NE KAZANDIK? Kardeşlik için bir eşik atladık

NE KAZANDIK? Kardeşlik için bir eşik atladık

“İzmir bir kadın kentidir”… HDP İzmir Milletvekili Adayı Uzman Doktor Zeki Gül’ün seçim çalışmasında esnaflık yapan, işçi olarak çalışan, evde çalışan kadınlarla tanışırken en çok söylediği cümleydi...

Öznur OĞUZ
“İzmir bir kadın kentidir”… HDP İzmir Milletvekili Adayı Uzman Doktor Zeki Gül’ün seçim çalışmasında esnaflık yapan, işçi olarak çalışan, evde çalışan kadınlarla tanışırken en çok söylediği cümleydi. Adayı olduğu HDP, Türkiye genelinde en fazla kadın aday gösteren partiydi, AKP güdümündeki kanallar söylemiyor, gazeteler yazmıyordu. Ancak egemen söylemin etkili olmadığını AKP’ye oy vermiş kadınlarda gördük en çok, hissettik, konuştuk. Bu kadar çok kadının seçilebilir sıralardan aday gösterildiğini ilk kez duyan kadınlar çoğunluktaydı. Şaşkınlıklarını gizlemiyor, memnuniyetlerini dile getiriyorlardı.

BİR KOŞU SEÇİM ÇALIŞMASI
İzmir’in şehir merkezine uzak ilçelerinde, ağırlıklı olarak göçle nüfusu her gün değişen ilçelerde kadınlar seçim çalışmalarında en aktif kesimi oluşturdular. Pazaryeri gezmelerinden, esnaf ziyaretlerine ellerinde bildirilerle hep kadınlar vardı. Çocukların okuldan gelme vaktinde bir koşu gidiliyor, çocuğa bakılıyor, çalışma alanına geri dönülüyordu. Kendi yaşadığı semtin pazarı kurulmuşsa o gün, pazar dağılmadan evin alışverişini yapmak için koşturarak eve gidiliyor, ertesi sabah erkenden göreve dönülüyordu. Hepsinin dileği seçim çalışmalarında en çok kullandıkları cümlelerdi; “Oy verin barış gelsin”, “Bu kez BİZ’e oy verin”. Kürt kadınları merakla soruyorlardı, seçim çalışması için adaylarla gelen tanımadıkları diğer kadınlara: “Sen nerelisin?” Aldığı yanıt; “İzmir, Konya, Manisa, Çorum”sa daha çok ama çok seviniyor ve “İşte böyle birlik olmamız lazım, hepimiz kardeşiz” diyorlardı.
ÜCRETSİZ SAĞLIK EN ÖNEMLİ TALEP
Dr. Zeki Gül’ün 50 yıldır İzmir’de yaşıyor olması, Tıp Fakültesini de burada bitirerek mesleğini uzun yıllardır İzmir’de yapıyor olması haliyle hasta-hekim buluşmasını sokaklara taşıdı. Hastalar ve hasta yakınları ile bu ‘yeni yol’da karşılaşmalarda şaşkınlık kısa sürede atılıyordu, zira binlerce hastanın arzusuydu Zeki Gül gibi bir adayın vekil seçilmesi. Ücretsiz ve ulaşılabilir sağlık hakkına en çok ihtiyacı olanlar onlardı. Hekimliğine, insanlığına yıllarca güven duydukları doktorlarından can kulağıyla dinlediler neoliberal politikaların sağlık alanındaki uygulamalarını, ücretsiz sağlık hakkının en temel insan hakkı olduğunu, hastaları müşteri olarak gören diğerleri gibi AKP’nin de çıkardığı yasalarla parası olmayanların hizmet alamadığını, sağlık sisteminin yine en çok kadınları etkilediğini… Sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük çeken hastaların ‘hazır doktorları ayaklarına gelmişken’ kan değerlerinden ağrılarına kadar dertlerini anlatıp oracıkta hizmet almaya çalışmaları, Zeki Hoca’nın yerine hangi hekimden hizmet alacaklarını öğrenip randevu için Zeki hocaya telefon ettirmeleri, boğaz enfeksiyonlu bir kişinin dilini çıkarıp boğazını göstermek istemesi de hepimizi gülümsetti, ‘o anlar’ özel fotoğraf arşivlerimizde yer aldı.

HAVALARINI ALANLAR DA VARDI
Ağırlıklı olarak orta sınıfa mensup ailelerin yaşadığı ilçelerdeki durum da çok çarpıcıydı İzmir’de. ‘İzmirli sarı saçlı teyzeler, Cumhuriyetçi teyzeler’ diye adlandırılan (tu tanım ulusalcı politikaların etkisi altında kalmış, emekli kadın profilini tanımlamak için ‘sol’ jargonun kavramı olarak kullanılmaktadır) kadınlar bu seçimde de aktiftiler. Bu kesimlerin ‘oylarını koparırım’ diye umutlanan Vatan Partisi de Anadolu Partisi de deyim derindeyse havalarını aldılar! Eğitimli orta sınıfların ağırlıklı olarak yaşadığı ilçelerdeki seçim çalışmalarında kadınlar, CHP’nin İzmir adaylarından memnun olarak başladıkları ilk haftaların sonunda AKP’den kurtulmak için HDP seçeneğine daha çok ikna oldular. Öyle ki bu kadınlar ailelerinde oyları ikiye bölmeye başladılar; yarısı CHP’ye yarısı HDP’ye. Kimilerinin vicdan, kimilerinin Erdoğan’dan ve AKP’den kurtulmak için diye değerlendirdikleri bu eğilim, CHP’nin “HDP AKP ile koalisyon yaparsa?” sorusuyla püskürtülmek istendi. Diyarbakır olaylarının en çok kadınları etkilediğini ve atadan CHP’lilerin oylarını “Bu kadar da olmaz” diyerek HDP’ye verdiklerini çok iyi biliyoruz.
HDP İzmir’de yüzde 10,3 oy aldı. HDP’nin 1. sıradan kadın aday göstermediği 3 ilden 1’i olan İzmir’de baraj pek çok kere aşılmış oldu. Seçim ertesinde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapılan kutlamalarda kadınlar ve gençler ağırlıktaydı. Geç saatlerde vapurla Karşıyaka üzerinden evlerine dönmek için yola çıkan yüzlerce insan ilk kez Karşıyaka çarşısından bu kadar özgüvenle, sloganlarla yürüdüler. (Karşıyaka ulusalcı damarın en güçlü olduğu ilçedir, diyebiliriz) Birlikte kazanılan sonuç, birlikte kutlanmalıydı. Kadınlar hep en öndeydi.

KARDEŞLİK DENEYİMİ BİRİKTİ
İzmir tarihi ticaret burjuvazisinin de tarihini barındırır, kültürü de buna uygun şekillenmiştir. Kardeşlik deneyimi de, emek mücadelesinde direnişlerin sembolleri de çoktur. Ancak tarihinde yüzleşilmesi gereken karanlıklar vardır. 2015 seçimlerinin kardeşlik için bir eşik, kırılma anı olduğunu kabul ederek yaşamalı, bir araya gelmeli BİZ’i büyütmeliyiz. Seçimler İzmir’de demokratik bir halk iktidarı talebinin, halkların kardeşçe, eşit haklar temelinde yaşaması arzusunun ifade edildiği bir araç oldu. Bu aracı geliştirmek kadın emekçilerin, eskisine göre daha örgütlü, daha çok birlikte mücadelesiyle büyüyecektir.

www.evrensel.net