Silikozis hastası diş teknisyeni: Sorumlu işveren ve devlet

Silikozis hastası diş teknisyeni: Sorumlu işveren ve devlet

Silikozis hastası diş teknisyeni Cihan Aksu: Hastalığımın sebebi işveren ve devlet.

Metehan UD
İzmir

Yakalandığı silikozis hastalığına karşı hayatta kalma mücadelesi veren Diş Teknisyeni Cihan Aksu, hastalığının sebebinin işveren ve devlet olduğunu söyledi. Hastalık kadar devletin bürokratik işlemlerine de karşı mücadele veren Aksu, emekli olabilmek için uğraşıyor. Aksu, yeni ölümlerin yaşanmamasının ancak diş teknisyenlerinin örgütlenmesi ile önlenebileceğini de ifade etti.

Diş laboratuvarı sahiplerinin gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almadığı ve Sağlık Bakanlığınca işyeri denetimlerinin yeterli düzeyde yapılmadığı için silikozis hastalığına yakalanan diş teknisyenlerinden biri de 28 yaşındaki Cihan Aksu. Son 3 ayda 3 diş teknisyeninin yaşamını yitirdiği İzmir’de yaşayan Aksu, mesleğe 14 yaşında başlamış ve 9 sene çalıştıktan sonra gittiği askerde silikozis teşhisi konulmuş.

Biraz daha rahat yaşayabilmek için diş teknisyenliğine başladığını ifade eden Aksu, çalışma koşullarını, hastalığa yakalandıktan sonraki süreçte neler yaşadığını anlattı. İlk olarak Kemeraltı’da bir atölyede çalışmaya başladığını belirten Aksu “Ailemden de birçok kişi bu meslekteydi. 25-30 metre kare bir odada hemen hemen 10 kişi çalışıyorduk. Havalandırma sistemi yoktu. Sadece camları açarak içeriyi havalandırıyorduk. Kışın bunu da yapamıyorduk. Kışın daha çok toza maruz kalıyorduk. Hiçbir iş güvenliği önlemi yoktu. Sadece pazar günleri izinliydik ve çıraklık merkezinde eğitim aldığımız gün bile çalışmaya gidiyordum. Sabah 8’de girip akşam 10-11’e kadar çalışıyorduk. Hiçbir şekilde mesai ücreti alamadık. Çırakken de asgari ücretin altında para alıyorduk, sonrasında da çok bir şey alamadık. 9 yıl boyunca toplamda 400 gün sigorta yatırılmış. O da yatırılmamış olsaydı ben hiçbir şekilde laboratuvarda çalıştığımı ispat edemeyecektim. Geri kalanın yatırılmadığını geçtim, 400 günün yatırılmış olmasına sevindim” dedi.

‘KİMSE BİZE EĞİTİM VERMEDİ’

Meslek hastalığının ne olduğunu silikozise yakalanınca öğrendiğini dile getiren Aksu şunları söyledi: “Çocuk yaşta olduğumuz  için iş güvenliğinin ne olduğunu, nasıl sağlanması gerektiğini, sağlanmazsa neler olabileceğini hiçbir şekilde bilmiyorduk. Bu konuda ne çıraklık merkezinde ne de işyerinde hiçbir şekilde eğitim verilmedi. 14 yaşındaki bir çocuk neyi bilebilir ki iş sağlığı ile alakalı? Bir insan bile bile neden bu hastalığa yakalanmak ister ki?”

‘NE DEVLET NE DE İŞVEREN DESTEK OLDU’

Askerden döndükten sonra 4-5 yıl boyunca çalışamadığını ifade eden Aksu, “Ne devletten ne de işverenden hiç bir yardım almadan kendi imkanlarımla tedavi sürecimi yürütmeye çalıştım. İşveren, hastalığımdan haberdar olmalarına rağmen değil destek, arayıp sormadı bile. Ben o işyerine 8-9 yıl emek verdim, para kazandırdım ve 8-9 yıl az bir süre değil. Ailemin desteğiyle tedavi sürecini götürüyorum. Hem Dokuz Eylül Hastanesinde hem de yurt dışında tedavi sürecim devam ediyor. Şimdi bir tekstil atölyesinde engelli kadrosunda şoför olarak çalışıyorum” diye konuştu.

‘MALULEN EMEKLİLİK İÇİN 3 KEZ BAŞVURDUM’

Silikozisle beraber 2 kez verem hastalığına da yakalandığını ve beyninde tümör çıktığını da söyleyen Aksu sözlerini şöyle sürdürdü: “Malulen emekli olabilmek için başvurdum ama 2 kez ret cevabı aldım. Yüzde 40 engelli raporum var. En azından tedavi giderlerine katkı olurdu emeklilik. 3. kez de başvurdum, 5-6 ay geçmesine rağmen henüz sonuç gelmedi. Şu anda onun sonucunu bekliyoruz. Ret gelmesinden dolayı tazminat davası da açamadım.”

‘DENETİMLER DANIŞIKLI DÖVÜŞTÜ’

Bu hastalığa yakalanmasının sebebinin patron ve devlet olduğunu söyleyen Aksu “İşveren iş güvenliği standartlarını yerine getirmediği ve Sağlık Bakanlığı gerekli denetimleri yapmadığı için bu hastalığa yakalanıyoruz, ölüyoruz. Denetimler danışıklı dövüş şeklinde geçiyordu. Bakanlık gelmeden önce denetim tarihini veriyorsa ben bunu denetim olarak algılamam. O sırada bütün eksikler tamamlanıyordu. Uygunluk belgesi verip çıkıyorlardı. Biz müfettişleri görmüyorduk bile. Hâlâ çalışan meslektaşlarıma da seslenmek istiyorum, iş güvenliği önlemlerinin alınmasında ısrarcı olun. Sendikaya, derneğe üye olup mücadele verin ki sesiniz duyulsun ve işverenler taleplerinizi kabul etsin. Daha çok meslektaşımızı bu hastalığa kurban etmeyelim” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Ocak 2017 05:18
www.evrensel.net