OSTİM davasına ‘emeklilik’ ertelemesi

OSTİM davasına ‘emeklilik’ ertelemesi

Birkan BULUT
Ankara

OSTİM ve İvedik OSB’de 3 Şubat 2011 tarihinde yaşanan patlamalara ilişkin davada bir kez daha erteleme kararı çıktı. Karar beklenen davada mahkeme başkanının artık pes dedirtti. “Karar verilecek” denilerek 3 kez ertelenen davanın son duruşmasına izin alarak gelmeyen Mahkeme Başkanı Oktay Saday, tatil sonrasında da emekli olacak. 

Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, mahkeme heyeti son üç duruşmayı çeşitli gerekçelerle ertelemiş, sonraki duruşmaya bırakmıştı. 14 Mayıs’ta yapılan duruşmada sanık avukatlarından birinin raporlu olması ve savunma yapmak istemesi gerekçesiyle kararın dün verileceği açıklanmıştı. 

ÖNCE İZİN, SONRA EMEKLİLİK

Ancak son duruşmada da 4 kişilik mahkeme heyetinden yalnızca bir kişi duruşmaya geldi. Heyetin iki üyesi 15 gün rapor aldı. Mahkeme Heyeti Başkanı Oktay Saday ise adli tatile kadar izin aldı. Ayrıca 65 yaşındaki Saday, 15 Eylül’de emekli olacak. Yeni mahkeme heyeti, dava sürecini bilmediği ve dosyaları henüz incelemediği için karar açıklanmadı. Mahkeme Başkanı Saday’ın emekli olması sebebiyle yeni bir heyetin kurulacağının söylenmesi üzerine işçi aileleri ve avukatları itiraz ettiler. 

Bir işçi yakını “4.5 yıldır aynı hakimle devam ediyoruz. Bu nedenle dava sürecini iyi biliyor. Yeni gelen hakimler dosyaları bir daha okuyacak ama bizim kaç yıldır ne yaşadığımızı biliyorlar mı? Ekime kadar katiller elini kolunu sallayarak gezecek mi?” diye tepki gösterdi. Mahkeme heyetinin duruşmayı 7 Ekim gününe ertelemek istemesi üzerine tartışma çıktı. Sanık avukatları 7 Ekim’in uygun bir tarih olduğunu savundular. Ancak ailelerin itirazları üzerine duruşma, mahkeme başkanın emekli olmasından 6 gün önceye çekilerek 9 Eylül olarak kararlaştırıldı. 

AİLELER NE İSTİYOR?

Aileler, savcılığın sadece Ersoy Gaz şirketi sahipleri Kasım ve Kenan Ersoy hakkında ceza istemesinin yeterli olmadığını belirterek, “Özkan ve Metsan şirketlerine beraat isteniyor. Ancak bu sanıklar da cezalandırılmalıdır. Ersoy’ların bozuk tüp getirmelerine sığınmaları çözüm değil. Bu şirketler gerekli tedbirleri alsalardı, kaza olsa bile ölümlerin önüne geçebilirlerdi. İşyerinin ruhsatsız olması bile savcılık tarafından suç kabul edilmedi” diyorlar. 

Aileler, Metsan ve Özkanlar şirketlerinin ruhsatsız binada yıllardır faaliyet sürdürdükleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almamaları, tüpleri gelişi-güzel depolamaları, yaptıkları işin tehlikeliliğini dikkate alarak, işyeri seçimi yapmamaları nedeniyle bilinçli taksirle cezalandırılmalarını istiyorlar. 

www.evrensel.net