Fincancı: Umarım bu, onlar için sonun başlangıcı olur

Fincancı: Umarım bu, onlar için sonun başlangıcı olur

Fatih Polat, Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu'nun tutuklandıkları duruşmayı yazdı.

Fatih POLAT

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinin 6. katında D Blok’taki koridor çok sayıda gazetecinin, akademisyenin ve insan hakları savunucusunun gergin ve düşünceli hallerine ev sahipliği yapıyor. Özgür Gündem ile dayanışmak için 1 gün nöbetçi yayın yönetmenliği yapmış olan yedi kişiden üçü savcılık tarafından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Duruşma salonundakiler: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı ve Evrensel'in yazarlarından Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Yazar Ahmet Nesin. Biz de onları koridorda bekleyenler olarak kritik yapıyoruz. Celal Başlangıç, Ayşe Yıldırım, Yetvart Danzikyan, Pınar Öğünç, Ceren Sözeri, Davut Uçar ve daha pek çok meslektaşım ve dostum ile durumu tartışıp anlamaya çalışıyoruz.

Az sonra üçü de duruşma salonundan çıkıyor. Burası kalabalık. Onları yakalayıp hem sohbet edip hem de bilgi almaya çalışıyorum. Önce Ahmet Nesin’i yakalıyorum. Serinkanlı, sakin görünüyor ama net konuşuyor: Bizi kesin tutuklayacaklar. Ahmet Nesin, “Özel olarak seçildiklerini ve Özgür Gündem ile dayanışma amaçlı nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına nokta koymak için kendileri üzerinden mesaj verilmek istendiğini” düşünüyor. Ardından konuştuğum Şebnem Korur Fincancı, ifadesinin sert geçtiğini anlatıyor. Sorulan bazı sorular üzerinden de bunu örnekliyor. Fincancı, “Bence bize yurt dışı yasağı koyarak, adli kontrol uygulamasıyla bırakacaklar” diyor.

Çok uzun yıllardır tanıdığım, basın davaların daimi dayanışmacılarından Erol’a ancak ‘geçmiş olsun’ diyebiliyorum. Daha sonra Erol Önderoğlu’nun ifadesini avukatından alıp okuyorum. “Ben 21 yıldır gazetecilik yapıyorum, gazeteciliğe başladığım o dönem medya üzerinde askeri, militarist politikalar baskın geliyordu. Bu dönem içinde 28 Şubat döneminde tutuklanan muhafazakar gazetecilerden tutun, Kürt, sol, laik, eleştirel, İslami tandanstan tüm medya çalışanlarına destek vermeye çalıştım” diye başlıyor. Bugün de RSF Türkiye Temsilcisi olarak bu konudaki çalışmalarını anlatıyor. Avukatları da, gazetede Önderoğlu’nun nöbetçi yayın yönetmeni olduğu gün 80 haber yapıldığını belirterek soruyorlar; “Çıkan haberleri tek tek okuyup nesine müdahale edecek?”
Birazdan karar için içeri çağırıyorlar. Sarı basın kartımız olmasına rağmen içeri alınmıyoruz. Kısa bir süre sonra tutuklandıkları haberi geliyor. Karar adliye koridorunda slogan ve alkışlarla protesto ediliyor. Bu ara koridorda çok sayıda sivil polis var.
Kararın ardından Fincancı, Nesin ve Önderoğlu’yu başka bir noktadan giriş katındaki polis merkezine indiriyorlar. Bizler de alkış ve sloganlarla oraya gidiyoruz. Periscope ile yayınımıza sivil polisler tepki gösteriyor. Cezaevine götürülmeden önce onlarla görüşmek istiyoruz. İçimizden az sayıda kişiyi sırayla dörder beşer alıyorlar. Arkadaşlar kendilerinin girmemesi pahasına görüşüp yazacağım için bana girme önceliği tanıyorlar. Buradan onlara bir kez daha teşekkür ederim.

Görüşmemiz çok kısa sürüyor. Şebnem Hoca’ya “Yazmam için bir mesajın var mı?” diye soruyorum. Tebessümlü bir ifade ile “Ne diyeyim. Dayanıştığı için Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanını da tutukladılar. Umarım bu onlar için sonun başlangıcı olur” diyor. Erol Önderoğlu ise “Bu karar bizi tutuklayanların bu ülke için nasıl bir gelecek tahayyül ettiklerini gösteriyor” diyor ve bu kararın kendisini basın özgürlüğü için dayanışmaktan, mücadeleden alıkoyamayacağını söylüyor. O ara, bizimle içeride olan İsmail Saymaz “Dayanıştığı için RSF Türkiye Temsilcisini tutukladılar, dahası var mı!” diyerek tepkisini dile getiriyor.
Ahmet Nesin tebessüm ediyor, yorum yapmıyor. Sonuç zaten ve maalesef onun tahmin ettiği gibi olduğu için yüzünde en küçük bir şaşkınlık ifadesi yok.

Adliye önünde yaptığımız açıklama ile tutuklamalara tepki gösterirken, onlara da dayanışmalarını sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.

Çok açık ki bu karar, Özgür Gündem ile dayanışma zincirini kırmak amacıyla  dayanışmak için sırada bekleyenlere gözdağı idi. Bununla birlikte tüm eğilmeyenlere.

 

www.evrensel.net