'Ürettiğimiz mal ve kâr artıyor verilen ücret geçindirmiyor'

'Ürettiğimiz mal ve kâr artıyor verilen ücret geçindirmiyor'

Kayseri'de işçiler, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin 'İstemenin sonu yok' açıklamasına tepki gösterdi.

Murat ZEREN
Veli ŞAHİN
Kayseri

Türk-İş’in 2017 yılı için  asgari ücretin 1600 lira olması talebine Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin verdiği, “İstemenin sonu yok. Ekonomik realiteleri unutmamak lazım. Milli gelirine oranla dünyada en yüksek asgari ücret olan bir ülkedeyiz” yanıtı işçiler içerisinde tartışılmaya devam ediyor. Asgari ücret için ifade edilen söze ve OHAL sürecine Kayserili işçilerin de tepkisi çok.

İşçi duraklarında BOYDAK işçileriyle karşılaşıyoruz. BOYDAK işçilerinde Kayyım, TMSF derken tedirginlik had safhaya ulaşmış. Asgari ücrete dair bakanın sözleriyle başlıyor konuşma. İşçiler, “Ülkede ne olursa olsun işçiler yokmuş gibi davranılıyor. Seçim zamanı, hatta darbe gecesi karşı çıkılması gibi kendilerine yarar meseleler olunca akıllarına geliyoruz. Reel ekonomi falan demiş. Biz ürettiğimizi biliyoruz, fabrikadan çıkan malı da biliyoruz. Hatta tüm fabrikalarda geçen yıllara göre daha çok mal üretildiğini de biliyoruz. Şimdi patrona ekonomi iyi de bize mi kötü? Geçinemiyoruz ve geçinmemiz için daha iyi ücret istiyoruz. Bunun mümkün olduğunu patronlara akan paradan biliyoruz. Para içinde yüzen insanlar var biliyoruz. Serbest bölgeler gibi birçok alan da elektrik ücreti almadan, arazi ücreti almadan patronlara teşvik yapılıyor. Vergi bile alınmıyor. Bu ekonomi işçiye gelince mi reel! 1600 lira talep patronlara verilen teşviklerin yanından kırıntı olarak kalır” dediler.

Bir başka BOYDAK işçisi ise, “Ülke saldırı altında bence buna da şükür demek lazım. Tüm uluslararası güçler bize saldırıyor içeride keza öyle” dediğinde bir diğer işçi, “Saçma konuşuyorsun, patron nasıl büyüyor peki” sorusunu yöneltti. Durakta karşılaştığımız Boydak işçilerinin önemli bir bölümü asgari ücretin arttırılması gerektiğini savundu.

‘BAKAN İŞÇİLERİ HOR GÖRÜYOR!’

Zeki Süyani 48 yaşında. Yaşının yarısından fazlasını işçilikle geçirmiş. Türk-İş’in talep ettiği 1600 liranın da yetersiz olduğunu söyleyerek söze başlayan Süyani, “Bakanın açıklaması hayli isçileri hor gören bir açıklama. Bizlerin harcamalarını, ihtiyaçlarını görmezden geldiğini görüyoruz. Gelecekler bizim gibi bir ay yaşayacaklar o zaman cidden ne demek istediğimi daha iyi anlarlar” dedi. İşçi mücadelesinin az olması nedeniyle istedikleri gibi hareket ettiklerini söyleyen Süyani, “İşçi mücadelesi yüksek olsa bu kadar rahat konuşabilirler mi? İşçilerin birlik olması işte tam da böylesi dönemlerde ne kadar da gerekli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.  Genç işçilerden Hüseyin Dokgöz ise, “Asgari ücret 1300 lira olduğu halde yetmiyor. Özellikle de ev geçindirmesi gereken çoluk çocuk sahibi olan işçilerin yükleri daha ağır. Genç işçiler ise evlenemiyor. Türk-İş’in asgari ücretin zammına yapmış olduğu 300 liralık öneri bile az. İnşaat işçileri asgari ücretten yüksek bir fiyatta çalışıyorlar, görülüyor ki o da yetmiyor. Ama bakanın açıklamasına gelecek olursak tek bir şey demek istiyorum: Dediği gibi istemek sorun değil. İsteyip mücadele etmek gerek” dedi.

‘HERKES SIRTINI OHAL’E YASLAYIP VURUYOR İŞÇİYE’

Eski SİMFER işçilerinden Özcan Tağ’la kahvede karşılaşıyoruz. OHAL’in olumsuzluklarını anlatarak söze giren Tağ, “Ülke gündemi nasıl değişirse değişsin işçiye zararı oluyor. OHAL geldi herkes sırtını OHAL’a yaslayıp vuruyor işçiye! Yeri geliyor işten atmanın bahanesi oluyor yeri geliyor işe almamanın” dedi. Asgari ücrete ise Tağ, “Ayda 500 ev kirası, 50 elektrik, 90 ısınma bu kışın daha da artıyor 30 su, 150 çocuk masrafı, 300 sigara vb. 200 mutfak harcamam var. Bana kalan 80 lira. Ben evli biriyim. Eşimle çocuğumla vakit geçirmek için bile param yok inan. Aha da reel hesaplama” diye konuştu.

İşçi duraklarında görüştüğümüz Gıda İşçisi Mustafa Demir ise, “Asgari ücret yeterli değil. Kıbrıs’la karşılaştırdığımızda da çok fark var. Orada 1800 burada 1300 TL. Şimdi sanayi ülkesi olarak Türkiye’nin durumu daha mı kötü? Hatta 1300 lira bile alamayan yerler olduğunu biliyoruz. Vicdansızlık diz boyu. Patronlar kendi maaşlarından kısarlarsa bu para herkese yeter” dedi.

OHAL’in bahane gösterilerek işçilerin eylemlerinin yasaklanmasına karşı olduğunu da belirten Demir, “OHAL güya halka karşı alınmamıştı. Bir de alınsa ne olur siz düşünün. Darbecilere karşı ilan edilen OHAL gün geçtikçe halka karşı ilan edilir oldu. OHAL nedeniyle en son işçilere baskı uygulanmalı. Çünkü onlar ülkenin belkemiği” dedi.

‘1400 LİRA GELİR, 2500 LİRA HARCAMA…’

“Türkiye’de asgari ücret hiç bir zaman yeterli olmadı” diyerek sözlerine başlayan İnşaat İşçisi Yılmaz Tabak, “Aylık 1400 lira gelirimiz var hemen hemen giderimiz ise 2 bin 500 lira. Bu aradaki 1100 lira nasıl geliyor diyorsan borç harç içinde yuvarlanıyoruz. Bu tüm işçiler için böyle. Sadece bu durumun bir araştırması yapılsa, Bakan gerçek reelliği görür” dedi. OHAL’e dair konuşmaya başlıyoruz Yılmaz Tabak’la. OHAL kararının neden alındığı sorusunun halk tarafından sağlıklı cevaplanmasının önünde engeller olduğunu ifade eden Tabak, “Türkiye şu an OHAL sürecinde. 2 yıl öncesine kadar aralarından su sızmayan iki adamın arasındaki çıkar çatışmaları ülkeyi bu duruma soktu ve sanırım daha da kötüleri olacak. Demokratik olmayan, hukuk dışı bir sürü olay yaşanıyor. Neden? İki kişi yüzünden. Peki, kimse neden bunu tartışamıyor, çünkü korku ortamı yarattılar. Basın tek taraflı falan” diye konuştu. OHAL’in bazı kesimler tarafından fırsata çevrildiğini de söyleyen Tabak, devam etti: “OHAL patrona yarıyor. Maaşa zam istediğimiz zaman ülke ekonomisinden giriyor da piyasada sıcak paranın dolaşmadığına kadar konuşuyor. İşte bu yüzden OHAL patrona yarıyor.”

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Kasım 2016 00:37
www.evrensel.net