Küçükarmutlu'da yıkıma karşı ortak direniş

Küçükarmutlu'da yıkıma karşı ortak direniş

Küçükarmutlu'nun sağlam bir zemine sahip olduğunun kanıtlanmasına rağmen bölgenin ranta açılmak istenmesine mahalleliden ortak direniş tepkisi.

Japon mühendisler tarafından “en sağlam zeminlerden” biri olduğu ispatlanan Küçükarmutlu Mahallesi, bir kez daha “riskli alan” ilan edildi. Yıkıma karşı örgütlenme çalışması başlatan mahalleli ise ortak hareket etme kararı aldı. 

Yıllarca “kentsel dönüşüm"e karşı mücadele eden İstanbul’un ilçesi Sarıyer’e bağlı Küçükarmutlu Mahallesi, resmi adıyla Fatih Sultan Mehmet Mahallesi, şu aralar yine “kentsel dönüşüm”le karşı karşıya. 

İlk olarak 2012 yılında riskli alan ilan edilen Balta Limanı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ayağında yer alan Küçükarmutlu’da, halk karara tepki göstererek konuyu mahkemeye taşımıştı. Danıştay tarafından 2013 yılında iptal edilen karar, bu kez Bakanlar Kurulu kararıyla 5 Aralık 2016 tarihinde mahalle tekrar riskli alan ilan edilerek, kentsel dönüşüm kapsamına alındı. 

RANTA KARŞI ORTAK DİRENİŞ

İlk yerleşim tarihi 1950’li yıllar olan ardından ise 1980’li yıllarda esas yerleşimin başladığı ve birçok evin kurulduğu Küçükarmutlu Mahallesi, her gelen iktidarın üzerinde projeler üreterek ranta açmaya çalıştığı bir mahalle aynı zamanda. Alevilerin çoğunlukta olduğu Küçükarmutlu, muhalif kimliği ile de ön planda iken Büyükarmutlu olarak bilinen mahallede ise ağırlıklı AKP ve MHP seçmeni yer alıyor. 1 milyon 700 bin metre kare alanı kapsayan, 5 bin civarında gecekondu bulunan ve yaklaşık olarak da 25 bin kişinin yaşadığı mahalle halkı yıkımlara karşı birlikte hareket etmeye başladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri tarafından, “işgalci” olarak yaftalanan mahalle sakinleri, 18 Aralık’ta yaptıkları halk toplantısı ile yıkımlara karşı örgütlenme çalışması başlattı. Halk, toplantıda komisyon belirleyerek mahallenin yıkılmasına karşı ortak hareket etme kararı aldı. 

KARARLA HERKES EVİNİ NASIL SAVUNACAĞINI DÜŞÜNMEYE BAŞLADI

1990 yılından bu yana Küçükarmutlu’da oturan Şeften Boybaş, mahalle sakinleri olarak kararı basından öğrendiklerini ifade etti. Halkta ilk başlarda “ne yapacağız?” şaşkınlığı olduğunu ifade eden Boybaş, kimsenin evini terk edip gitme gibi bir niyetinin olmadığını anlattı. Resmi gazetede yayımlanan kararın ardından mahalle muhtarları, Cemevi ve Camii yetkilileri bir araya gelerek halkı bilgilendirmeye başladığını anlatan Boybaş, “Nasıl bir yol haritası izleyeceğiz'i tartıştık ve ardından da halk toplantılarına başladık” dedi. 

‘YASAL HAKKIMIZI ELİMİZDEN ALIYORLAR’

Küçükarmutlu gibi yoksul mahallerin muhalif olmasının doğal olduğunu dile getiren Hasan Öztürk de, evleri yıkılacak olanlar arasında MHP ve AKP seçmeninin de olduğu bilgisini paylaştı. Mahalle sakinleri olarak ortak hareket edip evlerini yıktırmamak için ellerinden geleni yapacaklarını da söyleyen Öztürk, riskli alan ilan edilmesinin altında yatan esas nedenin de mahallenin kıymetli bir arazi üzerine kurulması olarak yorumladı. Zeynep Yıldırım ise, “Şimdi yeniden riskli alan ilan ettiler, onlar da biz de buranın riskli alan olmadığını biliyoruz. Yasal hakkımızı elimizden alıyorlar, bizi buraya yakıştırmıyorlar. Bu güzel manzarayı bizim görmemizi istemiyorlar” dedi. 

‘RİSKLİ ALAN OLMADIĞI İSPATLANDI’

Halkın Mühendis ve Mimarları’ndan Olcay Abalay da, Japon heyetlerin daha önceden mahallede deprem analizleri yaptığını anlatarak, zeminin İstanbul’un en sağlam zeminlerinden biri olduğunun altını çizdi. Japon mühendisleri dışında birçok mühendisin de mahallede çalışma yaptığını söyleyen Abalay, asıl nedenin “riskli alan” değil, mahallenin ranta açılmak istenmesi olduğunu belirtti. Danıştayın aldığı kararın doğru olmadığının teknik bir çalışma ile ispatlandığınıbelirten Abalay, “Şimdi ise vergi aldıkları evleri riskli görüyorlar ve bunu da herhangi bir çalışma ve incelemede bulunmadan karara bağlıyorlar” dedi. (DİHABER)

www.evrensel.net