Ankara Üniversitesi öğrencileri hocalarını uğurladı

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde öğrenciler OHAL KHK'sı ile atılan hocalarını uğurladı.  

A. Ü. Cebeci Kampüsü öğrencileri ise ihraç edilen hocalarını uğurlamak için  Siyasal Bilgiler Fakültesinde bir araya geldi. Öğrenciler burada hocaları için besteledikleri şarkıyı söyledi. Akademisyen ve öğrencilerin buluşmasında A. Ü. Rektörü Erkan İbiş'e tepki vardı. 

Ankara Üniversitesinde (A.Ü.) OHAL KHK'sı ile 21 akademisyen ihraç edilmişti. İhraç edilen akademisyenler odalarını toplamaya başladı. 

Eğitim Bilimleri Fakültesi'nden ihraç edilen Prof. Dr Işıl Ünal, odasını toplamak için geldiğinde akademisyen arkadaşları ve öğrencileriyle karşılaştı. Burada öğrencilerin alkışları arasında konuşan Ünal, “Süreci biliyorsunuz zaten. Ben barış bildirisine imza atan akademisyenlerden biriydim. Bu bildiri Kürt coğrafyasında şiddet olayları sırasında devleti uyarmak üzere kaleme alındı. Biz bu ülkenin insanları olarak barışı talep etmek durumundaydık. Bununda bir bedeli oldu. Bu bedeli ödüyoruz. Aslında bu devlet açısında başarısızlığın bir sonucudur. Soruşturmalar, TMK'dan bir şey tutturamayınca en kolay yol olan KHK'ya başvurdular. Ama biz üniversitelerimize tekrar geleceğiz sadece gasp edilen hakkımız olduğu için geleceğiz. Yoksa üniversiteler çok da ahım şahım yerler değil.  Hakkımızı aldıktan sonra istersek üniversiteden ayrılırız. Bilim insanı olmak için üniversitelerde kadro almak gerekmiyor. Bilimsel çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. 

Akademisyenler, SBF'de bir araya gelen öğrencilerin alkışlarıyla karşılaştı. Burada öğrencileriyle buluşan akademisyenlerden İletişim Fakültesi (İLEF) öğretim üyesi Doç. Dr. Sevilay Çelenk, “Barış bildirisini imzalamanın  bedeli olacağını biliyordum. Önceden razıydık. Çok gecikmeden ödettiler.  Tarihte olaylar iki kere yaşanır. Bir daha buradan toplu ihraç olmayacaktı onu da olduk geri döneceğiz” dedi.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Cenk Yiğiter, kedisinin atılmasının da diğer arkadaşları gibi barış bildirisine imzacı olmasında dolayı olduğunu söyleyerek, “İbiş yönetimi bildiriden imzamızı çekmemiz için bizi şantaj etti. KHK'ya adınız yazılacak dediler. Biz çekmedik. Biz bu suça ortak olmayacağız dedik. Halka karşı silah sıkılmasına ortak olmayacağız” diye vurguladı. DTCF Doç. Dr. Süreyya Karacabey, ihraç edilmesine rağmen  DTCF'den SBF'ye gelerek arkadaşlarının yanında olmak istediğini belirtti.  

‘HESAP SORACAĞIMIZ BİR ÜNİVERSİTEYE DÖNELİM’

İLEF akademisyenlerinden Doç. Dr. Tezcan Durna, “Rasyonalizm etmeye çalışmak, kuşku aramamayı beraberinde getiriyor ama kuşku duyacak hiçbir şey yapmadık. Şaşırmaya devam etmek kanıksamamak gerekiyor. Güçlü duracağız öğrencilerimiz herkes kucaklıyor. Ara vermeden devam etmeli bu kucaklaşmalarla cevap vermeliyiz” diye konuştu. İLEF'te araştırma görevlisi olan Burçin Kalkın Kızıldaş,  “Kötülük hikayesi yaşanıyor, bir yıldır kendi hikayemizin çevresinde dönüyoruz. Bizim payımıza bu düştü. Umut etmeyi bırakmayalım” derken,  yine fakültede Arş. Gör. Bahar Şimşek, “Bu güzellik bizim ne kadar haklı olduğumuzu hatırlatıyor” dedi. 


SBF Maliye Bölümü akademisyenlerinden Ydr. Doç. Dr.  Özlem Albayrak, kendisinini üniversiteye dönmek istemediğini ifade ederek, “Şuan ki üniversiteye dönmek istemiyorum. Maliyemin akademiye çağrısı çok önemliydi. Bu suça ortak olan, utanmayan insanlar göreceğiz. Hesap soracağımız bir üniversiteye dönmek istiyorum” diye duygularını aktardı.

HOCALARI İÇİN YAZILAMA

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri ise KHK ile ihraç edilen hocaları Dr. Cenk Yiğiter’e destek olmak için kapısına yazılama yapmıştı. Öğrenciler,  A.Ü. Rektörü Erkan İbiş'e gönderme de yapılarak, “İbiş’in KHK’sı varsa AÜHF’nin Cenk Hocası var” diye yazmıştı.

A.Ü. İletişim Fakültesi (İLEF) öğretim üyelerinden Doç. Dr. Tezcan Durna odasını toplamak için geldiğinde İLEF öğrencileriyle karşılaşmıştı. İLEF öğrencileri ihraç edilen Doç. Dr. Sevilay Çelenk, Doç. Dr. Tezcan Durna, Bahar Şimşek ve Burçin Kalkın Kızıldaş’a destek açıklaması yapmıştı. Karşılama sırasında  Doç. Dr. Tezcan Durna şunları söylemişti: “Bildiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Devletten maaş alıyor diye bu işi yapmıyoruz. Biz devletten maaş almasak da bu işi yapmaya devam edeceğiz. Bildiğimiz işi, bildiğimiz sözü, gerçekleri, hakikati dile getirmeye devam edeceğiz. İnatla devam edeceğiz.”  Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden (Mülkiye) ihraç edilen Dr. Faruk Alpkaya da odasını toplamaya gittiğinde öğrencilerince karşılanan akademisyenlerdendi. Alpkaya odasının önünde öğrencilerine “Savunulması gerek ben değilim, Mülkiye de değil, değerler ve ahlak olmalı” diyen Alpkaya, asıl vicdan ve ahlakın yok edildiğine dikkat çekerek “Onlar yok edildiğinde zaman özgürlükleri, demokrasiyi, bilimi yok edersiniz, basını ok edersiniz” demişti. (Ankara/EVRENSEL)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Ocak 2017 17:10
www.evrensel.net