Kadın futbolu sadece futbol değil

5. kez üst üste lig şampiyonu olan Konak Belediyespor Kadın Futbol Takımı oyuncuları ile şampiyonluklarını ve yaşadıklarını konuştuk.

Emine UYAR
İzmir

Konak Belediyespor Kadın Futbol Takımı, 5. kez üst üste lig şampiyonu olarak, bir ilke daha imza attı. “Amazonlar”, daha önce de Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde de ilk 16’ya kalarak bir ilke imza atmıştı. Bu yıl da temsil etme hakkı kazandılar. 

Spor dalları içinde ülkemizde ve dünyada en popüler olan futbolda, kadın futbol takımı ve ligi çok görünür olamıyor maalesef.  Bunun nedenlerini Konak Belediyespor Futbol Kulübü başkanı Zeki Günen ödül töreninde yaptığı konuşmada amatör kulüplerin gerektiği gibi desteklenmediğini belirterek dile getirdi. 

Bir tarafta devasa bütçelere sahip Türkiye Futbol Federasyonu, diğer tarafta, kadın futbol takımlarının da için de olduğu pek çok sorunla boğuşan amatör futbol kulüpleri... 

Daha yakından tanımak istediğimiz Konak Belediyespor Kadın Futbol Takımı oyuncuları ile şampiyon olmalarını ve neler yaşadıklarını konuştuk.

‘ZORLUKLAR YAŞIYORUZ AMA MUTLUYUM’

Önlibero olarak oynayan Zehra Borazancı aslen Kıbrıslı, çok küçük yaşlarda futbola başlamış. “Kadın olarak futbol oynamanın her açıdan zorluğu var. Kadınlar futbol oynayamaz görüşü hâkim. Biz bu görüşü kırdık” diyor. 

  • Handan Kurğa

Kaleci Handan Kurğa 5 yıldır Konak Belediyespor’da. 5. Şampiyonluğunu tadan Kurğa,  Lüleburgaz’da oynamış daha önce ve Konak’a transfer olmuş. “Çok zorluklar yaşıyoruz. Güzel yönleri de var, mutluyum” diyor. Ailesi İstanbul’da yaşayan Kurğa aileden uzak olmanın en büyük zorluklardan biri olduğunu dile getiriyor. 11 yıldır futbol oynayan Kurğa, “Altyapılar oluşturulmalı ve federasyon bu konuda daha çok destek vermeli. Erkeklere gösterilen ilgi kadınlara da gösterilirse kadın futbolunun gelişeceğini düşünüyoruz” diyor.

  • Selin Hasbal

Stoper Selin Hasbal Dokuz Eylül’de beden eğitimi öğretmenliği okuyor. 13-14 yaşında futbolla tanışan Selin, “Hastalık gibi bir şey bırakamıyorsun” diyor. 12 yıldır futbolculuk yapan Selin, mahallede erkek arkadaşlarıyla oynayarak başlamış. Bu şekilde dikkat çeken Selin’e hocası, “Kadın Futbol Takımı kuracağız” demiş. 

‘FUTBOLUN ERKEK OYUNU OLMADIĞINI KANITLADIK’

Futbolun erkek oyunun olduğunun söylendiğini ifade eden Hasbal, “Ama öyle olmadığını biz kanıtladık. Bize çok güzel gözle bakmıyorlar ama insanların zamanla görüşlerinin değişeceğine inanıyorum. Daha çok ilgi gösterilmeli ve bütçe ayrılmalı. Bütün kız çocuklarının futbol oynamasını isterim. Sadece futbol da değil en azından spor yaparak kendilerine olan özgüvenlerini kazanıyorlar” dedi. 

  • Cansu Yağ

Cansu Yağ 26 yaşında ve 5 yıldır Konak’ta. “Biz kadınlar da erkekler gibi çok çalışıyoruz, idman yapıyor, kupa kazanıyoruz. Yurtdışında Türkiye”yi temsil ediyoruz ama maalesef ilgi ve alaka az” diyen Yağ, Federasyonun daha çok iş yapmasını istediklerini dile getirdi.  Medyanın daha fazla ilgi göstermesini ve büyük kulüplerin takım kurmasını istediklerini belirten Yağ, “Futbol deyince kimse korkmasın. Futbol oynamak bir kadın için de çok güzel. Kız ve erkek çocuklarının spora yönlendirilmesi, şiddet, cinayet gibi şeylerin de engelleyeceğini düşünüyorum. Gittiği yere kadar oynayacağım. Avrupa’nın en iyi 16 takımı arasında idik. Bu yıl belki 8. Oluruz” diyor. 

‘BİZİM JENERASYON KADIN FUTBOLUNU GELİŞTİRECEK’

  • Hilal Başkol

Hilal Başkol, Amasya doğumlu, ailesi halen orada oturuyor. 4 yıl Kocaeli Derince Belediyespor’da oynayıp orada okula gitmiş. Konak Belediyespor’a geleli ise 4 yıl olmuş. 8 yıldır futbol oynayan Başkol, geçirdiği sakatlıklardan dolayı bu yıl aktif futbol hayatını bitiriyor. Amasya’da üç yıl okul takımlarında oynamış. Basketbol oynarken Beden eğitimi öğretmenin yönlendirmesi ile futbolcu olan Başkol, ailesinden de çok destek görmüş. “Bu yüzden çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Çünkü kadın futbolunda bunu yapan aile çok az. Biz aslında çok gerideyiz. Çok daha fazla yol kat etmemiz lazım. Bu jenerasyon kadın futboluna katkı sağlayacak. Biz güzel yerlere getireceğiz. Profesyonellik anlamında çok eksiğiz. Tesislerimiz, maddi-manevi imkânlarımız çok yetersiz. Antrenman sahalarımız kötü. Avrupa’daki ülkelere göre. Orada oynadım ve milli takımla da çıktığım için bunu net olarak görebiliyorum. Bu yüzden çok çalışmamız lazım. Federasyona çok büyük iş düşüyor. Kadın futboluna yeni yıldızlar katmak istiyorum. Bundan sonraki hayatımda. Onlar için çalışacağım. Umarım bu antrenörlük hayatımın başlangıcı olacak bu yıl. Umarım katkı sağlarım, benim yaşadıklarımı onların yaşamaması için her şeyi yapacağım” diyor. 

KADIN FUTBOLU BAŞKA ANLAMLAR DA İFADE EDİYOR

Zeki Günen’in konuşmasında dikkat çektiği bir nokta da, ülkemizde futbolun bireyler üzerinden tarif ediliyor olması ve sistemin ise arka planda kalması oldu. Günen ayrıca, kadın futbol kulüplerinin dağ gibi sorunlarının, liglere katılıp katılmamayı tartıştıracak düzeyde olduğuna dikkat çekti.  

Birinci olan takıma 50 bin lira gibi bir ödül verildiğini dile getiren Günen, “Bu teşvik edici değil. Örneğin, Diyarbakır 1. lige çıktı bu yıl. Oraya gideceğiz. 22 kişi ile gideceksiniz. Bütün harcamaları 1.250 liraya yapmanız gerekiyor”.  

Diğer taraftan sağlık sorunlarının önemli olduğunu ve sakatlıklarda MR çekilmesinin istendiğini dile getiren Günen, bunun çok pahalı olduğunu dile getirirken, maçlarda ambulans bulundurma zorunluluğu bulunduğunu da hatırlattı. “Futbol federasyonunun devasa bütçesini düşününce insaf ve adalet diyorum. Bu amatör statü ile bunu götürmek mümkün değil. Amatör olarak gidip profesyonel takımlarla karşılaşıyoruz. İlk 16’ya kalıp bir mucizeyi gerçekleştirdik. Federasyon yetkililerini bu gerçeklerin farkına varmaya çağırıyoruz. Kadına nasıl bakıldığını biliyoruz, 348 kadın katledildi 2016’da, skor, sonuç, birincilik dışında başka anlamlar da ifade ediyor. Katledilen tüm kadınlara armağan ediyoruz birinciliğimizi”.

www.evrensel.net