Sulu şaka yapma, darbeye ayıp oluyor

Sulu şaka yapma, darbeye ayıp oluyor


Nasıl olduysa oldu...
İhtimal, işin içinden birileri akıl verdi, Baykal kendi tarihinin en civan taktik hamlesine imza attı.
Yoksa, devletin siyasi basın sözcüsü...
Güvenlik teşkilatı müdürü durumuna dönüşmüş bir zat-ı muhteremenden, hem de askeriyan bölüğünün şanlı darbeler tarihine karşı böyle bir çıkışın başka türlü bir açıklaması olamazdı!
Çünkü sorsanız;
“Ey ahali, Baykal’ı nasıl bilirsiniz?”
Hep bir ağızdan yanıt gelir:
“Devletlü biliriz!”
Öyleyse bu devletlü muhterem, “devleti yıpratacak” bir hamleye nasıl kalkıştı?
Çok komplo götürür bu iş!
İhtimal şöyle oldu:
Tayyip Efendi ve takımı darbeye karşı müthiş bir demokrasi cengaveri kesiliyor...
Baykal, karşı muhalefetle işin önüne geçemiyor...
Birleri Baykal’ın kulağına fısıldadı;
Şunun darbe karşıtı peçesini aşağı alıverelim.
Ama nasıl?
Ne de olsa, görünen köy darbe istemiyor.
Tayyip Efendi ve çok demokrat takımı, aslında darbenin köküne değil, kendilerine karşı olanına bozuluyor!
Ama bunu demokratlık örtüsü altında yapar pozlar takınıyor.
Öyleyse darbenin ihtimalinden değil, olmuşundan başlayalım...
Bu sahte demokratların havasını alalım...
Nitekim öyle oldu...
Baykal, hadi 12 Eylül’den başlayalım dedi...
Darbeci karşıtı demokrat ilahi takım yemedi!
***
Darbe avcısı demokrat Tayyip efendi, demek o kadar hazırlıksızdı...
Ve hafızası almıyordu ki...
Bu öneriyi sulu şaka olarak niteledi...
Şaka bir yana... Şakanın bile sulusu!
Demek teşebbüslerini soruşturmak demokratlıktır...
Darbeleri soruşturmaya niyetlenmek ise sulu şaka!
Güzel ve mühim bir demokrasi dersi!
Darbeye niyetlenince demokrasiyi engellemeye çalışıyorsun...
Darbe yapınca ise demokrasiyi koruyup kollamış oluyorsun!
Darbe teşebbüslerine ispat için belgeler arıyor...
Günlerce konuşuyor...
Piyasaya sürüyorsun...
Belge gerekmeyen, yapılmış darbelere dokunmayı ise sulu şaka...
Teşebbüste bulunanları hain olarak niteliyorsun!
Darbe yapmış şefi ise köşkte ağırlıyorsun!
Fıkra şöyle anlatır;
Darbeye teşebbüs etmiş, ama yapamayınca tutuklanmış darbe şefini hakim karşısına çıkarmışlar.
Hakim sormuş: “Kime güvendin de darbe yapmaya kalkıştın?”
Şef sırıtmış; “Sana ve senin gibilerine”
“Nasıl yani?” demiş hakim.
Şef yanıt vermiş; “Darbeyi yapsaydım, şimdi sen bana karşı olanları hapse tıkıyor olacaktın!”
Son tablo ortada işte: Bunların ki, kendilerine karşı darbelere karşı olmaktır.
Demokratlıkları ise sulu şakadan ibaret bir varyetedir!
Bundan dolaydır ki;
12 Eylül darbe, katliam, cinayet, işkence falan demeyin; beyefendinin hafızası bunları almıyor...
Her şeyin bir sınırı var...
Demokrasi sulu şakaları kaldırmıyor!
Yücel Sarpdere
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.