Başbakandan izin alacak halimiz yok ya

Başbakandan izin alacak halimiz yok ya

Kadınların bakışları, aslında çok da rahat dile getiremedikleri hikâyelerini ele verir. Öyle yorgun ve nereden sordun bu soruyu dercesine bakar, çok azını anlatır sözlerinde yaşadıklarının. Başbakanın “Kürtaj bir cinayettir” açıklamalarını konuşuyoruz Derince Yenikent mahallesinde oturan kadınlarla.İçlerinde so

Yağmur Boyraz

İçlerinde son seçimlerde AKP’ye oy vermiş olanları da var, ama hemen hemen benzer şeyler söylüyor kürtaj konusunda tüm kadınlar. Evlerine konuk olduğumuz Sevda Baba ve Yeter Durudeniz başbakanın sözlerinin anlamsız olduğunu dile getiriyorlar. “Bir başbakana yakışmayan sözler. Hamileliği sonlandırmak mecburi, çünkü kaynak çok az, maaşlar çok az. Üç çocuk dedi, şimdi de bunu söylüyor. Ama nasıl? Bunun yanıtını vermiyor. Çocuklu ailelerin ne kadar zor şartlarda onları büyüttükleri ortada. Benim de dört çocuğum var, okutamıyorum. Nasıl geçineceğim? Bana bir kaynak sağlasın o zaman. ‘Genç nüfus artsın’ diyor, ama iş de sağlayamıyorlar. Eşimin mesleği var ama kaç aydır işsiz” diye anlatıyor Yeter Durudeniz yaşadıklarını.
Sevda Baba da “bu çocuklara ben bakıyorum, bir kadın olarak benim psikolojim ikinci, üçüncü çocuğu kaldıramayabilir veya bu dünyaya daha fazla çocuk getirmek istemeyebilirim. Bu benim hakkımdır. Başbakan bu şeylere kafasını yoracağına ülke gündemindeki diğer önemli sorunlarla uğraşsın” diyerek tepkisini dile getiriyor. Başbakanın “kürtaj bir Uludere’dir” sözlerini Sevda Baba şöyle yorumluyor: “Başbakan anneye ‘sen çocuğunu kürtajla öldürüyorsun, katlediyorsun bile bile, ben de Uludere’de aynısını yaptım bile bile, o insanları öldürdük’ demek istiyor.”

Önce sokaktaki çocuklara sahip çıkın
Başbakanın açıklamaları üzerine sağlık bakanı Recep Akdağ konuyla ilgili olarak gereksiz yere kürtaj ve sezaryen yapılan hastanelerin doğum ruhsatlarının alınması gibi cezalar uygulanacağının sinyallerini verdi. Ayrıca “çeşitli sebeplerle çocuğuna bakamayan annenin çocuğuna devlet bakar” şeklinde bir açıklamada da bulunuyor.
Yeter Durudeniz kadını ve haklarını koruyan uygulamaların yokluğundan bahsediyor: “Hiçbir faaliyet yok ki. Kadın haklarında adım atsın, kadınlar her gün öldürülüyor, bir çözüm bulsun veya bir maaş bağlasın… Ben bunu gerçekçi bulmuyorum. Bir sürü sokak çocuğu var, mendil satan çocuklar var, tinerci çocuklar var. Çocuk esirgeme kurumlarındaki çocukların yaşadıkları ortada. Genç yaşta hamile kalan kadınların, çok çocuğu olup bakamayan kadınların, erkek şiddetinden kaçan kadınların çocukları bunlar.”

www.evrensel.net