01 Ekim 2016 14:47

Bu cesareti bu ülkeyi yönetenlerden alıyorlar 

Herkesi birlik olmaya çağırıyorum. Yoksa her türlü giyim ve kuşamımıza müdahale edilecek...

Paylaş

Merhaba Ekmek ve Gül okurları; 
Ben Tuzla Organize Sanayi’de çalışıyorum. Size çalışma koşullarımdan ve Başbakanımızın yaptığı açıklamaya ilişkin düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Günde 8 saat çalışıyoruz, mesailerle birlikte 12 saat çalıştığımız da oluyor. Genellikle de hep mesai vardır. Dolayısıyla eve erken gidebildiğim bir günü hatırlamam. Bizim işyerinde nedense her şey kadınlara yasak. Çalışma koşullarının zorluğu bir yana bizi canımızdan bezdiren baskılarla da karşı karşıya kalıyoruz. Yemek saatinde, molalarda istediğimiz gibi dışarı çıkamıyoruz. Çünkü sanayinin içi erkek dolu ve biz dışarı çıkarsak sakıncalı olabilirmiş. Yemek saatinde olabildiğince erkek arkadaşlarımızdan uzak durmamız gerekiyor. Yan yana oturmak zorunda kalırsak eğer akşama kadar ustabaşının nasihatlerine maruz kalıyoruz. Tekrar etmesi durumunda işten atılmamıza varan tehditler de alıyoruz.
Geçen günlerde şort giydiği için şiddete maruz kalan Ayşegül arkadaşımın yanında olduğumu öncelikle belirtmek isterim. Bu kadın arkadaşımızın uğradığı şiddete çalıştığım fabrikada kadınlar yıllardır maruz kalıyor. Biz fabrikada çalışırken tayt, badi ve benzeri dar kıyafetler giymemiz yasak bu kıyafetleri giydiğimiz takdirde işten atılabiliyoruz. Özellikle yazın bu konuda çok zorlanıyoruz. Çok sıcak olmasına rağmen bizler kısa kıyafetler giyemeyiz. “Neden?” diye sorduğumuzda da “Siz kadınsınız, erkeklere saygılı olmalısınız. Çünkü erkekler tahrik olabilir” diyorlar. Yani zihniyet her yerde aynı ki Başbakanımız bile “Keşke dövmeseydi yanından mırıldanarak geçseydi” diyebiliyor. 
Ben buradan Başbakanımıza sesleniyorum. Biz bunu yıllardır yaşıyoruz. Bu şiddete çözüm bulmak yerine yaptıkları açıklamalar ile erkekleri daha çok teşvik ediyorlar. Çalıştığım işyerinde bile birçok erkek “Bu tip kadınları yaşatmayacaksın, gördüğün yerde cezalandıracaksın” gibi yorumlarda bulunuyorlar. Bu cesareti bu ülkeyi yönetenlerden alıyorlar.
Biz toplu bir şekilde sesimizi çıkarmazsak, bunlar hayatı bize daha çok zindan ederler. Düşünün bir fabrikaya gidiyorsun ekmek paranı kazanmaya ve orada senin kılık kıyafetin yasaklanıyor. Belki en kötüsü de bunun haklarımıza saldırı olduğunu birçok iş arkadaşım göremiyor. Belki birçoğu bu uygulamadan hoşnut. Birebir konuştuğumuzda herkes “Evet bu özgürlüğümüzün kısıtlanmasıdır” diyor. Ancak iş birlikte ses çıkarmaya gelince işten atılma korkusu yüzünden başta kadınlar hemen kenara çekiliyorlar. O yüzden herkesi birlik olmaya çağırıyorum. Yoksa her türlü giyim ve kuşamımıza müdahale edilecek.
Tuzla Organize Sanayi’den bir kadın işçi / İSTANBUL

ÖNCEKİ HABER

Katlanmanın sevgiyle alakası yok 

SONRAKİ HABER

İsviçre seçimleri: Yeşiller yükselişte, sağ düşüşte

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa