Savaş eksiltir kadından

Savaş eksiltir kadından

Savaş erkek için çocukluğunda tahtadan kılıcı, oyuncak tabancasıyla yaptığı provayı sergileme fırsatı yakalamaktır. Korkusu, kaygısı vardır mutlaka ama erkekliğin ispatı güç gösterisi, bazılarına göre şehitlik mertebesi…

Remziye ERENER
Kayseri Kadın Dayanışma Derneği

Savaş erkek için çocukluğunda tahtadan kılıcı, oyuncak tabancasıyla yaptığı provayı sergileme fırsatı yakalamaktır. Korkusu, kaygısı vardır mutlaka ama erkekliğin ispatı güç gösterisi, bazılarına göre şehitlik mertebesi…
Ya kadın için... Barış ortamında bile her gün öldürülmüyor mu  birkaçımız? Şiddetin her türlüsüne maruz kalmıyor muyuz? Bir de savaş ortamını düşünemiyorum. Hele bir de anneysen, ki ben bir anneyim... Çatışmalı ortamda çocuğum askerlik çağında bile değilken, “Ne yapıp edip askere göndermemeliyim” düşüncesine sahipken savaş geldi kapıya dayandı.
Savaş biz kadınlar için evlat kaybıdır. Evladını kaybetmiş anneler gördükçe “Nasıl dayanılıyor, nasıl yaşanabilir bu acıyla” diye düşünürüm hep. Aklıma geldikçe “Öyle yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim” derim. Boşa dememişler “Barışta evlatlar babalarını gömer, savaşta babalar evlatlarını” diye... Savaş evlatlarımızı alır bizden, eksiliriz.
Kadının namusunu dert edinip kadınları öldüren erkekler, savaş ortamında bir kadın gördüğünde ne ırk, ne renk, ne milliyet, ne yaşlı, ne genç tanır. Savaşta kadın bedeni üzerinden hesaplaşılır. Savaş kadın için taciz, tecavüz, ölüm demektir. Savaş umutlarımızı ve bedenimizi eksiltir.
Tüm yaşananlara rağmen kadın kendini evinde, yurdunda güvende hisseder. Evini, memleketini hatta ülkesini terk etmiş Suriyeli kadınlar her şeylerini vermez miydi, en yoksulundan en zenginine, bunun için. Birkaç yıldır biz değil miyiz Suriyelileri istemeyen, bir ilden öbürüne süren. Bizim erkeklerimiz değil mi Suriyeli kadın getirme telaşına giren. Suriyeli kadınlar mı istedi savaşı, bunca acıyı çekmeyi. Savaş kadınların göç etmesi, sürgün olması demektir. Savaş yurdunu eksiltir kadından.
Savaş açlık demektir, yoksulluk demektir. Geçenlerde kızım anlattı ağlayarak bebeği için dilenen kadını. “Ben dilenci değilim, ama bebeğim aç” diye haykıran Suriyeli kadını. Bebeği varsa bir kadının, çocukları açsa, onları doyurmak için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Onları doyurmak için şiddetin her türlüsüne katlanmaz mı? Yarınının kaygısı kahretmez mi? Savaş umudunu eksiltir kadının.
Soruyorum size kadınlar neden savaş istesin. Bana tek bir artı gösterin sıralayabileceğimiz, daha onlarca eksi varken. Kim çıkartıyor bu savaşı biri bana anlatsın. Kadınların kendi hayatında verdikleri savaş zaten yetiyor. Bir de evladını kaybetmek istemez. İstemez tek bir kadının tecavüze uğramasını. Birim iki olsun diye uğraştığım, çocuklarıma daha iyi bir gelecek hazırlamak için çabaladığım emekliliğimi heba etmek istemiyorum. Aç, sefil, perişan ve çaresiz kalmak istemiyorum. Çünkü hiçbir savaş güzellik getirmemiştir insanlara.
Bütün kadınlara Kayseri Kadın Dayanışma Derneği'nden sesleniyorum; Kadınlar isterse dünyadaki bütün savaşları durdurabilir. Evladını ya da eşini kaybeden acılı kadınlar, tecavüze uğrayan, yurdundan yuvasından kopan, aç susuz perişan ve  çaresiz kadının dili, dini, ırkı, rengi, milliyeti olmaz. Gelin bütün kadınlar el ele verelim, savaşa “DUR” diyelim. Savaş eksiltir, yok eder insanlığı...

www.evrensel.net