Mutfak yangın yerine döndü

Mutfak yangın yerine döndü

Zor zamanlar yaşadığımız, üzüldüğümüz, yorulduğumuz bir seneyi geride bırakıyoruz. Bir sene içinde iki seçim yaşadık. 7 Haziran öncesi Diyarbakır’da yapılan son mitingde, seçim bürolarına yapılan saldırılarda birçok yurttaşımızı kaybettik. Her şeye rağmen 8 Haziran’da barış kazandı.

Merhaba aynı gökyüzüne uyandığım tüm arkadaşlar;
Zor zamanlar yaşadığımız, üzüldüğümüz, yorulduğumuz bir seneyi geride bırakıyoruz. Bir sene içinde iki seçim yaşadık. 7 Haziran öncesi Diyarbakır’da yapılan son mitingde, seçim bürolarına yapılan saldırılarda birçok yurttaşımızı kaybettik. Her şeye rağmen 8 Haziran’da barış kazandı. Bunu sindiremeyen şu an iktidarda olan hükümet Ortadoğu savaşına bizi sürükledi. Yani “Biz sizi yönetemezsek istikrarsızlık devam eder” dedi ve yeni bir seçim dönemi de başlamış oldu. Tabi bu dönem çok sancılı geçti. Doğuda insanlar sokağa çıkmadan, esnaf kepenk açmadan aylar geçirdi. İkinci seçime gelmeden Suruç’ta, Ankara’da Türk-Kürt demeden tüm insanlar için barış isteyen insanlar öldürüldü.
Bizler de barış istiyoruz. Bu sadece ölen arkadaşlarımızın değil bizlerin de talebi. Tamamen yasakların gölgesinde gelişen bir erken seçim yaşadık. Yaşadığımız seçimden aslında kimseyi mutlu etmeyen bir sonuç çıktı. Bugün de hala süren bir savaş ortamına uyanıyoruz.
Sokağa çıkma yasaklarının, sivil ölümlerinin, kadına şiddetin ve emeğe sömürünün devam ettiği 2015 yılını geride bırakıyoruz. Yeni yıldan biz kadın işçi ve emekçilerin de talepleri var. Taleplerimiz arasında asgari ücretin açlık sınırının üstüne çıkarılması, asgari ücretten verginin kaldırılması ve mesai ücretlerinin daha iyi bir seviyeye çıkarılması geliyor. Aldığımız ücretlerden memnun değiliz. Mesai ücretlerimiz çok düşük bir seviyeden hesaplanıyor. Çalışma süreleri çok uzun ama karşılığında az bir ücret alıyoruz. Aldığımız ücretin çoğunu vergiye kesiyorlar. Kesilen bu vergiler hayatımızın büyük bir kısmını kaplıyor. İçtiğimiz sudan yediğimiz ekmeğe, faturaya, yola, kıyafete, eşyaya, pazara kısaca her şeye vergi alınıyor. Hem de haddinden çok fazla.
Seçim vaadi olan asgari ücret zammı daha faaliyete geçmeden her şey yüzde 30–40 zamlandığı için mutfak yangın yerine döndü. Kira, fatura zamlar derken ay sonunu zor getiren, borcu borçla kapatan bir halk olduk. Aldığımız maaşların sokaktaki zamlarla aynı oranda artmasını istiyoruz. Ücretlerimizin daha yapıcı şekilde arttırılmasını istiyoruz. Kısaca; emeğimizin karşılığını almak istiyoruz.
Mektubumu noktalarken başta Ekmek ve Gül okurları olmak üzere tüm Türkiye halklarının yeni yılını kutluyorum. Savaşın, emeğe sömürünün olmadığı, kadına şiddetin son bulduğu, kardeşliğin ve barışın kazandığı, daha yaşanabilir bir dünyaya uyanmanız dileğiyle. İyi seneler.
Metal işçisi bir kadın
Tuzla / İSTANBUL

www.evrensel.net