Herkes çocukluğunu güzel mi hatırlar?

Herkes çocukluğunu güzel mi hatırlar?

Derneğin sayesinde tedavi görmeye başladım. Cesaretimi toplayıp benim gibi kadınların sorunlarına nasıl yardım edebilirim diye düşünmeye başladım. Çünkü bana yardım eden annem değil de beni hiç tanımayan dernekteki o kadınlardı. Onların varlığı yeter bana.

Bence değil. En azından benim hatırladığım tek güzel bir anım yok. Aslında benim çocukluğum yok. Bugüne kadar silikti çocukluğum ve hiçbir şey hatırlamıyordum ya da hatırlamak istemiyordum. Ta ki kızıma, hayatımın en değerli varlığına, o kirli elleriyle dokunduğu ana kadar... O kirli el kızıma dokunduğunda sanki dünya başıma yıkıldı. Kızımı alıp oradan uzaklaşmak istedim, bana yaptıkları bir an gözümün önünden geçince aynı şeyleri bir daha yaşadım sanki. Geçmişe döndüm. 6 yaşındayken yaşadıklarım bana kabus gibi geliyordu. Unuttum, iyileştim sanmıştım. Hiçbir şeyi unutmamışım. Sadece kendimi avutup unutmak istemişim yaşadıklarımı.
6 yaşındaydım ve korkuyordum. Yaşadıklarımı korkudan kimseye de anlatamıyordum. Beni sürekli kardeşimi öldürmekle tehdit ediyordu. Tehdit ediliyordum. Kardeşimi kaybetme korkusu bir yandan, silahla tehditler bir yandan, her gece gelecek mi yanıma korkusuyla uyumaya çalışmak, sabahlara kadar korkuyla beklemek… 6 yaşında bir çocuk için çok fazla bunlar. Uzun yıllar tehditler ve tecavüzler devam ederken bana destek olan kimsenin olmayışı ya da korkudan ve utançtan kimseye anlatamayışım, her şeyi içime atarak sadece kendime verdiğim zararlar… İntihara kalkışmalar… Bu durumdan kimseye bahsedememe… Annem dışında.

ANNEM BENİ SUSTURDU
Anneme anlattığım zaman her şeyden kurtulacağımı düşünmüştüm. Annem bana yardım edecek, beni amcam denilen bu adamdan kurtaracak diye düşünürken çok büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Anneme “bana dokunuyor, beni öpüyor” dediğimde bana dediği “izin verme” cümlesi beni resmen öldürmüştü. Ben 6 yaşında iken o 30 yaşlarındaydı. Ne gücüm ona karşı koymaya yetiyordu, ne de aklım. Annemden başka çarem yokken, onun tarafından bu şekilde susturulmak benim çok zoruma gidiyordu. Boğazıma kocaman bir yumruk oturmuştu. Katlanmaktan başka çarem yoktu. Uzun yıllar bu istismara maruz kaldım. Ta ki o kirli el, iş bahanesiyle buradan uzaklaşıp gidene dek.
Okula başlamıştım, korkuyordum, içine kapanık bir kız çocuğuydum. O kirli el gittikten sonra arkadaşlarım olmuştu. Kendimi düzeltmeye çalışıyordum, kimselere anlatmadan bu durumu atlatacağımı düşünüyordum ama yanılmıştım. Benim utanıp sıkılıp kimseye anlatamadığım bu olay içimde kocaman bir yara oluşturmuştu. Yıllarca sakladım. İki sene sonra o tekrar eve geldi. Ben artık aynı kabusu yaşamak istemiyordum. Tek çarem ondan köşe bucak kaçmaktı. Tekrardan dokunmak istiyordu bana, ama artık buna izin vermiyordum, 12 yaşındaydım. Büyümüştüm kendimce. Annemden zerre kadar destek görmeden bu yaşıma gelmiştim. Bu saatten sonra da annemin desteğine hiç ihtiyacım yoktu.

KURTULMAK İÇİN EVLENDİM
Tek derdim okumak ve bu evden kurtulmaktı. Bu yüzden hostes olmak ve her daim yolculuk halinde olmak istiyordum. Ancak ailem izin vermedi, onların istediği bölüme yazdırdılar beni. Ben de istemediğim için okulu bıraktım. Bir süre evde oturduktan sonra bir iş bulup çalışmaya karar verdim. Babamı ikna etmek çok zor oldu ama sonunda başladım işe. Evin tek kız çocuğuydum, halam dahi yoktu. Çalışmak çok iyi gelmişti bana, daha az düşünüyordum, daha çok yoruluyordum. Hayatımı bir düzene koymaya çalışıyordum. Onun bana bakışları, tekrar aynı şeyleri yapmak isteyişini gözlerinden çok iyi anlıyordum. Korkmuyordum artık ondan. Birilerine anlatacağımı biliyordu. Artık sadece uzaktan bakmakla yetiniyordu. Bu bile çok rahatsız etmişti beni. Onu öldürmek istiyordum, büyüdükçe ondan nefret ediyordum.
Kaçmam gerekiyordu ve o evden uzaklaşmam, kurtulmam lazımdı. Yapabileceğim tek şey evlenmekti. Annem hariç ailemde herkes karşı geliyordu evlenmeme. 18 yaşındaydım, babam evlenmemi istemiyor, annem ise beni bir köşeye çekip “Baban istemezse kaç git, evimin huzurunu bozma” diyordu. O kadar çaresizdim ki bir an önce evlenip kurtulmak istiyordum. O evde kaldıkça kendime zarar vermekten başka birşey yapamıyordum. Gerçi evlenince neler yaşayacağımı da bilmiyordum, çok korkuyordum. Eşime alışmam zor olmuştu. Evlendiğim ilk zamanlar geçirdiğim sinir krizlerinin neden olduğunu bilmiyordu ve bir anlam veremiyordu. Alıştım ama çok zor olmuştu. Mutluydum, artık istemediğim kimseyi görmüyordum. Aileme uzaktım ve görmek istediğim tek insan eşimdi. Çünkü yanında huzur bulduğum bir tek o vardı. İyileşmiştim artık. Öyle sanıyordum.

BENİM YAŞADIKLARIMI KIZIM YAŞAMAMALI
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ne gidip gelmeye başladım. Oradaki kadınlar sorunlarını anlatıyor ve kadın arkadaşlar yardım etmeye çalışıyordu. Bir gün derneğe bir psikolog geleceğini söylediler. Psikologa yaşadıklarımı anlattıkça tekrar sinir krizleri geçirmeye başladım. Dernekten bir kadın arkadaşla konuştum, artık kendimi çok güçsüz, çaresiz hissediyordum. Ama toparlanmam lazımdı, kızımın yanında güçlü durmam gerekiyordu. Benim yaşadıklarımı kızım yaşamamalıydı. Derneğin sayesinde tedavi görmeye başladım. Cesaretimi toplayıp benim gibi kadınların sorunlarına nasıl yardım edebilirim diye düşünmeye başladım. Derneğimize gelen çaresiz ve umutsuz hisseden ama belki de çok güçlü olan kadınlara yardım etmek istiyordum. Çünkü bana yardım eden annem değil de derneğimizde olan kadınlardı. Annemin yanımda olması gerekirken beni hiç tanımayan bir sürü kadın yanımdaydı. Şu an ben de onlarlayım ve çok mutluyum.

HESAP SORACAĞIM
Hep beraber elele verip mahallemizde sorunları olan kadınlara yardım etmek isterim. Benim yasadıklarım onlara örnek olsun istiyorum. Korkarak hiç bir şey yapamayız. Biz ne kadar güçlü olursak o kadar güçlü çocuklar yetiştireceğimize inanıyorum. Benim annem arkadaşlarımla oyun oynamam için bir arka sokağa yollamıyordu, ama amcamın bana tecavüz etmesine göz yummuştu. Niçin bunu bana yaptı bilmiyorum. Şu anda anneme nefret duygusundan başka birşey hissetmiyorum, ona hesap soracağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Kızı olarak anne nasıl olunur ona ben öğreteceğim. Kız çocuğu nasıl yetiştirilir anlatacağım.
Aslında annemle bu kadar uğraşmak yerine beni hiç tanımadan bana yardımcı olan bu kadınları, derdimi bilmeden bana yardım etmeye çalışan kadınları dert edinmeliyim. Onların varlığı yeter bana. Ben bu zaferi kazanacağım, güçlenip cesaretlenip bana bunları yapanlardan, ailemden hiç yaşamadığım çocukluğumun hesabını soracağım.

www.evrensel.net