'İktidar kanser hastası tutukluları aylardır görmüyor'

'İktidar kanser hastası tutukluları aylardır görmüyor'

İBB Başkanı Kadir Topbaş'ın damadının 'hasta' olduğu gerekçesiyle tahliye edilmesine tepki: İktidar kanser hastası tutukluları aylardır görmüyor.

Gülen Cemaati soruşturması kapsamında tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın, epilepsi, uyku apnesi, hipoglisemi hastalıkları olduğu gerekçesiyle tahliye edilmesi tartışma yaratmaya devam ediyor. İHD Diyarbakır Şubesi, Türkiye cezaevlerinde 323’ü ağır, en az 905 hasta tutuklu bulunduğunu hatırlattı, 'çifte standart' dedi. 

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, “FETÖ ilişkisi nedeniyle tutuklu bulunan İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Kavurmacı’nın ‘uyku apnesi’ sorununu duyan ve hemen tahliye eden partili yargı sistemi ve siyasal iktidarın; cezaevlerinde yatan kanser hastalarını ve FETÖ ile hiçbir ilişkileri bulunmayan iktidar muhalifi KHK mağdurlarını aylardır görmüyor, duymuyor” dedi. 

Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Şeker, işlerine geri dönmek için Ankara’da açlık grevinde olan Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın mağduriyetlerini de soru önergesinde dile getirdi ve “Haksız olarak görevinden ihraç edilenlerin ve açığa alınanların mağduriyetlerinin giderilmesi ile ilgili ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? Hükümet 15 Temmuz Darbe Girişimi ve OHAL KHK’lerini FETÖ ve benzeri cemaat yapılanmaları ile hiçbir ilgileri olmayan muhalif kesimi korkutup sindirmek için bir araç olarak mı kullanmaktadır?” diye sordu.  

AĞIR HASTA TUTUKLULAR RAPORLARA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMİYOR

İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu Üyesi Abdullah Zeytun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın tahliyesine tepki gösterdi. Türkiye cezaevlerinde 323’ü ağır, en az 905 hasta tutuklu bulunduğunu hatırlatan Zeytun, Kavurmacı’nın tahliyesinde çifte standart olduğunu söyledi. Birçok tutuklunun “cezaevinde kalamaz” raporu olmasına tahliye edilmediğine dikkat çeken Zeytun, “Yüzlerce tutsaktan biri olan Celal Şeker, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu, cezaevinde kalmasının hayati tehlike oluşturacağı yönünde tam teşekküllü devlet hastanelerinin verdiği 10’u aşkın rapora rağmen, ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu veriyor. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan Şeker, kronik böbrek yetmezliği nedeniyle 14 yıldan beri diyaliz hastasıdır. Ama böylesi bir durumla karşı karşıya kalıyor. Ancak tam tersi geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadir Topaş’ın damadının hastalığı nedeniyle serbest bırakılması çifte standart bir durumdur. İktidara yakın kişiler tedavi oluyor ama onun dışındakiler ölüme terk ediliyor” diye konuştu. 

ÖZEL HASTANE RAPORUYLA 20 DAKİKADA TAHLİYE!

Gazateci Nedim Şener, Posta gazetesindeki köşesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın tahliyesindeki skandalları yazdı. Şener, fiziki muayene bile yapmayan özel hastane raporuyla Kavurmacı’nın 20 dakikada nöbetçi sulh ceza hakimliğince tahliye edildiğini söyledi. 

Şener, Gülen Cemaatinin “iş dünyasındaki çatı örgütü” olduğu belirtilen TUSKON’un yöneticisi olan Kavurmacı’nın avukatlarının, 18 Nisan’da özel bir hastaneden sağlık raporu aldıktan tam 13 gün sonra yani resmi tatil olan 1 Mayıs’ta Nöbetçi İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğine başvurduğunu yazdı. Hakimliğin de  Soruşturma Savcısı Ercan Devrim’den dosyayı talep ettiğini belirten Şener, Devrim’in de iddianamenin Başsavcılık onayında olduğu ve tahliye talebinin, yargılamanın yapılacağı mahkeme tarafından değerlendirmesi yanıtını verdiğini ekledi. 5. Sulh Ceza Nöbetçi Hakimi Özcan’ın ısrarla dosyayı talep ettiğini de aktaran Şener; 3 Mayıs tarihinde UYAP kayıtlarına göre dosyanın nöbetçi hakimliğe ulaşmasından 20 dakika sonra Kavurmacı için tahliye kararı verildiğini söyledi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Mayıs 2017 16:48
www.evrensel.net