02 Ekim 2016 09:30

Kapatın… 

Televizyonları kapatmak, gazeteciyi issiz bırakmak hatta cezaevine atmak bir gazeteciyi gerçekleri yazmasından vazgeçirir mi?

Paylaş

Tunca ÖĞRETEN

Kapatın… Televizyonları kapatın, radyoları, gazeteleri. Farklı olan, size biat etmeyen ne varsa kapatın.
Bu yöntemin hiçbir işe yaramadığını anlamıyorsunuz değil mi? Günlerdir gazetelerinin, TV binalarının içinde yatıp kalkan insanların, gazetelerinizde, televizyonlarınızda satın alarak arzuhalcilik yaptırdıklarınıza benzemediğini anlamadınız değil mi hâlâ? Mahallesindeki bakkalda hesabına sigara yazdıran, üç beş kişi bir araya gelip diğerinin kirasını ödeyen, ödenmemiş fatura yüzünden kesilen elektriği açtırmak için akla karayı seçen ama sabahın köründe yine o gazetedeki masasına oturup işini yapan insanları anlayamadınız değil mi? Hiç benzemiyor değil mi, bol sıfırlı maaşlarla size şirin gözükmeye çalışan asalaklarınıza?

Kapatın… Yüzlerce gerçek gazeteciyi, haberciyi işsiz bırakın. Arzuhalcileriniz ısıtmalı koltuğu olan daha lüks arabaya binsin diye, siz bol hileli işlerinizi, belgeleri ortaya saçılmadan halledebilesiniz diye süründürün o insanları.

Unutmayın, ‘gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır’… Siz gazeteleri, televizyon kanallarını kapatsanız da, RedHack gibileri çıkar ve bütün ipliğinizi pazara çıkarıverir. Sabahınız, akşamınız, Yepyeni Şafağınız tek kelime etmese de, nasıl korktuğunuzu giderek sertleşen sansürlerinizden görüyoruz. Damadınızın ortaya saçılan her kirli işini haberleştirdiğimizde, sansür üzerine sansür uyguluyorsunuz. Korkuyorsunuz! Geceleri gözünüze uyku girmiyor!

Bu yüzden 15 Temmuz’da CNN Türk’ü basan, yayınları kesen o eli silahlı haydutlar gibi siz de, elinizdeki KHK’larla yayınları kesmeye çalışıyorsunuz.

Bu insanları yıldıramayacaksınız. Doğruya, demokrasiye, farklılıklara, adalete, eşitliğe inanmış bu insanları, elinizdekiler gibi satın alamayacaksınız! Satın alamadığınız bu insanlar uykularınızı kaçırmaya, iktidarınız, düzeniniz için insanlara ölümlerden ölüm beğendirmenize sessiz kalmayacak. Yaptığınız alengirli işleri ortaya çıkarmaya devam edecek. Bunun için bir çanak antene, televizyona ya da kağıda ihtiyaçları yok. Bunu hâlâ neden anlamıyorsunuz?
Aslı Erdoğan’ın, Ahmet Altan’ın, Necmiye Alpay’ın, Zana İnan’ın ve nicelerinin zindanda olması bu insanları korkutmuyor, görmüyor musunuz?

Bu insanlar, patronunun yatındaki mavi yolculuktan mahrum kalmaktan korkan Ahmet Hakan gibi durmadan şerit değiştirmiyor.

Bu insanlar, kendi geleceği için her gün birilerini hedef göstermek zorunda olan Cem Küçük gibi sağa sola saldırmıyor.

Bu insanlar, satın aldığı yalı dairesinin kredisini ödemek zorunda olan Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı gibi hakkınızda methiyeler düzmüyor.

Bu insanlar, hocaefendisinin dizinin dibine çöküp himmet dilenen Ekrem Dumanlı gibi eğilip bükülmüyor.

Bu insanlar size, zamanında ortaklık yaptıklarınıza hiç mi hiç benzemiyor!

Televizyonları kapaşanız da, gazeteleri mühürleşeniz de, tutup kollarından zindana atsanız da, internetin fişini çekseniz de, bu insanlar gerekirse kapı kapı dolaşacak ve çevirdiğiniz dolapları, ölüme sürüklediğiniz insanları, barışa yüz çevirisinizi anlatacaklar.

Ta ki gerçekler, o kötü huyunu hayata geçirene yani ortaya çıkana dek!

ÖNCEKİ HABER

Levent Can Yılmaz’ın aziz hatırasına...

SONRAKİ HABER

Soyuz MS 11 uzay kapsülü Dünya'ya döndü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa