‘Şimdi sıra asıl faillerin yargılanmasında’

‘Şimdi sıra asıl faillerin yargılanmasında’

1981 yılında işkence ile öldürüldüğüne dair tüm şüphelere rağmen İstanbul Sıkıyönetim Askeri Savcılığı tarafından konu ile ilgili soruşturması kapatılan Süleyman Cihan’ın işkence ile öldürüldüğünü kanıtlayan bir rapor açıklandı.Bu raporla Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nı

Bu raporla Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı 12 Eylül davasına müdahillik başvurusu yapan Cihan’ın kardeşi Aydın Cihan’ın başvurusu da kabul edildi.

‘DOSYA TEKRAR AÇILMALI’

Müdahillik talebinin kabul edilmesini, İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezinde bir basın toplantısı ile değerlendiren Avukat Aydın Erdoğan, bu vesileyle cuntacılardan hesap sorulacağına inandıklarını söyledi.

“Şimdi sıra cinayetin asıl failleri ve suç ortakları hakkında kapatılan dosyanın tekrar açılmasına gelmiştir” diyen Erdoğan, zamanında İstanbul Sıkıyönetim Askeri Savcılığının soruşturmayı kapatması ile cinayete suç ortaklığı yaptığını ifade etti.

‘BULGULARI TANIMLAMAK ÖNEMLİ’

1981 yılında “ev göstermek bahanesiyle götürüldüğü bir apartmandan atlayarak intihar ettiği”
iddia edilen Süleyman Cihan’ın işkence ile öldürülerek apartmanın altıncı katından atıldığı, 13 Nisan 2012 tarihinde hazırlanan adli tıp raporu ile belgelendi.

Raporun sahibi ise İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı.

Raporla ilgili görüştüğümüz ve aynı zamanda gazetemizin köşe yazarı da olan Prof. Dr. Fincancı, Türkiye’nin AİHM’de en fazla ceza almasına sebep olan işkencenin belgelenmesinde, “Ortaya çıkan bulgular kadar bulguların tanımlanmasının da” önemli olduğunu belirtti.

İşkencenin, çoğu zaman raporlarda belirtilmediğini veya devlet tarafından belgelenmesinin engellendiğini kaydeden Fincancı, “Kardeşinin başvurusu ve ölümün ardından tutulan raporlar ışığında Süleyman Cihan’ın işkence sonucu öldürüldüğünü tespit ettik” dedi.
Fincancı, Süleyman Cihan’ın raporu gibi, ‘90’lı yıllardan bu yana yargısız infaz ve işkencelerle ilgili TİHV kapsamında alternatif raporlar hazırladıklarını belirti. (HABER MERKEZİ)


‘KİMLİĞİ BİLİNDİĞİ HALDE, KİMLİKSİZ DEFNEDİLDİ’

Süleyman Cihan, resmi kayıtlara göre, 29 Temmuz 1981 tarihinde Edirne’den İstanbul’a giderken yakalandı. Bir gün sonra İstanbul Kadıköy’de “ev gösterme”ye götürüldü. Burada apartmanın altıncı katından aşağı atıldı. Fakat intihar ettiğine dair tutanak düzenlendi. Yakalama ve olay yeri tutanağında kimliği belli olmasına rağmen “Kimliği bilinmeyen kişi” olarak defnedildi. Ailesinin Cihan’ın bulunması için tüm aramaları sonuçsuz kaldı.
O dönem hazırlanan Adli Tıp Kurumu belgelerinde “Ölümün işkence sonucu olduğu, öldürüldükten sonra 6. kattan atıldığı” yönünde kuşku uyandıran birçok ipucu olduğunu belirten Erdoğan, tüm bunlara rağmen İstanbul Sıkıyönetim Askeri Savcısı Erdoğan Savaşeri’nin, suç hakkında takipsizlik kararı verdiğini belirtti.  Karara yapılan itirazın ise sonuçsuz kaldığı ve dosyanın sonrasında kapatıldığı belirtildi.

‘FAİLLER ARASINDA MEHMET AĞAR DA VAR’

Avukat Erdoğan, basın açıklamasında Cihan cinayetinin failleri olduğunu belirttiği isimler de açıkladı. Bunlar;

- İstanbul 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Necdet Üruğ,
- Sıkıyönetim Adli Müşaviri Kıdemli Hakim Albay Durmuş Akşen,
- Emniyet Müdürü Şükrü Balcı,
- Emniyet 1. Şube Müdürü Tayyar Sever,
- Emniyet 2. Şube Müdürü Mehmet Ağar,
- Sıkıyönetim Savcısı Erdoğan Savaşeri,
- Polis İbrahim Şahin,
- Adli Tıp Kurumu Başkanı Şemsi Gök,

Ayrıca tutanaklarda isim ve yaka numaraları bulunmayan ancak infazda görev alan polis memurları.

www.evrensel.net