01 Ekim 2016 14:21

Kadınları eleştirme hakkını size kim veriyor?

Dünyayı sorgulayan, erkeklere itaat etmeyen, cinsiyet eşitliğini savunan kadınlar erkek egemenliğine en büyük tehdittir çünkü...

Paylaş

Hande KÖSE
Toplumda bir güzellik algısı var: İri göğüs, uzun bacak, yuvarlak kalça. Ötesi kabul edilemez! Hatta bırakın bu kalıba uymayan kadınların güzel olmasını, “kadın” bile denemez! Ataerki bu kalıbı kadınlara yaşamın her alanında dayatıyor; gökdelenlerdeki ofislerde, üniversitede, aile kurumunda, medyada bu zihniyet karşımıza çıkıyor. Sen kadınsın, bakımlı olacaksın! Sen kadınsın, makyaj yapacaksın! Sen kadınsın, güzel olmak zorundasın! Güzel ol ki asıl işlevini gerçekleştir, yani erkeği memnun et!
Ataerki, bu güzellik algısını kadınlara dayatmakla kalmıyor, bir de en güzel olmak için rekabete sokuyor. Güzellik yarışmaları düzenliyor. Çünkü iş sadece güzel olmakla bitmiyor, en güzeli olacaksın! 
Sosyal medya bugünlerde Top Model of World denilen güzellik yarışmasıyla ve o yarışmada Türkiye’yi temsil eden Ecem Uzgör adındaki model ile çalkalanıyor. Sebebi ise Ecem’in o yarışmada “Türkiye’yi temsil edebilecek kadar güzel olmaması.” Erk zihniyetler hep bir ağızdan kadına hakaretler savuruyor: “Bir de Türkiye güzeli seçildiğini zannediyor”, “Çirkin bir kadın nasıl Türkiye güzeli seçilebilir”... 
Ecem Uzgör, bu “yorumlara” daha fazla dayanamayarak açıklama yapma gereği hissetti. Top Model of World’ün güzellik değil modellik yarışması olduğunu, güzel olduğunu iddia etmediğini, müziğiyle gündeme gelmek istediğini söyledi. 
Peki, konu güzellik değil de modellik yarışmasıysa durum değişir mi? Yani bu yarışmada kadınlar sadece fiziksel güzelliğe değil de hayata bakış açısına, yeteneklerine ve eğitimlerine göre de değerlendiriliyor. Kadınları sıraya dizerek tüm bu özelliklerini değerlendirmek ve bu yarışmaya katılan kadınları her yönüyle eleştirmek hakkını kim, kime veriyor? Ana akım medyanın sürekli yaptığı güzel kadın tasviri ve yayınlarında bolca yer verdiği “güzel” kadın fotoğrafları, insanların kendilerinde bu hakkı görmesine olanak tanıyor. 

CİNSİYET EŞİTLİĞİ ERKEK EGEMENLİĞİNE EN BÜYÜK TEHDİT
Televizyonu açıp özellikle akşam sekiz ile on iki arasında kanallarda gezindiğinizde dizilerde birbirinden “güzel” kadınlara rastlarsınız. Çoğu kızıl ya da sarı saçlı, boyları en az 1.70, asla kilolu olmasına izin verilmeyen kadınlardır. Elbet esmer, fazla kilolu, gözlüklü, küçük göğüslü kadınlar da görülür. Ancak bu kadınlar dizide ezilmeye, ötekileştirmeye itilir veya “esas oğlan” ile onun holding sahibi ve yalıda yaşayan ailesi tarafından küçük görülür. Sınıf farkı da pek gözetilmez. Çünkü eğer zenginsen çirkin olmaya zaten hakkın yoktur. Paranla güzellik de satın alabilirsin. 
Aslında Ecem’in durumu da güzel olup olmaması tartışması değil. Ana akım medyanın ve daha genel olarak ataerkil zihniyetin dayattığı tüm algıların insanların hayatını ne denli etkilediği, Ecem’in yaşadıklarında tekrar kendini gösteriyor. Ataerki zihniyet güçlü kadınlardan korkuyor. Çünkü Ecem Uzgör’ü acımasızca eleştiren erkeklerin çoğu gündelik yaşantısında “Feminist kadınların arasında güzel kadın yok” ya da “Solcu kadınlar çirkindir” cümlelerini de kuruyor. Dünyayı sorgulayan, erkeklere itaat etmeyen, cinsiyet eşitliğini savunan kadınlar erkek egemenliğine en büyük tehdittir çünkü.

ÖNCEKİ HABER

‘Çağdaş’ ya da ‘muhafazakâr’; erkeklik her yerde!

SONRAKİ HABER

UNISON Konferansı'nda Türkiye'deki baskılar konuşuldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa