Bana masal anlatma...

Bana masal anlatma...

Şimdilerde masal anlatmak için atölyeler geliştirmişler. Üstelik 200 – 500 TL arası fiyatlarla başlayan ‘work shop’lar ya da atölyelerle.

Gözde TÜZER 

“Bir varmış, bir yokmuş”la başlıyor aslında her şey. Kimi zaman tek gözlü devlere karşı savaşıyor, kimi zaman korsan olup hazine topluyoruz. Bazen meleğin kanatlarını bulmak için poğaçacıya soruyor, bazen de kaybolan kırmızı rengi aramak için eczaneye gidiyoruz... Ama her şey bizim masallarımızda yer alıyor. Gün içinde ne yaşadığımızı, nerelere gittiğimizi, neler yaptığımızı masallarla anlatıyorum hep Poyraz’a. Tabi benim ki “uydur uydur söyle” oluyor daha çok. Araya kamu spotları da eklemiyor değilim. Mesela ejderha yavruları anneleriyle beraber günde iki kere dişlerini fırçalıyormuş. Kanatları kaybolan melek, annesinin elini hiç bırakmıyormuş. Kırmızıyı ararken eczacıya önce ‘İyi günler’ diyormuşuz. Ama Poyraz tüm bunları çok seviyor. Hem kelime dağarcığı gelişiyor, hem de hayaller kurabiliyor. Tabi ne düşündüğünü henüz bilmiyorum, zira kendisi henüz 9 aylık. (buraya gülücük gelecek) 

‘VRAK’ DİYEN KURBAĞALARI ‘BIRAK’ ANLAYAN DEDEM

Ben masal anlatmayı annemden öğrendim aslında. Ama asıl ailenin masal anlatıcısı dedemdi. Bir Pampili’miz vardı ki evlere şenlik. Başına neler geliyordu o Pampili’nin. Kimi zaman kocaman bir devle savaşırdı, kimi zaman keçiyi kurtarırdı. Ama en çok sonunu severdik Pampili’nin. Dedemin ağzından “Pampili sonunda altınları buldu. Hepsini de bana verdi. Eve gelirken köprüden geçiyordum. Kurbağalar ‘vrak vrak’ dedi. Ben de ‘Bırak bırak’ anladım. Hepsini kurbağalara verdim.” Ve hep bir ağızdan (arasında birer yaş olan 3 kuzen, küçükler ve büyüklerle masalı dinleyin ortalama 17 kişi) “Dede ne yaptın yaaaaa?” Pampili dışında bir de “Oduncu Dede” vardı ki, 3 saat sürdüğü için ailede hiç kimse masalın sonunu bilmiyor. 

PRENS MERDİVENLERİ NEDEN KULLANMIYOR?

Annem de güzel anlatırdı aslında ama onun masalları klasik olurdu hep. Kırmızı başlıklı kız, Rapunzel, Sindirella vsvsvs. Sonradan masalların ne kadar cinsiyetçi olduğunu öğrendim. Kırmızı başlıklı kız’ın kurdun kafasına sepetiyle vurabileceğini, Rapunzel için kuleye tırmanan prensin aslında merdivenleri kullanabileceğini, Sindirella’nın kendini koruyabileceğini sonradan öğrendim tabi. (Kurbağa Prens’e hala kılım ama...) 

Gelelim asıl meseleye. Ben her ebeveynin masal anlatabileceğini düşünüyorum. Yani ne kadar zor olabilir ki... Biraz hayal gücü, biraz gün içinde yaşadıkların, biraz da kamu spotu ekledin mi, oldu bitti. Şimdilerde masal anlatmak için atölyeler geliştirmişler. Üstelik 200 – 500 TL arası fiyatlarla başlayan ‘work shop’lar ya da atölyelerle. Önce anlayamadım ne olduğunu. Yani masal anlatmak için neden atölyeye gidiyorum ki, neden para veriyorum? Masaldan bahsediyoruz. O kadar zor olmamalı. Ama sonra bunun çocuklar için olanları da olduğunu öğrendim. Yani zaten inanılmaz güçlü olan hayallerini bir araya getirsinler, masal uydursunlar diye kurslar açılmış. Yani çocukları gönderiyorsunuz, masal öğreniyorlar, siz de para veriyorsunuz... Çok ilginç değil mi?

Ah kapitalizm sen nelere kadirsin. 

NE YAPILABİLİR? 

Masal anlatmak çok önemli aslında. Anlatan ve dinleyen arasındaki ilişkiyi inanılmaz güçlendiriyor. Çocukların düşünme becerilerini ve hayal güçlerini geliştiriyor. Dil gelişimine katkı sağlıyor ve kelime dağarcığını geliştiriyor.

“Masal sözlü anonim halk edebiyatı ürünü”. Tanımı tam olarak bu. Kahramanları arasında olağanüstü şahıs veya yaratıklar yer alıyor. Olaylar tamamen gerçek dışı. Yer ve zaman ögesi belirsiz. Ve nesilden nesile aktarılabiliyor. Bu durumda da bir yere gidip masal öğrenmek için para vermek değil, daha çok büyük nineleri, dedeleri dinlemek gerekiyor. Ya da ortak bir masal ağı kurulabilir. Aslında buna benzer internet siteleri de var. Ama daha iyi masal anlatmak istiyorsanız da kendinizi geliştirebilirsiniz. Nasıl mı?

Önce bir nesne seçin. Dışarıdaysanız kuş, evdeyseniz kanepe olabilir. Sonrasında gün içinde yaşadıklarınızı, gittiğiniz yerleri, o anki ruh halinizi, etrafınızdaki nesneleri serbest çağrışımla anlatabilirsiniz. Bunun içine biraz macera, biraz sosyal sorumluluk, biraz da iyi-kötü ayrımı koyarsanız alın size masal. Masal anlatmayı öğrenmek için büyük büyük paralar vermenize gerek yok yani. 

www.evrensel.net
ETİKETLER Masal