25 Haziran 2016 18:54
Son Düzenlenme Tarihi: 25 Haziran 2016 19:02

Menemen tarifi veren oyun: Macbeth Mutfakta

14 Ağustos günü kampımıza Kadro Pa, Macbeth Mutfakta oyunu ile konuk olacak. Oyun mutfakta menemen yapımı sırasında sahneleniyor.

Menemen tarifi veren oyun: Macbeth Mutfakta

Paylaş

Mahmut Sezgin MEMİŞ
İTÜ

Gençlik Yaz Kampı bildiğiniz üzere 10-18 Ağustos tarihlerinde Dikili’de olacak. 14 Ağustos günü kampımıza Kadro Pa, Macbeth Mutfakta oyunu ile konuk olacak. Oyun mutfakta menemen yapımı sırasında sahneleniyor ve aynı zamanda mutfak gereçleri ile Macbeth’in hikayesi anlatılıyor. Bu tek kişilik gösterinin oyuncusu Simge Günsan ile Moda’da menemen eşliğinde bir söyleşi yaptık.

Simge, neden menemen?
Oyunun malzemelerini işin nereye varacağını bilmeden, karakterler üzerine düşünerek seçtim. Örneğin, Macbeth’in keskin karakterini düşünerek elime bir bıçak aldım. Soğan halkı, sivri biberler sadık askerleri, büyük sulu domates bir kralı, yumurtalar da ana karakterlerin ruhlarını temsil edince ortaya menemen çıktı.

Peki, bunlara dayanarak Macbeth’i mutfağa sokma fikri nereden geldi?
Her şey bir okul ödevi ile başladı. Aklıma gelen bir fikri geliştirmek için tek mekanım kendi evimdi. Belki ödenekli bir tiyatrocu olsaydım, elimde koca koca sahneler olsaydı; Macbeth’i mutfağa sokmazdım. Alışılmış tiyatro biçiminin dışında bir çalışma alanım olunca yaptığım iş de alternatifleşiyor. Sahnesizlikten ve öğrencilikten mutfakta çalıştım. Oyuncuları finanse edecek param da olmadığı için oyuncularım objeler oluverdi. Bu durum çıkartmış olduğum oyunu özgün ve samimi bir hale soktu. Oyun için destek aldığım hocalarım, arkadaşlarım da bu doğrultuda olunca samimiyeti pekiştirdi. Macbeth’e baktığımız zaman taht savaşı, iktidar hırsı, politik entrika, aşk, savaş gibi bildiğimiz şeylerle karşılaşıyoruz. 

Neden 400 senelik hikayenin üzerine yumurta kırıp önümüze koyuyorsun?
Shakespeare’in insan üzerine tespitleri o kadar temel bir yerde duruyor ki; biz ölmedikçe onun hikayeleri de ölmüyor. Macbeth hikayesindeki savaş haberlerde, sokağımızda, geçmişte, evimizde, mutfağımızda farklı yorumlamalar, kılıflar ve renklerde devam ediyor. Belki de vazgeçmemiz gereken Shakespeare’in hikayelerini sahnelemek değil, Shakespeare’in altını çizdiği hırslarımız. Ben de Macbeth Mutfakta oyunumda yaşadığım, duyduğum, korktuğum gerçekleri daha yüreklerin kaldırabileceği yumuşaklıkta; gülünebilecek hallerde seyirciye sunuyorum. Aslında metinde gülünecek hiçbir şey yokken, ben bile oyunun içindeki tek oyuncu olarak kendimi gülmekten alamıyorum. Belki içinde bulunduğumuz sisteme gülmek, Shakespeare hikayelerini tekrarlamamızı yani hayatımızın gerçeklerini değiştirebilir. Benzer bir şekilde Cihangir’de yaşandığı üzere; karşı taraf sadece ‘Gülmeyin’ der, biz gülmeye devam ederiz. 

MENEMEN MALZEMELERİ SAHNEDE

Kadro Pa’yı sıkı takip eden biri olarak diyebilirim ki; Macbeth Mutfakta’yı izlerken menemen yapımı, Macbeth’in hikayesi ve senin oyunculuğun arasında hızlı geçişler yaşanıyor. Ama sen bulunduğun noktayı hiç kaybetmiyorsun. Sahne arkasında durumlar nedir?
Oyun 2011’de ilk gösterimini yaptı. O günden beri oyun üzerinde çalışmaya devam ediyorum.
Başlangıçta sahnede tek başıma olmak biraz korkutucuydu fakat oyun teknik ekip ve seyirci ile interaktif bir hal alınca ben de rahatladım. Oyunun oyuncuları olan mutfak malzemeleri (bıçak, masat, çatal, tava, baharatlar, maydonoz, domates, biber, soğan, yumurta, kesme tahtası, masa, ekmek) sadece benim sesim, hareketlerim ve yorumum ile var olabiliyor. Kendi kendime değil seyirciyle birlikte yaptığım kolektif bir oyun oluyor. Oyun artık benden, oyunun yaratıcı ekibinden de (müzik, ışık tasarımı, dış göz) çıkmış durumda.


BİLDİĞİMİZ BROADWAY


Oyununu nerelerde oynadın, eleştiriler, tepkiler söylediklerini karşılıyor mu?
İstanbul’da çoğu alternatif tiyatro sahnesine konuk oldum. İki seyirci ile başladık ama bir kaç kez “bu akşamki oyunumuza yerimiz kalmamıştır, ilginiz için teşekkür ederiz”i de gördük. Çok şükür. İstanbul seyircisi için bile fazla deneyseldi. Shakespeare ile dalga geçmek olarak bile algılandı. Oyun hakkında olumlu bilir kişi yorumları seyirciyi olumlu yönde etkiledi. ODTÜ Tiyatro Şenliği ile başlayan üniversite festivallerini gezmek maddi açıdan zarara da soksa benim için tutkuya dönüştü. Derken İzmir, Bursa, Antakya, Bartın, Kocaeli’ye kadar genişleyen bir gezici kumpanyaya dönüştü. Oyunun İngilizce versiyonunu da hazırladığımız da rahatça yurtdışına açılmaya başladık. Avustralya göçmeni olmam dolayısı ile Melbourne’da La Mama tiyatrosu ile kaynaştık. Senede bir orada oynuyorum. Tesadüf eseri Almanya’ya gittik. Biraz uğraşla da Broadway’de oynadım.

Bindiğimiz Broadvvay mi? 
Yok yok. Bildiğimiz Newyork Broadway.


‘HER FİKRİN HEDEF KİTLESİ FARKLI’


Nedense arabada da oynarmışsın gibi geldi. Eminim gezici kumpanya, farklı şehirlerde ve ülkelerde oyun oynamak sanatsal açıdan haz veriyordur. Tiyatro sahnelerinin yaşadığı sıkıntıları, oyuncuların şikayetlerini , kapatılan sahneleri sürekli okuyor, izliyoruz. Hem alternatifsin hem bu kadar şikayetçi bir durumdasın. Şikayetçi olduğun için mi alternatifsin, yoksa alternatif olduğun için mi şikayetçisin?
Sanırım istekler doğrultusunda oluşan bir durum var. Benim isteklerim alışılagelmişin dışında gerçekten alternatif. İyi ki evde çalışmışım diyebiliyorum mesela. Yapmaya çalıştığım işlerde kendimi ve çalışma arkadaşlarımı da bilmeye, tanımaya yöneliyorum. Her işimi gören bir ekiple çalışmak, mükemmel ışıklar, kocaman sahneler, büyük paralı işler çıkartmak isteğinde olsaydım elimdekiler bana da yetmezdi. Bunları istemek asla yanlış değil. Her fikrin amacı, hedef kitlesi tabi ki farklı. Gerçekleşemeyen hayaller adına şikayetlerim var fakat bir biçime alternatif olduğum için mutluyum.
Gençlik Yaz Kampı’nda belki bu konuyu derinlemesine tartışma fırsatı bulabiliriz. Macbeth Mutfakta oyununu nerelerde izleyebiliriz sorusunun cevabı yaklaştı sanırım.
9-10 Temmuz Venedik’te düzenlenen Venice Open Stage’deyiz. Elbette oradan sonra 14 Ağustos’ta Dikili’de Gençlik Yaz Kampındayız. Dikili manavlarından GDO’suz oyuncular seçebileceğim için umutluyum. Ayrıca endüstriyel tavukçuluğun gelmiş olduğu durum belli. 2 adet köy yumurtası için kamp komitesini göreve çağırıyorum.


‘KİM DEMİŞ TİYATRO KARIN DOYURMAZ DİYE’


Simge bizlere oyunun sonunda ekmeklerimizi banacağımız bir menemen vaadediyor. Kim demiş tiyatro karın doyurmaz diye. Aslında böyle bir gerçeklik söz konusu. 

Koskoca bir kamp bir tava menemen ile doyar mı? 
Doymaz evet. Tiyatronun bir meslek değil hobi olarak değerlendirildiği bir ülkede kazandığım para ile tiyatrocular ancak bir tava menemen yapabilir. Afiyet olsun.

Kadro Pa’nın diğer projelerinde de uyarlamalar var. Klasik hikayeleri size özgü biçimlerde sahneliyorsunuz. Yola nasıl çıktınız?
Yolculuğumuzun başında Macbeth Mutfakta oyunu var. Çalışmalarımız Çehov’un 3 Kız Kardeş oyununun küçük bir odaya uyarlanmasıyla devam etti. Sonra bir de Tahir ile Zühre’yi kara masal olarak anlattık. Üçüncü yılımızda Jan Darc’ın hikayesinin bir sirkte anlatıldığı Circus Darc ile devam ettik. En son Alice Harikalar Diyarı ile uğraşıyoruz. Öğrendiğimiz hikayeleri oyuncular olarak anlayabildiğimiz noktadan yorumlayıp, bir dış göz yardımı ile seyirciye sunulabilir hale getiriyoruz. Kadro Pa’nın sabit bir ekibi yok. Her farklı projede farklı bir ekip oluşuyor. Örneğin, Macbeth Mutfakta’yı her ne kadar tek başıma oynasam da, oyunun dış gözü olan Burak Tamdoğan sayesinde seyirlik, Evren Gülseven ve Argın Aytaç’ın yaptığı müzikler sayesinde keyifli hale geldi. Uygulamada ise ekip arkadaşlarım Melda, Didem ve Can’ın teknik desteği ile var oldu.

ÖNCEKİ HABER

Polis, HDP'li vekillerin Özgür Gündem dağıtmasını engelledi

SONRAKİ HABER

Ersur Tekstil işçileri işsiz kalma kaygısı yaşıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa