriyet çalışanlarının yargılandığı davanın 24 Temmuz'daki ilk duruşmasına Dışarıdaki Gazeteciler çağrı yaptı.

Dışarıdaki Gazeteciler, Cumhuriyet gazetesinin yazar, çizer, muhabir, avukat ve yöneticilerinin “FETÖ, DHKP-C ve PKK örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunma” iddiasıyla yargılandıkları davanın 24 Temmuz’daki ilk duruşmasına “adalet ve özgürlük için” katılım çağrısı yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası da "24 Temmuz yeniden bayram olsun diye yürüyoruz" davaya katılım çağrısı yaptı. 

Cumhuriyet gazetesinin yazar, çizer, muhabir, avukat ve yöneticileri 24 Temmuz Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıkacak. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın ilk duruşması 24 Temmuz'da saat 10.30’da başlayacak ve 5 gün sürecek. Söz konusu davada, 11'i tutuklu 17 Cumhuriyet gazetesi çalışanı yargılanıyor.

‘24 TEMMUZ HUKUKA SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR’

Cumhuriyet gazetesi önünde bir araya gelen Dışarıdaki Gazeteciler yaptıkları basın açıklamasında Cumhuriyet davasına katılım çağrısı yaptı. Açıklamaya EMEP İl Başkanı Güven Gerçek de katıldı. Cumhuriyet gazetesinin tutuklu avukatları için İstanbul Adliyesi’nde başlatılan Adalet Nöbeti katılımcılarından Avukat Kemal Aytaç, gazetecilerin ve meslektaşlarının tutuklanmasının kesinlikle bir dava olmadığını belirterek talimat üzerine gerçekleştirilen siyasi bir operasyon olduğunu kaydetti. Aytaç, “Bu ülkede bu tür davalarda hiçbir hukuk normu gözetilmiyor. Bu dönem  hiçbir zaman olmadığı kadar fütursuzca, ahlaksızca bir iş yürütülüyor. Doğrudan insanlar yargılanmadan ‘terörist’ ilan ediliyor. Bunu da bu ülkenin en yetkili ağızları yapıyor. Şimdi insanlarımızın, gazetecilerin, hukukçuların hukuka sahip çıkma günüdür. 24 Temmuz hukuka sahip çıkma günüdür” dedi.

‘CUMHURİYET NE SUSACAK, NE DE BOYUN EĞECEK’

Dava kapsamında tutuksuz yargılanan Cumhuriyet gazetesi yazarı Aydın Engin ise 24 Temmuz’da bir dönemeç yaşayacaklarını kaydederek, “deli saçması” bir iddianameyi çürütmenin çok zor olduğunu ifade etti. Engin, “17 cumhuriyet sanığının dışarda olanıyım. Bu bir basın açıklaması ve Türkiye basını bu kadar. Cumhuriyetçilerin neden içeride olduğunu merak eden varsa bu fotoğrafa bakılabilir. Geri kalan satın alınmış, penguen medyası. Evrensel, Cumhuriyet, Birgün ve bazı internet gazetelerinden başka yok. Bir avucuz. 5 gün boyunca bu deli saçması iddianameyi nasıl çürüteceğiz bilmiyoruz. Sizlerin yanımızda olmasının verdiği güçle bugüne kadar dik durduk, bugünden sonra da dik duracağız. Direncimizi bu destekten aldık. Bu destek sürdükçe Cumhuriyet ne susacak, ne de boyun eğecektir” diye konuştu.

‘150’NİN ÜZERİNDE GAZETECİ REHİN TUTULUYOR’

Son olarak Cumhuriyet Davası Koordinasyonu adına gazeteci Ertuğrul Mavioğlu açıklama yaptı. Türkiye'de 150'nin üzerinde gazetecinin cezaevlerinde rehin tutulduğunu hatırlatan Mavioğlu, “Onlarca muhalif gazete, televizyon, dergi, yayınevi ve haber ajansı halkın haber alma özgürlüğü hiçe sayılarak kapatıldı. Binlerce gazeteci işsiz kaldı. Gazeteciler hakkında sayısız dava, soruşturma ve hapis cezalan var. Muhalif gazeteler ve gazeteciler iktidarın uygulamalarını eleştiren her haber nedeniyle soruşturma ve davalara maruz kalıyor Bu soruşturmalardan, sadece gazete ve televizyonlar değil, sıradan sosyal medya paylaşımında bulunanlar da fazlasıyla etkileniyor” dedi.

‘YAZAN, ÇİZEN, HABER YAPAN TERÖRİST DİYE YAFTALANIYOR’

Türkiye'nin en eski gazetelerinden biri olan Cumhuriyet gazetesinin kurmaca bir iddianame ile susturulmaya çalışıldığını ifade eden Mavioğlu, “Cumhuriyet'in 12 yazar ve çalışanı 106 ila 264 gündür tutuklu. Gazetecilerin tutuklanmasının gerekçeleri arasında 'yayın politikasının değiştirilmesi' dahi yer alabiliyor. Yazan, haber yapan, karikatür çizen ‘terörist’ diye yaftalamıyor. Sahada haber takibi yapan gazeteciler silahla tehdit edilmeye varan baskılarla engelleniyor. Yüzlerce internet sitesi Anayasa'ya aykırı erişim engeli kayarlarıyla kapatılırken, sansür ve otosansür sıradanlaşıyor. Tehditler, davalar, baskılar ve işsizlik nedeniyle onlarca gazeteci ülkeyi terk etti” dedi.

‘DAYANIŞMA HEDEF GÖSTERİLİYOR’

Türkiye'de ve dışarıda kalabilenlerin her şeye rağmen halkın haber alma hakkı için, basın özgürlüğü için, demokrasi için hakikati dillendirmeye devam ettiğini vurgulayan Mavioğlu, “Hapishanelerdeki gazeteci arkadaşlarıyla dayanışan herkes bugün iktidarın ve iktidar medyasının hedefinde. Gün geçmiyor ki havuz medyasından yalan ve spekülatif nitelikte hedef gösterici 'haber’ler yayınlanmasın. Hapishanelerdeki gazetecilerin akrabaları dahi bu çirkef yayınlardan nasibini alıyor” ifadesinde bulundu.

‘HAKİKAT KAZANACAK’

“Sanılmasın ki bu yalanlar, üretenlerin yanına kar kalacak. Emin olun ki hakikat kazanacak” diyen Mavioğlu, “Türkiye'yi bu karanlıktan aydınlığa çıkaracak olan hakikatin ışığıdır. Bu ışık da özgür gazetecilerin ve tüm baskılara rağmen adalet arayanların ellerindedir. Halkın haber alma hakki ve basın özgürlüğü önündeki engellere son verilsin! Sansürün kaldırılışının 109. yılında yüz karası bir dava görülecek. Gazetecilere özgürlük demek için, halkın haber alma hakkı için. Cumhuriyet davasının ilk duruşmasının görüleceği 24 -28 Temmuz tarihlen arasında sabah 09.00'da Çağlayan Adliyesi önündeki büyük buluşmadaki yerimizi alalım! Bu Cumhuriyet davası, Cumhuriyet'e sahip çıkalım. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” diyerek açıklamayı sonlandırdı.

‘BASIN KANUNU’NA TABİ DEĞİLLER’

Mavioğlu açıklamaya ek olarak şu sözleri dile getirdi: “Cumhuriyet davasıyla dayanışan gazeteciler havuz medyası tarafından hedef gösteriliyor. Bizi terör üretmek ve kaos ortamı yaratmakla suçluyorlar.  Bu arkadaşlara, hiçbir yalan yanınıza kalmayacak diyorum. Bu arkadaşlar Basın Kanunu’na değil Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na tabiler.”

TGS: 24 TEMMUZ YENİDEN BAYRAM OLSUN DİYE YÜRÜYORUZ

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş da 24 Temmuz’da görülecek Cumhuriyet davasına çağrı yaptı.

“24 Temmuz sansürün kaldırılışının yıl dönümü olması sebebiyle Türkiye’de bayram olarak biliniyor. Ancak on yıllarda gazeteciler üzerinde artan baskılar, uygulanan sansürler nedeniyle Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak 24 Temmuz’u bayram olarak kutlamıyoruz” diyen Durmuş, “Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyonun ardından tutuklanan 11 meslektaşımızın fiilen cezaya dönüşen tutukluluk sürecinin ardından ilk duruşmalarının 24 Temmuz’da yapılacak olması da iktidarın ve Adalet  Bakanlığı’nın Türkiye’de basın özgürlüğüne, sansüre bakışlarının göstergesidir. 11’i tutuklu 17 gazeteci için ilk duruşmayı 24 Temmuz’a koyarak “Ne bayramı, bu ülkede gazetecilere bayram olmaz” mesajı veriyorlar” dedi.

'GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR'

“Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak 24 Temmuz günü tutuklu meslektaşlarımızın davasını izlemek, dayanışma içerisinde olduğumuzu göstermek için Cumhuriyet Gazetesi önünden Çağlayan Adliyesi’ne yürüyeceğiz” diyen Durmuş şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet susmaz”, “Gazetecilik suç değildir” sloganları ile 08.30’da toplanıp, 24 Temmuzları yeniden bayram yapmak için yürüyeceğiz. Türkiye’de cezaevlerinden bulunan 157 meslektaşımızın özgürlüğü için yürüyeceğiz. Yürüyüşümüze Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkanı Mogens Blıcher Bjerregård da katılacak. Tüm üyelerimizi ve halkı basın özgürlüğü mücadelesine destek vermeye çağırıyorum.”

Cumhuriyet gazetesi davasında 21 Temmuz 2017 itibarıyla Murat Sabuncu, Akın Atalay, Kadri Gürsel, Güray Öz, Hakan Kara, Turhan Günay, Musa Kart, Önder Çelik, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör 266 gündür, Ahmet Şık 205 gündür tutuklu. Davanın tutuksuz sanıkları arasında gözaltına alındıktan sonra sağlık durumları nedeniyle serbest bırakılan Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başka Orhan Erinç ile Cumhuriyet yazarları Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya da bulunuyor. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Temmuz 2017 18:07
www.evrensel.net
ETİKETLER Cumhuriyet