Arda Turan, ‘Adamlık’, ‘Metinlik’…

Arda Turan, ‘Adamlık’, ‘Metinlik’…

Mithat Fabian Sözmen, Gazeteci Bilal Meşe’ye dönük saldırısı sonrası milli takımı bırakan Arda Turan’ın kariyerine tanıklığını kaleme aldı.

Mithat Fabian SÖZMEN

Arda Turan, Gazeteci Bilal Meşe’ye yönelik saldırısı sonrası Instagram hesabından yaptığı ilk açıklamayı profesyonel olduğu 17 yaşından bir fotoğrafıyla paylaştı.

Pişmanlığın zerresine rastlanmayan bu açıklamada, “Masum Arda” imgesinin sağladığı korumayı “Arda Turan yola çıkarken iyi futbolcu, star vs. olmak için çıkmadı. Şerefli, onurlu bir adam olmak için, ailesine, sevdiklerine sahip olmak için çıktı” ifadeleriyle güçlendirmek istedi.

“Medyanın çirkin iftiralarla şeref ve haysiyetiyle oynadığı sıradan bir adam(pardon ADAM GİBİ ADAM)” imajıydı çizmek istediği. 

Herkes biliyor ki milli takımda Euro 2016 sırasında patlak veren “Prim krizi”nde medya, yalnızca aktarıcı olabilmiştir. Olayın öznelerinden hiçbiri kamuoyuna net bir açıklama yapmamış yalnızca Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören ve Teknik Direktör Fatih Terim’in sızdırdığı düşünülen iddialar üzerinden soru işaretleri gündeme taşınabilmiştir. Bu cangıldan birbirine tamamen düşman bir milli takım kampı, başarısız bir Euro 2016 serüveni ve tribünlerde ıslıklanan bir Arda Turan kalmıştır. 

Kuşkusuz Arda Turan’ın, Demirören’in sahibi olduğu Milliyet’ten Bilal Meşe’yi hedef alması bu geçmişe dayanıyor.

Bu fiziki saldırının Yıldırım Demirören’e ya da Fatih Terim’e değil, 65 yaşındaki bir gazeteciye yönelmesinin de Arda Turan’ın anlata anlata bitiremediği o “ADAMLIKLA” ilgili olsa gerek.

***

Şimdi, biraz fazla kişisel alıntı ve hatıra aktaracağım kusura bakmayın. Bir sporseverin, gazetecinin Arda Turan’ın kariyerine tanıklığından pasajlar olarak okuyabilirsiniz.

***

Arda Turan, her yetenek gibi futbol sahnesine adım attığında bizleri heyecanlandırdı. 2006/07 sezonunun başında Konyaspor’a kaleciyi nefis bir feykle afallatarak attığı o gol esnasında tribündeydim. Bu kıvrak zekalı, kurnaz gencin ne kadar iyi bir futbolcu olabileceği hayaliyle heyecanlıydık. 

Sonrasında ona dair ümitlerimiz başka bir aşamaya taşındı. 

Esprili, olgun, ayakları yere basan bir hali vardı. 

Fakat…

Bordeaux maçında rakibine kafa atmasını, Fenerbahçe maçında ortalığı birbirine katmasını endişeyle takip ettik. 

Galatasaray kendisine 22 yaşında kaptanlığı ve Metin Oktay'ın 10 numarasını verdiğinde(Yönetimden yapılan açıklamada bu vurgu yapılmıştı) Evrensel’de ‘Metin olabilmek’ başlıklı bir yazı yazmıştım. Evrensel’deki ilk dönemlerimdi, e ben de gençtim ve Arda Turan’ın bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağına dair soru işaretleri taşıyordum. 

Üstelik, Metin Oktay’ın Metin Oktay olabilmesinin yaşadığı dönemle alakalı olduğunun farkındaydım. Yazıda, bir sezon önce Fenerbahçe maçı sonrası yaşanan olaylar sonrası kaleme aldığım bir makaleye atıf yaparak: “Arda Turan’a herkes kızgın. Böyle davranarak Metin Oktay olamazmış. Ne Metin Oktay’ı yahu! Adamın Metin Oktay olmasını istemiyorsunuz ki. Maça küfretmek için giden bir insan Metin Oktay üzerine edebiyat parçalama hakkını kendinde nasıl buluyor? … Metin Oktay, bugün yaşasa Metin Oktay olabilir miydi acaba?… Futbol hala eğlenceyken Metin Metin’di. Futbol bu haldeyken de kusura bakmayın ama Arda, Arda.” demiştim. 

Yine de her zamanki gibi iyimser olmaktan yanaydım: “Metin gibi ol Arda! İnan, Türkiye futbolunun en çok ihtiyacı olan şey bu” diyerek yazıyı sonlandırmıştım.

Arda Turan, Metin Oktay gibi olamadı elbette. Kendi ifadelerinin aksine “Büyük futbolcu oldu, star oldu” pekala ama Metin Oktay’ın taşıdığı ve bizlerin “adamlık”la falan değil “güzel insanlıkla” açıkladığımız değerlerin taşıyıcısı olamadı. Türkiye tarihinin en kritik siyasi dönemecinde ‘Reisçi elçiliği” yapmaya çalışmasına değinmiyorum bile…

***

Yine Metin Oktay’a döneceğim.

Ölüm yıl dönümünde bir yazı kaleme almış ve 1988’de onun Tanju Çolak’la TRT stüdyolarındaki ‘taç devir teslim töreni’ne değinmiştim.

Oktay’ın bu yayındaki rahatsızlığı açıktı. Ancak rekorunun Tanju Çolak’ın attığı tipte bir “bedava” golle kırılmasından çok rekoru kıranın Tanju Çolak gibi bir şahsiyet olmasının rahatsızlığını taşır gibiydi. Kendisine sorulan sorulara ısrarla Tanju Çolak tenkitleriyle yanıt veriyordu. Doğrusu, televizyon ekranlarında görmeye alışık olmadığımız bir dürüstlüğe sahipti. Belki de en manidar vurgusu şurasıydı: “Bizim bir devremiz vardı. Bir Frank Sinatra vardı, bir Nat King Cole vardı, biz kendi devremizi en iyi şekilde geçirdik. Bugün de pop müziği var, disko müziği var. Tanju bu devrenin en büyüğü…”

Bu sözler, farklı devrelerin sporcularını karşılaştıran pek çok örnek için anlamlı sonuçlar içeriyor. Ancak belki de en çok Arda Turan’ın neden Metin Oktay’dan ziyade Tanju Çolak olabildiğini anlatıyor. Gazeteci Ali Naci Küçük’ün “Metin Oktay’lardan milli takım uçağında mafyacılık oynayan kaptanlara geldik” sözünü bunu unutmadan değerlendirmek gerekiyor.

***

Doğrusu, bugünkü berbat açıklamasına iliştirdiği gençlik fotoğrafındaki Arda Turan’ın masumiyetini özledik. O gencin bugünkü hale gelmesinin pek çok sorumlusu var. Bunların en başında da fotoğrafla birlikte paylaştığı metinde ve sonrasındaki basın toplantısında sığındığı, kendisinin “ADAMLIK” diye özetlediği o değerler sistemi geliyor.

Not: Günün en anlamlı işini yaparak Arda Turan'ın "tarihi" basın toplantısını boykot eden gazetecilere gösterdikleri mesleki dayanışma için teşekkürler.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Haziran 2017 22:38
www.evrensel.net
ETİKETLER Arda Turan

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.