Kadın işçi buluşması

Kadın işçi buluşması

Geçtiğimiz hafta Ankara özel bir buluşmaya sahne oldu. Sendikalı olduğu gerekçesiyle kapı önüne konan, işyerine sendika girmesini isteyen, sendika için mücadele eden kadınlar; sendikalı, sendikalarından beklentileri olan ve sendikada çalışan kadınlar; işyerinde yemek yapan, temizlik yapan, sokakları süpüren kadınlar,

Geçtiğimiz hafta Ankara özel bir buluşmaya sahne oldu. Sendikalı olduğu gerekçesiyle kapı önüne konan, işyerine sendika girmesini isteyen, sendika için mücadele eden kadınlar; sendikalı, sendikalarından beklentileri olan ve sendikada çalışan kadınlar; işyerinde yemek yapan, temizlik yapan, sokakları süpüren kadınlar, “Kadın İşçi Buluşması”nda biraraya geldi. Hem kadın hem de işçi olarak karşılaştıkları sorunlarını konuşmak, paylaşmak ve sorunlarının çözümüne cevap aramak için gelmişlerdi.
Belki de yaşadıklarını ilk kez samimiyetle ve rahatça konuşabildikleri bir etkinlikte söz sahibi olmuştu kadınlar. Kimi hayatında ilk defa bir kürsüye çıkıp yaşamından örnekler sunarak konuştu, kimi sadece orada olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu paylaştı; kimisi de tekstil işçisi kadınlar gibi katılamadı ama gönderdiği selamlarla parçası oldu buluşmanın....

Artık çok umutluyum
Yaklaşık bir aydır TOGO ayakkabı fabrikası önünde direnişte olan Semiha Yılmaz yaşadıklarını anlattı: “15 yıldır TOGO’da her işi yapıyorum. 2010’dan beri maaşlarımıza zam alamıyoruz. 2012’de de zam diye 30 lira verdiler. Bunun üzerine sendikaya gitmeye karar verdik. Bir ay boyunca fabrikada arkadaşlarımızla sendika çalışması yürüttük. 35 arkadaşımızla birlikte sendikaya üye olduk. Biz sadece haklarımızı almak istiyoruz. Bunu da başaracağız. TOGO’ya sendika girecek ve biz de sendikalı olarak çalışacağız. Patron bizim tazminatlarımızı verip işten çıkardı ama biz tazminat değil, sendikalı olarak işe dönmek istiyoruz. Arkadaşlarımızdan şimdiye kadar hiç dağılan olmadı. Ben bu kadarını beklemiyordum ama artık çok umutluyum. Direniş bize çok şey öğretti”

Birlikte hareket etmek
Çankaya Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan Hanım Akkuş, “Sokakta kar kış demeden her işi yapıyoruz. Özellikle bu yıl Ankara’nın kışı çok zor geçti, sürekli kar küremek zorunda kaldık. Sendikaya üye olmaya çalıştık ama üye olamayacağımızı söylediler. Ama biz sendikalı olmak, sendikal haklarımızdan yararlanmak istiyoruz. Belde AŞ’ye bağlı başka bölümlerde çalışan işçiler geçen günlerde eyleme çıkmışlardı. Biz de onlara destek vermek ve kendi taleplerimizi söylemek istedik. Ama bize ‘sizle ilgili bir durum yok, siz eyleme gidemezsiniz’ dediler. Ama biz onları dinlemedik, eyleme gittik. 100 kadın olarak çalışıyoruz temizlikte ve hepimiz birlikte hareket ediyoruz.”
Çankaya Belediyesi’ne bağlı kreş çalışanlarının, sendikalaştıktan sonra haklarını daha rahat kullanmaya başladıklarını anlatıyordu Alev Satılmış: “Maaşlarımız düzenli ödenmiyordu, sekiz ay maaş alamayan arkadaşlarımız vardı. Sendikaya üye olmamamız için bize çok baskı yapıldı ama çeşitli yollar bularak, gidip sendikaya üyeliklerimizi yaptırdık. Maaşlarımızın düzenli ödenmesi için de eylem yaptık, maaaşlarımızı artık düzenli alıyoruz. Hala sorunlarımız var ama birleşirsek bizi hiçbir kuvvet yenemez.”

Kadınlar susmamalı
OSTİM’den Gülsen Toprak; “Kadınlar hep susuyorlar, terk edildiklere kadere razı geliyorlar. Burada bulunduğum için çok memnunum, bir sonraki buluşmaya daha fazla kadın işçiyi katmak için ben de çalışacağım. Ben buraya aynı zamanda Mamak’taki kadın muhtarla tanışmaya geldim. Ben de mahallemde muhtarlık seçimlerine adaylığımı koymayı düşünüyorum. Kadınlar olarak her alanda olmamız gerektiğini düşünüyorum.”
Buluşmada, kadın işçilerin özel sorunlarının çoğu zaman görmezden gelindiği, işçi kadınlar için özel bir çalışma yürütülmesi talebi öne çıktı. Ayrıca kadınların politikleşmesine çaba harcanması gerektiği vurgulandı. Kadın bedeni üzerinde gelişitirilen politikalara, kadın emeğinin ucuz işgücü olarak kullanılmasına ve giderek artan her türlü baskıya, tacize karşı bir araya gelmenin daha önemli olduğu şu günlerde düzenlenen Kadın İşçi Buluşması ile bu anlamda önemli bir adım atıldı.

İKEA’DA İŞÇİLER BEBEKLERİNİ DÜŞÜRDÜ
IKEA çalışanı kadın işçi “yeni açılan İKEA Ankara mağazasının her köşesinde emeğimiz var. Ben burada işe girene kadar elime tornavida almamıştım, ama İKEA’da mobilyaları, rafları, mağazada görülen her şeyi biz kendi ellerimizle kurduk. Bu sırada üç arkadaşımız hamile olduğunun farkına bile varmadan bebeklerini düşürdüler. Pek çoğumuzda bel fıtığı başladı, varis ortaya çıktı” diyerek çalışma koşullarını anlattı. Dünyadaki bütün IKEA işçileri sendikalı çalışırken, buradaki IKEA patronunun ‘sendikaya gerek yok, sendikanın yapacağı şeyleri biz yaparız, burada IKEA kültürü var’ diye sendikadan uzaklaştırmaya çalıştığını aktardı ve ekledi: “Bunun dışında bir kadın işçi olarak yaşadığım başka sorunları da sizlerle paylaşmak istiyorum. IKEA’da hafta sonu işin en yoğun olduğu zaman ve izinlerimizi hafta içi kullanıyoruz. Eşimin izin günleri hafta sonu. Yeni evliyim, eşimle hiç zaman geçiremiyoruz. Bu bizim için çok zor oluyor. Ayrıca pek çok kadın gibi ben de regl dönemimin özellikle ilk gününü çok zor geçiriyorum. Ama o günlerde de çalışmak zorundayım. Rapor aldığımızda iş yerinde baskıyla karşı karşıya kalıyoruz. Kadınların reglin ilk günlerinde izinli sayılması gerektiğini düşünüyorum. Bu toplantıyı çok önemli görüyorum ve ilk kez bir kürsüde konuşuyorum. Kadınlar olarak uğraşmamız gereken çok şey var. Mesela politik yaşama daha fazla katılmalıyız. Bugün pek çok sendikada, siyasi partide bile kadınlara yeterince değer verilmiyor. Konuştuğumuzda, fikrimizi söylediğimizde bize ‘araba kullandığınız gibi konuşuyorsunuz’ diye espriler yapıyorlar. Ama bu ön yargıları kırmak için bizim çaba göstermemiz gerekir. Ben bütün kadınlardan, kadın işçilerden çok umutluyum.”

www.evrensel.net