Filmin Adı Ne?

Filmin Adı Ne?

Orkun ÖZKAYA
Kocaeli Üniversitesi

Merhaba Genç Hayat okurları, ben üniversiteye bu yıl başladım. Başlamasına başladım ama önceden TV dizilerinden, filmlerden gördüğüm her günün ayrı bir eğlenceyle, macerayla, aşkla, ihtirasla geçtiği üniversite hayatının daha ilk dönemimde kendi gerçekliğini gözlerimin önüne serildi. Seçim öncesi vaatlerden başlamak istiyorum. Hükümet burs ve kredilerin 400 lira olacağını açıkladı. Evet KYK burs ve kredisi artık 400 lira. Ancak biz 400 lirayı alamadan yılbaşından önce ekmeğe %25 zam gelerek 1.00 TL’den, 1.25 TL oldu. Soframızdaki ekmeğimize de göz diktiler diyenlerimiz de haliyle var tabi. Ulaşıma da zam konusu gündemdeydi, ama daha gelmedi.
SONUMUZ NEREYE GİDECEK?
Tabi bu zamlara alışık olduğumuz için üniversiteyi ilk kazandığım günlerde birçok yere burs için başvurdum pek çok öğrenci gibi. Sonuç hüsran. Burs veren çıkmadı. KYK’dan çıktı. O da geri ödemeli olan kredi. ‘Almak zorunda mıydın?’ diye soranlar oluyor. Evet zorundaydım. Pek çok öğrencinin düşündüğü gibi, evdekilere, aileme fazla yük olmak istemiyorum diye düşünerek aldım. Evet iyi düşündüm bence. Ama sonrasını hiç düşünmedim. Şu an rahat rahat kart var diye harcama yapıyorum. Ama kartı almaya gittiğimde bankacı bana ‘İmzala imzala… Ben geri öderken göreceğim seni’ dedikten sonra kafamda hep soru işaretleri oldu tabi. Ben de ‘sonunu düşünen kahraman olamaz’ diyerek girdim bu yola. Bakalım ne olacak?
ZAMLAR ÇİFT YÖNLÜ
Ulaşımın öğrencinin bütçesine uygun olmadığı, özel yurtların öğrenci bütçesine göre denetlenmediği, akşam yemeklerinin ücretli olduğu, gerek şehir merkezindeki yerlerin, gerekse dükkanların öğrencilerin bütçelerine uygun olmayıp, yapılan burs zamlarında bizlere bir başarıya imza atmış gibi gösterilip, öğrencilerin kullanım gereksinimlerine yapılan zamlardan bahsedilmemesi soru işareti. Bizlerin refah içinde yaşadığını söyleyenler öğrencilerin ne zor şartlarda, hangi hayat koşullarında okuduğunu bilmeden yerli-yersiz yorumlar yapmaktan çekinmiyor. Bizlerin, gerek okul zamanımızdan, gerek sosyal yaşantımızdan çalmak zorunda kaldığımız zamanla günü birlik işlerle yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Bizim bu işleri yapmak yerine, daha çok okuyup, ders çalışmamız gerekirken sistemin vermiş olduğu sebeplerden dolayı çalışmaya mahkum oluyoruz. Entelektüel gelişim alanları olan üniversitelerde de birçok öğrenci çalışmaktan kendi gelişimine vakit ayıramıyor.
YÖNETMEN KOLTUĞUNA BİZ OTURMALIYIZ
Üniversitelinin sorunları çok; üstelik her gün bunlara yenileri ekleniyor. Evde yaşayanların kira, fatura, aidat, doğalgaz, mutfak masrafları yurtta yaşayanların da aylık verdiği para, ısınma gibi sorunlar… Ailelerinden sürekli para istemekten çekinen, yük oluyormuş gibi hisseden hatta doğrudan ailesinin durumu iyi olmadığı için çalışmak zorunda olan öğrenciler var. Kocaeli’deki fabrika yoğunluğundan günlük olarak taşeron olarak çalışan öğrenciler bile var. Öğrenciler de bu tarz günlük işleri ihtiyaçları olduğu için yapıyor.
Yazının başında bahsettiğimiz o televizyon dizilerinde filmlerde gösterilen üniversite hayatının gerçeğini bizler yaşıyoruz. Şimdi yönetmen koltuğuna oturma sırası bence bizde. Filmimizin adını ne olsun? Ona da hep birlikte karar verelim.

www.evrensel.net