Şebnem Korur Fincancı serbest

Şebnem Korur Fincancı serbest

Bugün yapılan itiraz üzerine tahliye edilen Şebnem Korur Fincancı serbest bırakıldı.

Fatih POLAT
Cansu PİŞKİN
Zülal KOÇER

İSTANBUL

TİHV Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı ve Sınırı Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, avukatlarının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yaptığı tutukluluğa itirazın kabul edilmesi sonucu tahliye edildi.

Özgür Gündem gazetesinin ‘Nöbetçi Eş Genel Yayın Yönetmenliği’ kampanyasına katıldıkları gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan ve ‘terör propagandası’ yaptığı iddiasıyla tutuklanan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı, Yazarımız Prof. Şebnem Korur Fincancı ve Sınırı Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi ve Bianet Raportörü Gazeteci Erol Önderoğlu tahliye edildi. Müvekilleri Erol Önderoğlu ve Şebnem Korur Fincancı'nın tahliye edildiğini açıklayan Avukat Oya Meriç Eyüpoğlu'nun verdiği bilgiye göre dosyası başka bir mahkemede bulunan Ahmet Nesin’in tahliye edilmesi için çalışmalar sürüyor. 

Önderoğlu ve Fincancı hakkındaki iddianameler de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Duruşma 8 Kasım'da görülecek. 

'CEZAEVİNE GİRMEK ONURDU'

Fincancı'nın tahliye haberini alan dostları Bakırköy Cezaevi önüne geldi. Fincancı'yı karşılamaya gelenler arasında İstanbul Tabipler Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç, TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ile çok sayıda akademisyen, basın ve sağlık emekçisi vardı. Dostları Fincancı'nın çıkışını halaylar çekerek bekledi. 

10 gündür tutuklu bulunduğu cezaevinin kapısından alkışlar eşliğinde çıkan Fincancı, kendisini karşılamaya gelenlere içerideki kadınların selamını ileterek "Kadınlar direnişinizi sekamlalıyor" dedi. "Bu daha başlangıç mücadeleye devam sloganı" atan kalabalık ise içerideki kadınları selamladı. Tutukluluk süresince cezaevi önünde Özgürlük Nöbeti tutan dostları Fincancı'ya nöbet boyunca tuttukları özgürlük defterini hediye etti. Fincancı, "Bu dayanışma yalnız bana değil içerideki bütün kadınlara güç verdi. Özgürlük nöbeti tutmak zorunda kalmayacağımız bütün özgürlükler için" diyerek kendisine verilen özgürlük defterini aldı. 

Cezaevindeki kadın dayanışmasına değinen Fincancı, "Burada her şeye rağmen kadın dayanışması var, çalışanlar da dahil olmak üzere. İlk baştaki tecrit deneyimi de dahil olmak üzere kadınların kucağına koşarak gittim" dedi. Tahliye haberine sevindiğini belirten Fincancı, "İçerideki arkadaşlarımdan ayrıldığım için çok da üzüldüm. Onlarla biraz daha vakit geçirmek isterdim" diye konuştu. Cezaevi deneyiminin kendisi için çok büyük bir deneyim olduğunu ifade eden Fincancı şöyle konuştu: "Bu dönemde cezaevine girmiş olmak büyük bir onur. Mücadeleye devam edeceğiz. Biz oradayken dayanışma ve direniş devam edecekse bu duvarın arkasına geçmekte behis yoktur." 

'TECRİT UYGULAMASI İŞKENCEDİR'

3 gün tecritte tutulan Fincancı tecrit koşullarının işkence olduğunu vurguladı. Fincancı, "6 metrekarelik bir alanda tek başına yaşamak zorundasın. Her seste irkiliyorsun.  Bu durum uzun vadede hem ruhsal hem de beden sağlığında ciddi sorunlar yaratır.  Tecrit koşullarında 1 saat havalandırmaya çıkabiliyorsun ve burada da tek başınasın. Yalnızlaştırıyorlar, bu açıkça işkencedir. Bunu gördüğüm için mutluyum çünkü bu durumu dile getiriyorduk ancak doğrudan gözlemleyebilme fırsatım oldu. Tecrit ve koğuş koşulları, cezaevindeki emek sömürüsü de dahil olmak üzere ayrıntılı değerlendirmeler yazacağım. İçeride korkunç bir emek sömürüsü var.  Ayda 100 liraya çalıştırılan kadınlar var bu cezaevinde" dedi. 

'BİZİ YILDIRAMAYACAKLAR'

Tutuklanmalarımı trajikomik olarak yorumlayan Fincancı şöyle devam etti: "Tutuklanmamız trajikomik bir hadiseydi. Türkiye'de 79 milyon insanın tutukluluğa engel hali yoktur. Umarım diğer mahkeme de Ahmet Nesin'le ilgili bir an evvel tahliye kararı vererek bu hukuksuzluğa son verir. Tutukluluğumuzun kaldırılması mücadeleyi bitirmiyor yükseltmek gerekiyor tersine. Bizleri korkutacaklarını, basın ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldıracaklarını düşünüyorlardı. Fakat tam tersi oldu. Tutukluluğumuzun ertesi günü Can Dündar nöbet tuttu. 108 kişi Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği için imza verdi. Yıldıramayacaklarını öğrenmeleri lazım bir öğrenme güçlüğü var belliki. Ama öğreteceğiz. Eninde sonunda halklar özgür olacak ve barış gelecek."
 

DEMİRTAŞ'TAN 'GEÇMİŞ OLSUN' TELEFONU

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bugün tahliye edilen Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu'yu telefonla arayarak, geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Demirtaş, telefonda Fincancı ve Önderoğlu'ya geçmiş olsun dileklerini ilettikten sonra "Yükselen mücadele kısa sürede sonuç verdi. Bunun için de bütün olanlarda bu dayanışmayı örmeliyiz" dedi. (İSTANBUL)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Kasım 2016 19:05
www.evrensel.net