14 Ekim 2016 12:05

Toplumun ağrılı aynası: Genç gebelik

UNICEF’in çocuk yaşta hamile kalma oranlarını yansıtan raporuna göre, Latin Amerika’da hamile kalan ergenlerin yüzde 33’ü 18 yaşın altında.

Paylaş

UNICEF’in çocuk yaşta hamile kalma oranlarını yansıtan raporuna göre, Latin Amerika’da hamile kalan ergenlerin yüzde 33’ü 18 yaşın altında. Bunların yüzde 20’si ise 15 yaşın altında. Daha kötüsü ise UNICEF’in Latin Amerika’nın bu konumunu 2100’e kadar koruyacağını öngörmesi.

HER YIL 74 BİN KIZ ÇOCUĞU DOĞUM VE DOĞUM SONRASINDA HAYATINI KAYBEDİYOR

UNICEF’in araştırmalarının sonuçları, ergenlerin bu yaşlarda hamile kalmasının cinsel şiddet, bilgi eksikliği ve fırsat eşitsizliğinden kaynaklandığını gösteriyor. Araştırma ayrıca, hamilelik 15 yaştan önce olmuşsa doğum ve doğum sonrası ortaya çıkan ölüm riskinin ikiye katlandığını da ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri, hamilelik sürecinde ortaya çıkan sorunların 15-19 yaş arası anneler arasında ikinci ölüm nedeni olduğunu gösteriyor. Ekvador’da doğum için hastaneye giden 10-17 yaş arasındaki kız çocuklarının birinci ölüm nedeni doğum ve doğum sonrası ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanıyor. Latin Amerika Sosyal Bilimler Fakültesi (FLACSO) verilerine göre bu yaş aralığında yaşamını kaybeden çocukların sayısı yılda 74 bin.

ERGENİN YAŞADIĞI EVİN KOŞULLARI BELİRLEYİCİ

UNICEF’in yaptığı araştırma, erken gebelikle ilişkili etkenler arasında, ergenin yaşadığı evin koşullarının belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Bu etkenler arasında, ebeveynlerin gelir durumu, ergenin eğitim durumu ve evdeki yoksulluk düzeyi sayılıyor. 9-10 yaş aralığındaki kız çocuklarının, ekonomik gelir düzeyi düşük ve yolsuzluğa batmış olan ülkelerde yaşıyor olması bir rastlantı değil.
Ekvador İstatistik Enstitüsüne göre, Ekvador’da kadınların yüzde 44.1’i ilk çocuklarını 15-19 yaşlarında doğurmuş. Bunların yüzde 75’i çalışmayan kadınlar olup yalnızca yüzde 22’si okula gidiyor.

Ekvador Ekonomik ve Sosyal Katılım Bakanlığı, ergen gebeliğin temel etkenlerinin yoksulluk, şiddet ve düşük eğitim düzeyi olduğunu belirtiyor. Ekvador’da ergen annelerin yüzde 74’ü yoksulluk içinde yaşıyor.

ERGEN GEBELİKLERİN TEMEL NEDENİ CİNSEL ŞİDDET

Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu (CEPAL), erken gebeliklerin temel nedeninin cinsel şiddet olduğuna işaret ediyor. Diğer faktörlerse yoksulluk, cinsiyet ayrımı, eğitim ve üreme sağlığı eksikliği ya da uygun cinsel eğitim yokluğu. Dolayısıyla hamilelikle yoksulluk ve eğitim eksikliğinin doğrudan ilişkisi olduğu ifade ediliyor.

CEPAL’a göre, en yoksul kesimin yüzde 20’sinin doğurganlık oranı en zengin kesimin yüzde 20’sinden 4 kat daha fazla.

Erken annelik, okul eğitimine engel olurken istihdam olanağını azaltıyor ve yoksulluğun nesilden nesile geçmesine neden oluyor. Kız çocuklarının ve genç kadınların hamile kalması, eğitim, çalışma ve daha birçok hakkının ellerinden alınması demek. Bu haksızlık yalnızca kadın, anne ve çocuk olarak değil aynı zamanda tüm aktörlerinin eşit koşullarda uyumlu gelişimine ihtiyaç duyan toplumun parçası olan insanları da etkiliyor.

KADINA BİÇİLEN ROL ANNELİK

Rakamlar yoksulluğun ergen gebeliğini artırdığını doğruluyor. Ama bu,  Ekvador’un cinsiyet eşitliği konusunda çok çalışması gerektiği gerçeğini gizleyemiyor. Çocuk ve Ergen Hakları Gözlemevi Temsilcisi Margarita Velasco, “Toplumumuzda hâlâ kadına biçilen rol annelik” diyor. İstatistikler de bunu gösteriyor. Dünyada kadınlara, çocuk sahibi olmak ve ev işlerinden sorumlu olmak şeklinde bir rol biçiliyor ve küçüklükten itibaren kadınlar bu yönde hazırlanıyor. UNICEF verilerine göre, ev işleri 5-9 yaş arası kız çocuklarının, aynı yaş erkek çocuklarından yüzde 30 daha çok zamanını alıyor. Yaş büyüdükçe eşitsizlik daha da artıyor. Kız çocukları 10-14 yaşına geldiklerinde aynı yaş erkek çocuklarına göre ev işlerinde yüzde 50 daha çok çalışıyorlar. UNICEF’in toplumsal cinsiyet uzmanı Anju Malhotra şunları dile getiriyor: “Karşılıksız aşırı ev işi yükü ilk çocukluk yıllarında başlıyor ve kız çocukları ergenlik yaşına geldiğinde bu daha da artıyor. Bunun sonucunda, kız çocukları önemli oranda öğrenme ve kendini geliştirme fırsatlarından yararlanamıyor ve çocukluklarını yaşayamıyor. Kız çocukları ile erkek çocukları arasındaki bu eşitsizlik, cinsiyet klişelerini ve kadın ve kız çocuklarının çifte yükünü kuşaktan kuşağa taşıyarak kalıcı kılıyor.”

AİLE ÜYELERİNİN BAKIMI KIZ ÇOCUKLARINDA

Yine UNICEF’in raporunda kız çocuklarının emeğinin pek görünür olmadığı ve sıklıkla da önemsiz görüldüğü belirtiliyor. Erkek çocukları dahil yetişkin sorumluluğu -aile üyelerinin bakımının üstelenilmesi gibi- genellikle kız çocuklarının üzerine yıkılmış durumda. Bu işlere harcadıkları zaman, kız çocuklarının oyun oynama, arkadaşlarıyla birlikte olma, ders çalışma ya da tam olarak çocukluklarını yaşamalarını engelliyor. Ayrıca bazı ülkelerde odun toplamak ve su getirmek türünden işler kız çocuklarını cinsel şiddete uğrama tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.

Genç gebeliğin ortadan kaldırılması yönünde verilecek mücadele, toplumun tamamına yükümlülük getiren bir konu. Bu  anlamda yasa çıkarılabilir, anlaşmalar imzalanabilir ve sorumluluklar alınabilir. Ancak aynı zamanda dogma ve ön yargılar içeren toplum davranışının da değişmesi, kadının rolünün çocuk doğurmak ve çocuk büyütmek olduğu düşüncesinin terk edilmesi gerekir. Ayrıca bu işler bedava; çünkü ev işlerine harcanan emek karşılığında herhangi bir ücret ödenmiyor. Ne cüret değil mi, kadınların zaten “yapmakla zorunlu olduğu” çocuk bakmak ve ev işi gibi işler için ücretten söz etmek!

Malcriadas.org’tan çeviren Hilal ÜNLÜ

ÖNCEKİ HABER

Cengiz Bektaş’ın gözünden Laodikeia, Hierapolis Aphrodisias

SONRAKİ HABER

HSK'dan Yargıtay ve Danıştaydaki boş koltuklar için yeni görevlendirme

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa