Köpekli polislere karşı duran Bayındırlı, Evrensel’e konuştu

Köpekli polislere karşı duran Bayındırlı, Evrensel’e konuştu

Cebeci Kampüsünde köpekli polislere karşı durduğu fotoğrafla gündem olan Belde Bayındırlı, ‘umarım o duruşum başka ‘hayır’lara vesile olur’ dedi.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Akademisyenlerin KHK ihraçlarına karşı Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsünde yaptığı protestoya yönelik polis saldırısı sırasında, köpekli polislere karşı durduğu fotoğrafıyla gündem olan Doktora Öğrencisi Belde Bayındırlı, “Kahramanlık gibi anlaşılmasın ama o an ‘sizden korkmuyorum’ dedim. Umarım o duruşum başka ‘hayır’lara vesile olur” diye konuştu.

Ankara Üniversitesinde 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yaşanan ihraçları protesto etmek için geçtiğimiz hafta Cebeci Kampüsünde bir araya gelen akademisyenler, öğrenciler polisin biber gazlı saldırısına uğramıştı. Bu saldırı sırasında bir kadının köpekli polislere karşı direnen anı objektifimize takılmıştı. Doktora öğrencisi olan Bayındırlı’nın o fotoğrafı sosyal medyada “Hayır gitmiyoruz” sözüyle simgeleşti.

‘BENDEN BAĞIMSIZ BİR MECRAYA KAVUŞTU’

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları Doktora Öğrencisi Belde Bayındırlı, o anları gazetemize şöyle anlattı: “Aslında o an korkmadım, gözü kara hissetmiştim. Ancak onlar gidince ‘Ya ben ne yapıyorum’ dedim. Bir ürperti oldu. Orada polisler beni ‘Bayan çekilin’ diye ittiriyordu. ‘Sizi de gözaltına alırız’ diyerek köpekle beni korkutmaya çalışıyorlardı. Ya kahramanlık gibi anlaşılmasın ama ‘Korkmuyorum sizden’ dedim. Şimdi fotoğrafla birleşince kahramanca gözükecek ama o an gerçekten korkmadım.”

Fotoğrafı, polis saldırısının yaşandığı günün akşamında gördüğünü söyleyen Bayındırlı, “Gördüğümde değişik hissettim ama o fotoğraf benden bağımsız bir mecraya kavuştu. Bir imgeye dönüştü. Çok da ben değilim gibi hissettim. ‘Hayır gitmiyoruz’un imgesi oldu” dedi. Üniversitelerin binalardan ibaret olmadığını söyleyen Bayındırlı, “Hocalarımın akademiyi bırakmamaları gerekiyor. Bizim etkileşimi ve üretme alanını hiç bırakmamamız gerekiyor. Aslında bu fotoğrafın başka ‘hayır’lara vesile olması gerekiyor” yorumunda bulundu.

İnsanların ancak yan yana durarak baskılardan kurtulabileceğini vurgulayan Bayındırlı duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Aslında sadece üniversiteyi sahiplenmek değildi benim duruşum. Bütün hayatın kötü gidişine karşıydı, duruşum.  Sadece Ankara Üniversitesinde değil tüm Türkiye'de akademisyenler, öğretmenler ihraç edildi.  Bu süreçte Alev (Özkazanç) ve Gülay (Toksöz) hocamız emekli olmak zorunda bırakıldı. Funda (Şenol Cantek) hocamız ihraç edildi. Bunları seyretmek istemediğim için o gün cebeciye gittim. Fakat bu dayanışma çabası sadece onlar için değildi, kendi varlığım ve hayal ettiğim yaşam içindi. Çok şey öğrendiğim ve daha çok şey öğrenmek istediğim hocalarımı bir yere bırakmamak içindi. Bu dört biryanda oluşan baskıların dayanışma ile bertaraf edileceğine inanıyorum.”

Kadınların büyük direnişlerde imge olarak ön plana çıkmasını değerlendiren Bayındırlı, “Bunun sebebi kadınların dört bir taraftan baskı altında olmasıdır” dedi. Hocalarının Barış için Akademisyenler bildirisine imza atmasının tarihe geçecek bir olay olduğunu belirten Bayındırlı, “Hani hep akademisyenler elitist olarak anılıyordu ya o kırıldı. Yani ülkeye barış gelmeden huzur gelmeyecek. Bunu anlamalıyız” diye konuştu.

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Şubat 2017 13:22
www.evrensel.net