Biraz zikir, biraz da çörek otlu ardıç yağı

Biraz zikir, biraz da çörek otlu ardıç yağı

Muhalif kanallar bir bir kapatılıyor... ekranda kalanlar ürkütücü.. hele bazıları... Ercüment Akdeniz yazdı..

Ercüment AKDENİZ

Bir televizyon kanalı...
Ve ismi lazım olmayan o televizyon kanalından ilginç bir program adı: “Kuran ve Sünnet Işığında Soru-Cevap.”
Ekranda sarıklı cübbeli genç bir hoca, Karadeniz aksağanıyla izleyicilerden gelen soruları yanıtlıyor:
- Alo... hocam Selamun Aleyküm.
- Aleyküm Selam ve Rahmentullah.
- Alo... Sesim geliyor mu hocam?
- Televizyonun sesini az bi kısar mısın kardeş?.. Hah şimdi oldu... Buyur kardeşim şikayetin nedir?
- Köye gelen imamın nikah kıyarken para alması caiz midir?   
Hocanın yanıtı aşağıdaki gibi:
- Eh be Müslüman, önce sen kendine şu soruyu sor bakalım; nikah kıymayı neden bilmiyorsun? Neden illa da hocaya gerek duyuyorsun? Bak sana anlatayım; önce iki erkek şahit bul, iki erkek bulamazsan bir erkek iki kadın huzurunda da olur. (Terazide iki kadının şahitliği bir erkeğe ancak denk geliyor!) Duanı okur, “kabul ettim” dersin olur biter. Hepsi bu! Ammaaa sen yine de hoca çağırırsın; cebine üç-beş kuruş koyarsın, hoca efendinin durumu yoktur, o başka! Yok zorla para istiyorsa o caiz değildir.
“Bir sonraki telefonu alalım, sırada çok bekleyenimiz var” dedikten sonra hocaya peş peşe iki telefon daha bağlanıyor. İlki, ağlayarak kocasıyla arasının bozulduğunu anlatan bir kadın. Hoca ona sabır telkin ederek birkaç dua tavsiye ediyor. Zavallı kadın bir umut olur hevesiyle telefonu kapatırken bu kez telefona bir başkası çıkıyor. Soru oldukça ilginç:
- Hocam gece çarşaf silkelemek günah diyorlar, doğru mu?
Hoca köşeli bir yorum yapmaktan kaçınarak ve cinler dünyasından örnekler anlatarak ona okuması gereken duaları söylüyor.
Ve son telefonla gecenin en renkli sorusu yankılanıveriyor:
- Arabesk ya da pop müzik dinlemek günah olur mu hocam?
Hocanın hemen akıllı telefonuna sarılıp örnekler vermeye başlıyor:
-  Müzik dinlemek caizdir, Arabeks (hocanın ısrarla Arabesk yerine “Arabeks” diyor) de dinlenebilir. Önemli olan müziğin içinde ne söylendiğidir. Bak mesela ne diyor şarkıda;
Kuluna kul oldum severek taptım
Gel gör beni tanrım bak ne haldeyim
“Allahtan başkasına kul olunur mu be Müslüman” deyip bir başka şarkı sözünden örnek veriyor:
karşıyım her şeye
karşıyım var mı
rabbim adaletin
bu kadar mı

Hocanın bu şarkı için yorumu da çoktan hazır:  “Ne yapıyor, Allahın adaletinden şüphe duyuyor! Caiz olur mu hiç?”
Ve caiz olmayan şarkı sözleri üzerine son alıntı:
Kader, kahpe kader
Ağlarını ördün mü?
Yardan yok hiç haber
Yar kaldın mı, öldün mü?

“Allahın çizdiği kadere kahpe denir mi ey adam?” diye hiddetlenen hocanın yine uzun bir nasihat çektikten sonra programı kapatıyor.

‘VAKİT ZİKİR VAKTİ’

Soma’da ölen madenciler için dua hattı açıp para toplamakla daha önce de eleştirilerin hedefi olan bu tuhaf televizyon kanalından başka bir programa geçiyoruz.
Programın adı; “Vakit Zikir Vakti”. Programın sunucusu bir yandan telefondan istek parçalar alırken bir yandan da stüdyodaki zikir ayinini yönetiyor. İlk istek 15 Temmuz üzerine:
İşte budur Türk yüreği
Ne tank tanır ne tüfeği
Ümmet için yürümeli
Ya Allah Bismillah Allahuekber

“Demokrasi” adına tek sözcüğün geçmediği programda tekbir sesleri ve rabia işaretleri arasında “Türkçülük”, “Ümmetçilik” gırla gidiyor. Ve izleyici telefonlarından gelen bir diğer istek, “Ustam”...
Denizin altında yürür Marmaray
Bizde hatırlıdır kahve ile çay
Vesayet çöküyor vay anam vay
Postalları giyip yürü be usta

Hükümet partisinin icraatlarının övüldüğü bu zikirde dile getirilen “usta” ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başkası değil. Huşu içinde sarsılan başlar, tef eşliğinde çıkarılan uhrevi sesler, kendilerine sadece maneviyat dünyasını değil ama aynı zamanda maddi dünyadan da anlatılar seçiyor...  
Yani din, egemen politika ile harmanlanıp son derece “Arabesk” bir yorumla izleyiciye servis ediliyor.

VE ÇÖREK OTLU ARDI(N)Ç YAĞI

Aaa. O da ne?
Az önce başında siyah sarığı, sırtında siyah cübbesiyle zikire öncülük eden sunucu şimdi de reklamlarda oynuyor. Lakin başındaki siyah sarık beyaz takkeye, sırtındaki siyah cübbe de yakasız beyaz çizgili bir elbiseye dönüşmüş! Arkadaki “Kabe” resmi ise aynen programdaki gibi duvarda duruyor.
Ekranın sol alt köşesinde bir “Sipariş Hattı”, alt kj’de ise “4 Adet Alana 4 Adet Bedava” yazısı. Hemen sağ tarfta ise şöyle bir ibare; “Kargo Ücreti Dahil ... Lira”
Reklamın hikayesi ise özetle şu:
“Hoca” Çörek Otlu Ardıç (Yanlışlıkla Ardınç yazmışlar) Yağlı Krem satıyor.
Kremi, ağrıdığı farzedilen yerlerine süren hoca, teatral üslupla ağrının nasıl bir anda geçtiğini anlatıyor.
***
Hemen belirtelim ki, bu tip kanalları “dolandırıcılıkla” suçlayan, durumdan rahatsızlık duyan masum Müslüman insanların sayısı da hiç az değil. En azından sosyal medya tepkilerinde bu görülüyor.
Ve fakat...
Kapatılan muhalif demokrat televizyon kanallarının ardından meydan bu tip kanallara kalmış görünüyor.
Biraz zikir, biraz da çörek otlu ardıç yağıyla bakalım bu işler daha ne kadar devam edecek?

www.evrensel.net
ETİKETLER Ercüment Akdeniz