Bir kavram: Burjuvazi

Bir kavram: Burjuvazi

Burjuvazi nedir?

SANAYİ DEVRİMİNİN ÜÇ SONUCU

1- Makine emeğinin sonucu sınai ürünlerin fiyatlarının sürekli ucuzlaması yüzünden, el emeğine dayalı eski manüfaktür ya da sanayi sisteminin yıkılması.

2- Büyük sanayicin manüfaktürün yerini aldığı her yerde, sanayi devrimi, burjuvaziyi, servetini ve gücünü en yüksek düzeye ulaştırmıştır. Bunun olduğu her yerde sonuç, burjuvazinin, siyasal gücü ele geçirmesi ve o güne kadarki egemen sınıfları -aristokrasiyi, lonca ustalarını ve bunların her ikisini de temsil eden mutlak monarşiyi- tasfiye etmesi olmuştur.

3- Sanayi devrimi burjuvaziyi ne ölçüde yaratmışsa, aynı ölçüde proletaryayı da yaratmıştır. Çünkü proleterler ancak sermaye tarafından istihdam edilebildiklerinden ve sermaye de ancak emek istihdam etmekle arttığından, proletaryanın büyümesi, sermayenin büyümesiyle atbaşı gider. Aynı zamanda bu, burjuvaları da, proleterleri de, sanayicin en karlı bir biçimde işletilebildiği büyük kentlerde yoğunlaştırır. 


FEODALİZMİN YIKILIŞINDA BURJUVALARIN ROLÜ
Feodalizmin üretim ilişkileri, serf köylülerin özgür olmayan emeğinin düşük üretkenliği ve lonca kısıtlamaları, üretici güçlerin gelişmesine ayak bağı oldular. Serf köylülerin ayaklanmaları, feodal düzeni sarstı ve serfliğin ortadan kaldırılmasına yol açtı. Feodalizmi yıkma mücadelesinin başına burjuvazi geçti. Köylülerin feodal beylere karşı mücadelesinden, iktidarı eline geçirmek için yararlandı. Burjuva devrimleri feodal düzeni ortadan kaldırdılar ve kapitalizmin egemenliğini kurdular, üretici güçlerin özgürce gelişmesinin yolunu açtılar.


BURJUVAZİNİN YÖNETİM AYGITI OLARAK DEVLET
Burjuva devrimi sonucunda feodal sertlik devletinin yerini alan kapitalist devlet, sınıf özü itibariyle, kapitalistlerin elinde, işçi sınıfını ve köylülüğü boyunduruk altında tutmak ve ezmek için bir araçtır. Burjuva devlet, kapitalistler sınıfının yürütme kuruludur. Burjuva anayasaları, mülk sahibi sınıfların işine gelen ve onlar için yararlı toplumsal koşulları pekiştirme amacına sahiptir. Burjuva devlet, kapitalist toplumun temelini –üretim araçları üzerinde özel mülkiyeti– kutsal ve dokunulmaz ilan eder. Burjuva devletlerin biçimleri son derece çeşitlidir, ama özleri bir ve aynıdır: bu devletlerin hepsi, ücretli emeğin sermaye tarafından sömürülmesi düzenini korumak ve pekiştirmek için bütün araçlarla çaba gösteren burjuvazinin diktatörlüğüdür.


İKİ ANTAGONİST SINIF
Burjuvazi ve proletarya, kapitalist toplumun ana sınıflarıdır. Kapitalist üretim tarzı var olduğu sürece bu iki sınıf birbirine kopmaz şekilde bağlıdır: Burjuvazi, ücretli işçileri sömürmeden yaşayamaz ve zenginlik sağlayamaz; proletarya, kapitalistlerin yanında çalışmadan yaşayamaz. Aynı zamanda proletarya ve burjuvazi, çıkarları birbirine karşıt düşen ve uzlaşmaz olan antagonist sınıflardır. Kapitalist toplumun egemen sınıfı, burjuvazidir. Kapitalizmin gelişmesi, sömürücü azınlık1a sömürülen çoğunluk arasındaki sınıf mücadelesi, kapitalist toplumun çelişkilerinin derinleşmesine yol açar. Proletarya ile burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesi, kapitalist toplumun itici gücünü oluşturur.


BURJUVAZİNİN MEZAR KAZICISI: PROLETERYA
Tamamıyla mülksüz olan ve bu yüzden, emeklerini, karşılığında zorunlu geçim araçları edinmek için burjuvalara satmak zorunda kalanlar sınıfı. Bu sınıfa proleterler sınıfı, ya da proletarya denir. Proletarya, ileri iktisat biçimine –büyük üretime– bağlı olan emekçi sınıftır. “Yalnızca proletarya –büyük üretimdeki ekonomik rolü sayesinde– bütün emekçi ve sömürülen kitlelerin önderi olma yeteneğine sahiptir...” Kapitalist toplumun en devrimci ve en ilerici sınıfı olarak sanayi proletaryası, köylülüğün emekçi kitlelerini ve nüfusun tüm sömürülen tabakalarını kendi etrafında toplama ve kapitalizme karşı taarruza kaldırma yeteneğine sahiptir.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.