KYK'da sıkıntı çok, öğrencileri dinleyen yok!

KYK'da sıkıntı çok, öğrencileri dinleyen yok!

"Yurtta psikolojik danışmanlık hizmeti yokken her hafta dua saatinin olması bütün öğrencileri şaşırtıyor. "

KYK Yurdundan Bir Öğrenci
Kayseri

Üniversite hayatına adım attığımız andan itibaren karşılaştığımız sıkıntıların başında barınmak geliyor. Ben de barınma ihtiyacımı karşılamak için KYK'ya başvurdum. Yurt çıktığında biraz rahatlamıştım ama ilk yıldan yaşadığım sıkıntılarla birçok öğrencinin yaşam alanı olan yurtlardaki uygulamaların öğrencilerin talepleriyle aynı olmadığını gördüm. Arkadaşlarımla sohbet ederken hepimizin sorunlara çözüm arayışında olduğunu, aynı zamanda KYK yurtlarında kalan bütün öğrencilerin yaşadıkları sıkıntıların da bizimkilerle ortak olduğunu fark ettik. 
ÖZGÜRLÜK ADI ALTINDA  HAPİS
Arkadaşımız Eda kendisinin ve arkadaşlarının, yurt yönetimi tarafından hapsedildiğini söylüyor. Eda, "KYK yönetimi kadınları korunmaya muhtaç bireyler olarak görüyor. Mesela geçen gün biri erkek arkadaşıyla yurdun önünde konuşurken güvenlik 'uzun süre konuşmak yasak' diye erkeği yurdun önünden gönderdi. Sorsan KYK yönetimine bizler özgürüz." diyerek yurtlardaki güvenlik anlayışını aktardı. 
Yeni güvenlik düzenlemesi önceden yaşadığımız sıkıntılara tuz biber oldu. Artık geç saatte yolculuk yapacaksak yurt izin vermiyor ve biletimizi iptal etmek zorunda kalıyoruz. Bu düzenlenme yüzünden mağdur olan arkadaşımız Gülçe, "Son düzenleme ile bileti almama rağmen çıkmama izin verilmedi. OHAL'i fırsat bilerek yurtlarda bizlere istedikleri gibi baskı uyguluyorlar." Diyor. 
Bu düzenleme de daha öncekiler gibi bize sorulmadan yapıldı. Yurtlarda hiçbir kararda söz sahibi olamadığımız gibi alınan kararların mağduru biz oluyoruz. 
PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK  YERİNE DUA SAATİ!
Bütün sorunlarımız güvenlik ile sınırlı değil. Geçen yıllarda haftada bir manevi değerler kursu için Diyanet İşleri'nden gönderilen görevliler, bu yıl yurdumuza manevi rehber olarak atandı. Yurtta psikolojik danışmanlık hizmeti yokken her hafta dua saatinin olması bütün öğrencileri şaşırtıyor. Geçirdiğimiz üç yıl içerisindeki değişimler hükümetin "dindar nesil" yetiştirme politikaları için yurtları etkin şekilde kullandığını gösteriyor. Bu uygulamalar bazı arkadaşlarımızın "Kendimi artık KYK yurdunda değil, cemaat yurdunda gibi hissediyorum!" tepkisine yol açtı. Daha önce yurtta açılan iki kursa katılan bir arkadaşımız bu sene kursların yapılmamasından duyduğu rahatsızlığı; "Benim yazıldığım masa tenisi ve fitness kursları açılmadı. Ama "manevi değerleri güçlendirmek" adına açılan kurslar var. Önceden Fransızca, Almanca ve İngilizce kursları varken şimdi yurdumuzdaki dil kursları Osmanlıca, Arapça ve Farsçadan ibaret. İngilizce kursu gibi kurslar bir iki gün devamsızlık yapınca kapatıyorlar. Manevi değerler kursuna dört beş kişi gitmesine rağmen kapatmadılar." Diye dile getirdi.
BU SORUNLAR HEPİMİZİN SORUNLARI
Yurtlardaki uygulamalar sadece bizi değil yurtta çalışanları da mağdur ediyor. Yurtta sıkıntı yaşayanların sadece öğrenciler olmadığına dikkat çeken Deniz, "Yurtta çalışanların da birçok sıkıntısı var. Taşeron işçi oldukları için yurttaki yemek hizmetinden bile yararlanamıyorlar." Diyor. Benim kaldığım katta görevli olan bir abla ile konuştuğumuzda, "Bizler devlet yurdundan çalışıyoruz, buranın her türlü işini biz yapıyoruz. Ama taşeron olduğumuz için devlet bize hiçbir hak tanımıyor. Biz yurtta çalışan memurlardan daha fazla emek harcıyoruz. Onların odası bile varken devlet bize yemek bile vermiyor." diyerek yurtların işçileri de mağdur eden politikalarını bizlere anlatıyor. 
Biz öğrenciler olarak parasız ve güvenli, sorunlarımızın çözümünde ve alınan kararlarda söz sahibi olabileceğimiz yurtlar istiyoruz. Biliyoruz ki bu sorunlar tüm öğrencilerin sorunu ve bunları çözebilmemizin tek yolu taleplerimiz için mücadele etmek.

www.evrensel.net